Yazar

Mehmet Güngör

Browsing

İnternet hızının düşmesi veya yavaşlaması dijital çağın en büyük sorunları arasında yer alıyor. Geçtiğimiz günlerde Ajans Press’in Speedtest verilerinden elde ettiği bilgilere ve analizlere göre Türkiye 30.51 Mbps internet hızı ile 170 ülke arasından 103’üncü sırada kendisine yer buldu. Dünya çapında internet hızının arttırılmasına yönelik çeşitli çalışmalar gerçekleştiriliyor. 4G ve 5G altyapı çalışmaları bunların en bilinenleri arasında sıralanıyor. Ancak 4G ve 5G’nin Wi-Fi teknolojisini ortadan kaldıracağını düşünüyorsanız, Li-Fi teknolojisinden haberiniz yok demektir.

Wi-Fi teknolojisine göre 100 kat daha hızlı

Harold Hass tarafından 2011 yılında adından ilk defa söz edilen Li-Fi (Light Fidelity), Visible Light Communication (VLC) adı verilen 400-800 teraherts arasındaki görünür ışık iletişimini kullanan bir yapı ile karşımıza çıkıyor. Işıktan yararlanan Li-Fi teknolojisinin data iletimindeki bant genişliğini uzun süredir hayatımızda olan Wi-Fi teknolojisine oranla 100 kat daha hızlı. Bu da bir saniyede 27 GB boyutundaki bir dokümanı indirebileceğiniz anlamına geliyor. Ayrıca Estonya’da gerçekleştirilen denemeler sonucunda Velmenni şirketinin Li-Fi teknolojisine uygun hale getirilen LED ampulle saniyede 224 gigabyte gibi bir hıza ulaştığı biliniyor.

Üst düzey güvenlik sağlıyor

Li-Fi ile Wi-Fi arasındaki en büyük fark iletişim güvenliği. Wi-Fi duvarların ötesine dahi bağlantı sağlıyor. Ancak Li-Fi teknolojisi yalnızca ışığın mevcut olduğu ve iletilebildiği lokasyonlarda kullanılabilecek. Işık iletimi duvarları aşamayacağından dolayı da yerek ağ tamamen kontrol altına alınabilecek.

Çevre dostu teknoloji

Li-Fi teknolojisinin bir diğer avantajı da çevre dostu bir teknoloji olması. Wi-Fi teknolojisine bağlı olarak radyo frekanslarının yaydığı zararların önüne Li-Fi teknolojisi ile geçilecek ve doğadaki hiçbir canlı türü zarar görmeyecek. Ayrıca frekans bandı genişliği problemlerine de etkili bir çözüm üreten Li-Fi, daha az maliyet ve lisans sorunu yaşanmasına da olanak sağlayacak.

10 yıl içerisinde yaygınlaşacak

Li-Fi teknolojisinin altyapısı tamamlandığında ve önündeki engeller kalktığında Wi-Fi ile Li-Fi arasındaki geçiş çok hızlı bir şekilde gerçekleşecek. Uzmanlar gelişen internet teknolojilerini de göz önüne aldığında Li-Fi teknolojisinin önümüzdeki 10 yıl içerisinde oldukça yaygın bir biçimde kullanılacağını düşünüyor.

Dezavantajları da mevcut

Li-Fi teknolojisinin avantajları olduğu kadar dezavantajları da mevcut. Güneş ışınlarının yoğun olduğu bir günde Li-Fi teknolojisi verimsiz bir hale gelebilir. Buna ek olarak Li-Fi teknolojisinin duvarların ardında geçememesi her ne kadar data güvenliği açısından büyük bir çözüm olsa da bu durum internet kullanımının etki alanını da daraltıyor. Ayrıca Li-Fi uyumlu LED ampulünüzün başına bir şey gelmesi durumunda internetsiz kalacağınızı da unutmamalısınız. Ayrıca yüksek maliyetli elektrik faturalarına da hazırlıklı olmalısınız.

Gün içerisinde pek çok duyguyu yaşamak zorunda kalıyoruz. Girişimcilerinde karşılaştıkları zorlu süreçler karşısında bazen iyi ve kötüyü aynı anda yaşayabilmeleri mümkün. Kötü duygularımız, bizim girişim için hareket alanımızı kısıtlayarak yakalayacağımız birçok gelecek fırsatını gözden kaçırmamıza sebep oluyor. Risk almak ve buna bağlı olarak oluşan korku hedeflerinize ket vurmanızı sağlayan en büyük etken. Siz girişimciler için gelecek korkusundan kurtaracak önerileri derledik.

Nereden başlayacağınıza karar verin

Zaman zaman girişimciler iş planı hazırlamadıkları veya nereden başlamaları gerektiğini bilmedikleri için düşüncelerini hayata geçiremiyor. Nereden başlayacaklarına karar veremeyen girişimciler başka bir profesyonelden de yardım almaktan da kaçınıyor. Bu yapılan büyük hatalardan biridir. Girişimcilerin düşündüğü alanda faaliyet gösteren firmaların tecrübeleri ve başarıları girişimcilerin daha hızlı harekete geçmesine imkân sağlayacaktır. Girişimcilerin girişimini hayata geçirebilmesi için karar vermesini basitleştirecek birçok şeyi göz önünde bulundurması ve planlaması gerekiyor.

Korkuyla yüzleşin
Başta girişimciler risk almak ve buna bağlı olarak oluşan korkuyu nasıl yeneceğini düşünmekten ziyade, ilk etapta korkunun neden ve nasıl ortaya çıktığını incelemelidir. Yapılan araştırmalar üzerine çoğu zaman korkudan kurtulmanın en önemli tarafının bu yönde olduğuna dair ortaya çıkan sonuçlar var. Korkuyla yüzleşmeli, nedenini sorgulamalısınız.

Kendinize zaman tanıyın
Gelecek korkusunu keşfettiğiniz ve yüzleştiğinizde, bunun artık gelecekteki hayatınızda var olmayacağını hayal edin. Aslında burada hayal etmeyi başarırsanız, hedeflerinize bir adım daha yaklaşacağınızı unutmayın. Olası tüm endişe veren senaryoları düşünmekten uzaklaşmaya çalışın ve bunun için kendinize zaman tanıyın.

Beklenmedik durumlar için plan yapın

Verimli bir girişim süreci geçirebilmek için olası sorunların neler olabileceğini bilmekte fayda var. Olası bir girişim için başarısız olmaktan korkuyorsanız mutlaka bir yedek plan yapın. Tasarlamış olduğunuz bu plan sayesinde korkunuz azalır ve kendinizi güvende hissedersiniz. Sonuçta girişimcilerinde daha emin bir şekilde yolunda ilerlemeye ihtiyaçları vardır.

Günümüzde pazarlamanın önemi çok büyük olduğu gibi doğru strateji ile doğru pazarlama daha da önemlidir. Yeni girişiminizin her adımını, ürününü, hizmetlerinizi ve markanızı çok iyi tanımalısınız, böylelikle daha başarılı bir pazarlama gerçekleştirmiş olursunuz. Kullanabileceğiniz bir sürü pazarlama tekniği vardır ve siz de işletmenize en uygun pazarlama yöntemini seçmelisiniz.

Sosyal medyada yer alın

Sosyal medya platformlarına odaklanmak ve bu mecrada çalışma yapmak çokça önemlidir. Güçlü stratejiler tasarlamanız ve uygulamanız gerekmektedir. İşletmenizin gerekli bilgilerini eksiksiz bir şekilde yazdığınızdan emin olun, müşterinin güvenini kazanmak bu noktada çok önemli olacaktır. Müşterileriniz ile iletişiminiz ilgili olmalıdır, önem ve değerli olduklarını hissetmeleri durumunda etkileşim artacaktır.

İşletme geliştirme

Her geçen gün rekabet ortamı artmakta ve yeni girişimler sektöre katılmaktadır, bu ortamda markanız her şeyinizdir. Marka logonuz, isminiz hatta URL’niz rakiplerinizin önüne geçmenizde sizlere avantaj sağlayacaktır. Geçiştirilmiş isim ve logo ile yetinmemeniz yaratıcı olmanız ve sizi en iyi şekilde ifade eden görsel öğeleri tasarlayarak kitlenizin beğenisini kazanmalısınız.

 Online satış

Dikkat çekici bir internet sitesi profesyonel gözükmenize yardımcı olacaktır. Yeni bir çağ’dayız, internet siteniz çağ’ın gereksinimlerini ve beğenisini karşılamıyorsa düzenlemeye gidilmesi sizi ileriye taşıyacaktır. Unutmayın işlevsellik ve müşteri kazanma sizin becerinize bağlıdır bunun için ise çok çalışmak gereklidir.

Stratejik PR

Yeni girişiminizde sizi önemli yere taşıyacak olan dijital PR çalışmaları olduğunuz noktayı sağlamlaştırıp markanızı ileriye taşıyacaktır. Planlanan, stratejik etkinlikler ve farkındalık kampanyaları yaparak medyanın dikkatini çekebilirsiniz. Elinize geçen bu fırsatı güzel değerlendirip markanızı, etkinliklerinizi ve hizmetlerinizi tanıtabilir ve bilinirliğinizi arttırabilirsiniz.

 

 

Her geçen gün sayısı artan sosyal medya platformlarına yakın zamanda bir yenisi eklendi. Kısa sürede ciddi popülariteye sahip olan Clubhouse son zamanların en rağbet gören platformu oldu. Farklı konuların aynı anda ve sadece sesli bir şekilde konuşulabiliyor olması kullanıcılar tarafından oldukça ilginç bulundu. Öğretmeninden mühendisine kadar birçok farklı meslek grubundan kullanıcılar bu platformda bir araya geldi.

Clubhouse nedir?

Ses temelli olan bu platformda farklı sohbet odaları bulunuyor ve sesli konuşarak katılabiliyorsunuz. Sadece sessiz kalıp dinleyebileceğiniz gibi konuşmaya dahil olup fikirlerinizi de belirtebilirsiniz. Platformda nasıl sağlıklı zayıflanabileceğinden eğitim sisteminin gerekliliklerine kadar birçok farklı konuda sohbet odası mevcut.

Clubhouse uygulamasını farklı kılan nedir?

Clubhouse, günümüzde alışık olduğumuz fotoğraf veya video paylaşım platformlarının dışında anlık ve sadece sesinizle sohbet edebileceğiniz farklı bir platformdur. Podcast teknolojisine benzerlik göstermesi ve podcastte dinledikleri bir konuya aktif bir şekilde katılma imkânı yakalayan kullanıcılar tarafından oldukça sevilen bir sosyal medya ortamı oldu. Aynı zamanda konuşma anında kayıt alınmaması, sadece anlık konuşmaların olması uygulamayı diğer platformlardan ayıran en önemli özellik.

Clubhouse nasıl kullanılır?

Şimdilik sadece İOS kullanıcılarına açık olan platformu telefonunuza ya da tabletinize indiriyorsunuz. İstediğiniz kullanıcı adını belirledikten sonra bekleme listesine giriyorsunuz. Çevrenizde kullanan birinin size davetiye göndermesi ile hesabınız onay alıyor ve karşınıza onlarca farklı sohbet odası çıkıyor.

Clubhouse ne işe yarar?

Pandemi döneminde bir araya gelinememesi, kalabalık arkadaş gruplarında yapılan sohbete duyulan özlem bu platformun popüler olmasının en önemli etkenlerindendir. Birçok alanda edindiğiniz fikirleri özgürce paylaşabiliyorsunuz. Platform bireylerin pandemi döneminde temel ihtiyaç olarak hissettikleri sosyalleşme ihtiyacını büyük ölçüde karşılamayı vaat ediyor.

Clubhouse ne kadar güvenilir?

Uygulama konuşmaların anlık olduğunu ve kayıt alınmadığını belirtiyor ancak bireyler tarafından suistimal edilmeye oldukça müsait bir ortam da oluşuyor. Sohbet odalarında birbirine yakın ve benzer düşünen bireyler bir araya geliyor ancak kötü niyetli kişiler tarafından burada yapılan konuşmaların bireylerin aleyhine kullanılabilme ihtimali de mevcut. Aynı zamanda burada yapılan konuşmalar uygulama tarafından da analiz ediliyor.

Clubhouse gelecekte ne olacak?

Daha şimdiden satışların gerçekleştiği bu platform geleceğin e-ticaret merkezlerinden biri haline gelmeye aday gözükmekte. Açık artırmalarla yoluna başlayan Clubhouse yakın gelecekte birçok markanın e-ticaret için girebileceği bir platform olabilir. İlerleyen dönemde markalar için yeni bir reklam, pazarlama ve satış mecrası olabilecek Clubhouse, ilk aşamada içerik üreticileri için bir alternatif oluşturacak gibi görünüyor. Açacakları özel odalara, sadece aboneleri alacak içerik üreticileri, yapacakları özel programlara bağış ya da sponsor alabilecekler. Burada influencerlar, Youtuberlar ve vloggerların öne çıkacağı düşünülüyor. Şu anda net bir şey bulunmasa da platformun kurucuları, diğer sosyal medya mecralarından farklı olarak öncelikle abonelik modeli ile bir gelir dengesi oluşturmak istiyorlar gibi görünüyor.

 

 

Gelecekle ilgili konuşmalarımız hepsinde robotların bahsi mutlaka geçiyor. Kimimiz insan ırkının yerini alacak distopik bir gelecekten bahsederken kimimiz de insanlığın en büyük yardımcısı oldukları bir gelecekten bahsediyor. Robotların temelinde yapay zekâ teknolojisi yer alıyor. Hayatın ulaşılabilirliğini kolaylaştıran bu akıllı makineler gelecekte bizim en güçlü ortaklarımız olmaya adaydır. Bu teknolojik cihazların inşaattan, şoförlüğe birçok işi yapabileceği öngörülmektedir. Robotların önümüzdeki dönem de insanın beden gücü harcaması gerektiren bütün eylemleri yapabilmesi planlanıyor. Bizlere de zekâmızı, girişimci ruhumuzu ve üretkenlik gücümüzü kullanmak kalacak. Her geçen gün gelişen bu sistem için dördüncü sanayi devriminin temel yapı taşı denilebilir.

Beden gücümüzü değil zekâmızı kullanacağız

İnsanların zorlu koşullarda beden sağlıklarından ödün vererek yaptıkları işleri robotlar yapacak. Bu şekilde iş kazalarından kaynaklanan ölümlerin ve sakatlıkların minimuma indirilmesi planlanmaktadır.

Herkes girişimciliği öğrenecek

Devir doğru zamanda doğru stratejiyle doğru işi yapmayı gerektiren bir döneme doğru ilerlemektedir. Robotların birçok iş koluna yayılmasından sonra bireylerin girişimciliğe yönelmesi ve bu cihazları doğru yerde kullanmaları bekleniyor.

Evin işlerini robotlar devralacak

Hali hazırda çamaşırımızı, bulaşığımızı yıkayan cihazlarımız mevcut. Gelecek dönemde bunların daha fonksiyonel olmasının yanında bu işleri yapacak robotlar tasarlanıyor. Gelecekte bunlar uzaktan kumandayla kontrol edilecek ve tüm ev işleri robotlar tarafından yapılacak. Annelerimizin, babalarımızın, çalışan ebeveynlerin iş yükü büyük oranda azaltılacak.

Sağlık sektöründe yeni bir dönem başlayacak

Hastalıklar yapay zekâ sayesinde çok daha çabuk ve kolay bir şekilde teşhis edilecek. Doktorlarımızın hata paylarını ortadan kaldırması planlanıyor. Teşhis ve tedavi de robotlar hayat kurtarıcı olacaklar.

 

 

Dijitalleşme süreci ile birlikte sosyal medya, pazarlamanın en önemli noktalarında biri haline gelmeyi başardı. We Are Social ve Hootsuit’in açıkladığı verilere göre Türkiye’de 54 milyon aktif kullanıcıya sahip sosyal medya mecraları, dünya çapında ise yaklaşık 4 milyar insan tarafından kullanılıyor. Maliyet ve erişim avantajı da göz önüne alındığında sosyal medya pazarlamasının geleceğinin parlak olduğu görülüyor.

Özellikle şirketlerin sosyal medya pazarlama bütçelerini doğru bir şekilde ve doğru mecralarda kullanması ise büyük önem taşıyor. Şirketiniz misyonu, vizyonu ve hedef kitlesi doğrultusunda hangi sosyal medya mecralarını kullanmalı? Sizler için kaleme aldık.

Facebook

Genellikle B2C şirketlerin kullanımı için ideal olan Facebook, kimi durumlarda B2B şirketlere de birçok yönden avantaj sağlıyor. Özellikle e-ticaret, otomotiv, eğlence, emlak, spor, sağlık, pazarlama, perakende, moda ve iletişim gibi sektörlerde hizmet veren firmaların kesinlikle en yüksek kullanıcı sayısına sahip Facebook’ta yer alması gerekiyor.

Instagram

Sosyal medya mecraları arasında en fazla sektörü içerisinde barındıran ve çok yönlü olmasıyla dikkat çeken Instagram, özellikle B2C şirketler için biçilmiş kaftan. Kullanıcı profili Facebook’a oranla daha genç olan Instagram’ı moda, sağlık-güzellik, perakende, e-ticaret, etkinlik, fotoğraf ve turizm gibi sektörlerde hizmet veren şirketlerin aktif bir şekilde kullanması gerekiyor.

YouTube

2005 yılında kurulan ve akabinde Google gibi bir teknoloji devi tarafından satın alınan YouTube, ülkemizde en fazla tercih edilen sosyal medya platformu olarak öne çıkıyor. Öte yandan dünya çapındaki çıkışını da sürdürüyor. Ayrıca YouTube, Google’dan sonra dünyanın en büyük ikinci sosyal medya platformu olarak karşımıza çıkıyor. B2B ve B2C şirketlerin tümünün video içeriklerinin de etkisinin arttığı bu dönemde YouTube’ta olmaları gerekiyor.

Twitter

Twitter hızlı gündem yaratan bir sosyal medya mecrası olarak öne çıkıyor. B2C şirketlerin kullanımı için oldukça uygun olan platform, kimi durumlarda B2B şirketlerin de hayatını kolaylaştırıyor. Efektif kullanım ile müşteri ile direkt olarak iletişime geçme, şikayetleri birebir görme ve çözüm üretme gibi şirketlere birçok avantaj sağlayan Twitter, şirketlerin kesinlikle kullanması gereken mecralar arasında yerini alıyor.

Linkedin

Bir network ve iş ağı olarak bilinen Linkedin, iş dünyasında hatrı sayılan birçok yönetici ve şirket tarafından aktif olarak kullanılıyor. B2B şirketler için ideal kullanıma sahip platform, B2C şirketlerin de gelişimine ve sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor. Finans, istihdam, hukuk, imalat, bilim-teknoloji, sağlık, eğitim ve serbest meslek hizmetleri gibi sektörlerde hizmet veren şirketlerin Linkedin’de de aktif varlığını sürdürmesi gerekiyor.

Pinterest

Pinterest, ağırlıklı olarak kadın ve her yaş grubundan kullanıcı kitlesine sahip bir platform. Dolayısıyla özellikle kadınlara yönelik hizmet sunan B2B ve B2C şirketlerin yer alması gereken platformlardan biri de Pinterest’tir. Ev dekorasyonu, yiyecek, sanat ve moda sektörlerinde hizmet veren şirketlerin aktif bir Pinterest hesabı olması gerekiyor.

 

 

Koronavirüs ve yeni normal dönem süreciyle birlikte internette vakit geçirme oranımız geçmiş yıllara göre artış göstermiş durumda. Ancak bu durumun özellikle kötü niyetli kişilerin ve hesapların iştahını kabarttığı da bir gerçek. Online olan kişi sayısının artması ve güvenlik konusundaki yetersizlikler bu kişilerin hesapları ele geçirmesini veya bilgileri çalmasını beraberinde getiriyor. Ancak bu gibi riskleri önceleyecek, kişisel verileri meraklı gözlerden koruyacak basit önlemler bulunuyor.

Verileri yedeklemek

Dijital verileri yedeklemek, kişisel verileri korumanın en basit yöntemlerinden biridir. Ancak bu yöntem sıklıkla göz ardı edilir. Harici bir sabit sürücü kullanılarak veriler kolayca yedeklenebilir. Çevrimdışı güvenlik özelinde ise, önemli belgeler taranarak ve bilgisayara kaydedilerek önlem alınabilir.

Şifreleri düzenli değiştirmek

Mevcut şifrelerin kısa olması ve düzenli olarak değiştirilmemesi kötü niyetli kişilerin işini kolaylaştırmaktadır. Şifreler, en az 10-15 karakter uzunluğunda olmalı ve mümkün olduğunca sık değiştirilmelidir. Ayrıca, şifreler cihazınızın yakınında yazılı olarak saklamamalı veya kullanılan cihazın üzerine yazılmamalıdır.

Adres bilgilerini gizli tutmak

Sosyal medya hesaplarından paylaşılan adres, doğum günü gibi bilgiler kötü amaçlar için kolayca kullanılabilir. Bu riskin önüne geçmek için, doğum günü veya yaşanılan yer gibi bilgiler sosyal medya platformlarında paylaşılmamalıdır.

Kamerayı kontrol etmek

Bilgisayar korsanlarının kapalı olduğu takdirde dahi kameraya erişmesinin mümkün olduğu unutulmamalıdır. Kullanılmadığı durumlarda kamera kapatılarak önlem alınabilir. Bluetooth ise korsanlar için açık bir kapı olabileceğinden mutlaka kapalı tutulmalıdır.

Antivirüs yazılımı kullanmak

Kötü amaçlı yazılımlar son dönemlerde belki de en çok soruna neden olan unsurların başında geliyor. Birçok yazılımlar bilgisayarın başına bela olur ve virüsler, casus yazılımlar gibi risk faktörlerini içerir. Kötü amaçlı yazılımlardan kaçınmanın en iyi yolu, iyi bir antivirüs yazılımına sahip olmaktır.

Wifi şifresini güçlendirmek

Wifi sinyalleri genellikle evin dışına kadar ulaşır, dolayısıyla bilgisayar korsanları için kolay bir hedef olur. Basit olmayan harf, rakam ve özel karakterlerin karışımından oluşan bir şifre kullanılarak bu duruma önlem alınabilir.

 

Küçük bir işletme kuruyorsunuz. Peki insanlara hangi ürün ve hizmetleri sunacaksınız? İlk Adım: Ürün ve Hizmetlerinize Karar Verin.

Bir işe başlamadan önce, hangi ürün veya hizmetleri sunmak istediğinizi belirlemeniz gerekir. Hangi tür bir işletme kurmanın sizin için en iyisi olacağına karar verirken aşağıdaki soruları yanıtlamak yardımcı olacaktır:

  • İnsanlara nasıl bir değer öneriyorsunuz?
  • Hangi sektörde uzmansınız?
  • Pazarda başarılı bir şekilde rekabet edebilmek için ihtiyaç duyacağınız tüm eğitim ve becerileriniz mi var yoksa eğitim almanız mı gerekiyor?
  • Düşündüğünüz ürün veya hizmet bir ihtiyacı karşılıyor mu?
  • Bu sezonluk bir ürün veya hizmet mi yoksa yıl boyunca pazarlayabilir misiniz?
  • Bir heves mi yoksa zamanla sürecek bir şey mi?
  • Bu ürün veya hizmeti genel ekonomik koşullara pazarlamak ne kadar doğru, riskler var mı?
  • Ekonomi zayıf olduğunda, işletmeniz bundan nasıl etkilenir?
  • Bu iş fikri sizin kişisel olarak ilginizi çekiyor mu veya bu fikirden keyif alıyor musunuz?

Para bir iş için gerekli ancak sizi başarıya itmek için yeterli değildir. İnsanlara sunduğunuz şey konusunda hevesli olmalısınız. “Sevdiğin şeyi yap, yaptığın şeyi sev” ifadesi hafife alınmamalıdır. İşletmeniz geçim kaynağınız olacaktır. Bu yüzden inandığınız veya keyif aldığınız bir şey olmalı. Buradaki en büyük avantaj hobinizi işiniz haline getirmenizdir. Heyecanlanmadığınız bir fikir seçerseniz, motive olmanız da zor olacaktır.

Yapacağınız işi yapan başka marka veya kurumlar var mı? Peki ya ürününüzü kimler alacak, onlara nasıl ulaşacak, diğer markaların yanında fark edilmeyi nasıl sağlayacaksınız? Adım 2: Pazarınızı ve Rakiplerinizi Tanıyın

Harika bir ürün veya hizmete sahip olsanız bile, alıcılar olmadan bu bir işe dönüşemez. Pazarınızı, insanların neyi istediği ile neye ihtiyaç duyduğunu ve onu satın almadaki karar kriterlerini bilmek başarınız için çok önemlidir. Bu hedefler, pazarınızı keşfetmenize, benzersiz satış teklifi oluşturmanıza, ürün veya hizmetinizle ilgili sizi benzerlerinden farklı kılan yanınızı belirlemenize yardım edecek. Pazar ve rakip analizi yaparken aşağıdaki soruları göz önünde bulundurun:

  • Ürün veya hizmetinizi kimler alacak?
  • “Tipik” müşteriniz veya müşteriniz hangi özelliklere veya özelliklere sahiptir? “Herkes” diye bir cevap olamayacağını kitlenizi özelleştirmeniz gerektiğini unutmayın. Bu ürünü, hizmeti kim alır? Orta gelirli anneler? Çalışan erkekler?
  • İşletmelere mi, direkt tüketicilere mi yoksa her ikisine birden mi hitap ediyorsunuz?
  • Teklifiniz hakkında alternatifleriniz nedir?
  • Ürününüze veya hizmetinize olan gereksinim şu anda karşılanıyor mu veya bunu sunan başka işletmeler var mı? Başkaları varsa, kaç tane daha var?
  • Ürününüzde veya hizmetinizde rekabet ederken sizi farklı kılan nedir? Daha hızlı, daha ucuz, daha hizmet odaklı mısınız?
  • Ürününüz veya hizmetiniz hedef pazarınızın ihtiyacını nasıl karşılıyor? Bunu kullanarak ne gibi yararlar elde ediyorlar?
  • Değer teklifiniz nedir? Rekabet avantajınız nedir?

Tüm bu bilgileri, bir pazarlama planı oluşturmak için kullanın ve hedef pazarınıza işletmeniz hakkında nasıl bilgi vereceğinizi açıklayın.

Sorumluluklarınızı doğru şekilde yerine getirebilmek için bir iş modeli geliştirin. Adım 3: Yapılması Gerekenleri Bir İş Planına Dönüştürün, Sorumluluğa Gerçekten Hazır Mısınız?

Bir işe başladığınızda pek çok sorumluluğunuz olacağını unutmayın. İşinizin gerektirdiği görevlerin yanı sıra, güçlükler, hayal kırıklığı, yorgunluk ve istemediğiniz sonuçlarla başa çıkma yeteneğine sahip olmanız gerekir. Görevleri yapamıyorsanız veya işler zorlaştığında yönetmekte sorun yaşıyorsanız, bu iş sizin için doğru olmayabilir. Başarılı olmak için; dayanıklılığınızdan emin olmanız gerekir. Bunu anlayabilmek için şu soruyu dürüstçe cevaplayın: Yeni bir girişime başlamanın gerektirdiği günlük genel görevleri yerine getirebilir misiniz?

Görevlerinizden bazılarını sanal bir asistana devredebilirsiniz. Kendi başınıza başlamayı planlıyorsanız, yardım alabilene kadar zorluklara göğüs gerebilecek motivasyonu sağlayabileceğinizden emin olun. Zamanı nasıl yönetebileceğinizi ve işleri nasıl önceliklendirmeniz gerektiğini öğrenin.

İşleri takip edebilmek ve performansı analiz edebilmek için, Adım: 4 Yapılacakları Listeleyin.

Ham madde ve temel iş gücünüz hazır, çalışmak için de yeriniz varsa, herhangi bir girişimi kurgulamak veya bir projeyi tamamlamak sizin için çok daha kolaydır. İşletmenizi başlatmadan önce ilk olarak kurgulamanız gereken şeyler şunlardır:

Ofis: Hava şartlarından olumsuz etkilenmemeniz için, kapalı ayrı bir alan önerilir.

Alan dönüştürme: Ofisiniz, mekanı inşa etmeyi veya değiştirmeyi gerektiren bir odada, garajda veya uzun zamandır kullanılmayan bir dükkanda olacaksa, bu alanı bir çalışma ortamına dönüştürmeniz gerekir.

Envanter: Sarf malzemeleri, kayıtlar veya ekipman için alanlar… Ekstra prizler, çoklu prizler ve daha fazlası gibi teknik ihtiyaçlarınızı ve hatta işletmenizin gereksinimlerine göre yazılım ve donanım ekipmanlarınızı önceden sağlamış olun.

İkinci telefon hattı: Günümüzde birçoğu cep telefonu kullanırken, ikinci bir iş telefonu hattı ise iş için kullanılmaktadır. Ayrıca, ikinci hat faks ve internet gibi yalnızca iş amaçlı başka bağlantılara sahip olmanızı sağlar.

Neye ihtiyacınız olacağını belirlerken, tahmini maliyetlerinizi de belirlersiniz. Çünkü ihtiyaçlarınızı temin ederken ortalama ne kadar harcayacağınızı ancak bu yolla takip edebilirsiniz.

Her yolda olduğu gibi iş kurarken de karşınızda iniş ve çıkışlar oluşacaktır. Adım 5: Risklerinizi Öğrenin.

İşe başlamadan önce iş organizasyonu için gerekli olan çeşitli yasal biçimleri anlamanız gerekir. İşinizi şahıs şirketi, bir limited şirket, bir anonim şirket veya bir ortaklık şirketi olarak mı işleteceksiniz?

Seçenekler arasında mali yükümlülükleri en az olan ve kurulması en kolay olan şahıs şirketidir. Ancak işinizi en iyi şekilde sürdürmek ve uzun süreli koruyabilmek için, uygun olan tür limited şirkettir. Bu aşamada resmi bir işletme kurarken karşılaşabileceğiniz sorunları da göz önünde bulundurmalısınız. İşletme türü kararınız başlangıç ​​maliyetlerinizi, vergi durumunuzu, işletmenin eylemleri ve borçları için kişisel sorumluluğunuzu etkileyecektir. Hangi yasal iş organizasyonu biçimini kullanacağınıza dair son kararınız, bunu yapmaya hazır olduğunuzda işinizi kurmak için hangi adımları atmanız gerektiğini büyük ölçüde belirleyecektir.

Şirketi kurdunuz peki ya sonra? Adım 6: İşinizi Yönetmek için Yasal Gereksinimleri Bulun

İş kurmak ve hemen satış yapmaya başlamak kulağa cazip gelse de, çoğu sektörün veya iş alanının bir işi yürütmekle ilgili kuralları vardır. Bu kurallara uyulmaması, para cezalarına ve işletmenizi kapatmaya kadar büyüyen sorunlara yol açabilir. Dikkate alınması gereken bazı yasal konular şunlardır:

  • Bir işletmeyi mülk olarak üzerinize almadan önce imar yasalarını kontrol edin. Mecbur değilseniz, toksik malzemelerle çalışmayın. Ayrıca ofisinizi kiraladıysanız kira sözleşmenizi kontrol edin.
  • İşletme lisansı ile ilgili olarak şehir veya ilçenizde gerekli mercilere başvurun. Çoğu alanın işletme lisansı gereksinimi vardır.
  • İşletmenizin tadilat görüp görmediğini ve ek izinler ya da lisanslar gerektirip gerektirmediğini öğrenmek için eyaletinizin mesleki düzenleme kurumuna başvurun.
  • Ürün satıyorsanız, vergilendirme dairesinden veya denetçiden bir satış vergisi lisansı alın. Bu, satış vergisi tahsil etmenize ve ödemenize olanak tanır.
  • Bir bankada işletme hesabı edinin. Kişisel hesabınızı işletmeniz için kullanmayın.
  • İşveren kimlik numarası alın. Tek bir mülkiyette gerekli olmamakla birlikte, işletmenizde işçi çalıştırmanız gerekir. Bunun için işveren kimlik numarasına ihtiyacınız olacaktır.
  • Fikri mülkiyetinizi koruyun. Bir şey icat ettiyseniz veya yarattıysanız, onu bir patent, ticari marka veya telif hakkı ile koruyabilirsiniz.

Riskleri yönetebilmek için demirbaşlarınızı koruma altına alın. Adım 7: İş Sigortası İhtiyaçlarınızı Belirleyin

Yeni bir iş kurmaya giriştiğinizde, kendinizi, evinizi ve ailenizi çeşitli risklere maruz bırakabilirsiniz. Bu riskleri nasıl yöneteceğinizi düşünmeniz ve çok geç olmadan bunları ele almak için küçük işletme sigortasına ihtiyacınız olup olmadığını öğrenmeniz gerekir.

Aşağıdaki sigorta ihtiyaçlarını göz önünde bulundurabilirsiniz:

  • Sağlık sigortası: Serbest meslek sahibi kişiler için sağlık hizmetleri için birçok seçenek vardır. Siz ve aileniz için en uygun seçenek hangisi?
  • İşletmeler için ek iş kapsamı: Düzenli iş sahibi sigortanız, işinizle ilgili bazı maliyetleri karşılamayabilir. Poliçenizi kontrol edin veya işyerinizde olası kazalardan kaynaklanan kayıpları giderebileceğinizden emin olmak için sigorta şirketinize başvurun.
  • Sorumluluk sigortası: Birisi işyerinize kaza geçirirse ve zarar görürse bunların hata ve ihmal kapsamı almanız gerekip gerekmediğini öğrenin.
  • Araç sigortası: Arabanızı işinizde kullanıyorsanız, ek teminat almanız gerekebilir.

Unutmayın, iş sahipleri için hazırlanan sigortalar ve otomobil sigortası poliçeleriniz tüm işinizi kapsayacak şekilde tasarlanmamıştır. Küçük işletme sigortası büyük bir masraf olabilir. Ancak kamu adına açılmış davadan, yangın veya diğer felaket olaylarından kaynaklanan kayıpları telafi ederken çok işe yarayabilir. Riskleri doğru yönetebilmek için küçük işletme sigortası maliyet tahminlerini kaydedin. (Başlangıç ​​ve işletme maliyetlerinizi belirlemek için bunlara ihtiyacınız olacaktır.)

Peki ya finansman? İşi kurgulamakla ilgili teknik ve teorik kısımları hallettikten hemen sonra Adım 8: Başlangıç ​​Maliyetlerinizi ve Finansman Kaynaklarınızı Belirleyin

Bir girişim projesini başlatabilirsiniz, ancak kuruluş maliyetleri ve belirli bir finansmanı gözden çıkarmadan karlı bir iş kurmanız mümkün değildir. Başlangıç ​​maliyetlerinizi hesaplayın. (Mağaza açmak için ihtiyacınız olan para miktarı veya bir internet sitesi kurmak için gereken yatırım maliyeti) Tam rakamları bilmeyebilirsiniz, yine de olabildiğince optimum bir maliyet çıkartmak için bazı kalemleri biraz yüksek rakamlardan hesaplayabilirsiniz. Peki neler bu kuruluş aşamasındaki giderler, birlikte bakalım:

  • Avukat veya muhasebeci gibi profesyonel hizmetler.
  • Ofis mobilyaları veya ekipmanları.
  • Ürün veya hizmetiniz için gerekli sarf malzemeleri ve diğer malzemeler.
  • İşletme lisansları ve diğer ücretler (franchise ücretleri, izinler vb.).
  • Bir ev ofisi oluşturmak için bir oda inşa etmeniz veya değiştirmeniz gerekiyorsa inşaat maliyetleri.
  • Web sitesi ücretleri; alan adı, hosting, web sitesi tasarımı (bir profesyonel kiralarsanız)
  • Kartvizitler ve diğer basılı pazarlama materyalleri.
  • İş fikrinize özgü diğer öğeler.

Listenizi aldıktan sonra, maliyetleri düşürmenin yollarını arayın ve işinizi borçlanmadan finanse edin. Örneğin, şu anda sahip olduğunuz bilgisayar ve yazıcıyı işinizde kullanabilirsiniz. Ayrıca şunları da dikkate almanız gerekir:

  • İşten para gelmeye başlayana kadar faturalarınızı ne kadar süre daha birikiminizden ödemeniz gerekecek?
  • Tam zamanlı işinizi sürdürecek misiniz veya ailede bir gelir akışı geliştirene kadar size yardımcı olabilecek başka bir iş sahibi var mı?
  • İşinizi başlatmaya yaklaştıkça, beklemediğiniz masrafların bir kaydını tutun ve bunları listenize ekleyin.
  • Para kazanmak da para gerektirdiğinden, işiniz için ideal olarak sizi borç altına sokmayacak fon kaynakları arayın.
  • İlk yatırım nereden gelecek? Tasarruf mu yoksa varlık mı satıyorsunuz?
  • İşletme sermayesi sağlamaya yardımcı olmak için, özellikle döneme gelene ve kar elde edene kadar bir ortağa ihtiyacınız olacak mı?
  • İşletmenizi finanse etmek için ev sermayenizi kullanmaya istekli misiniz?
  • Kredi almanız mümkün mü? Birçok bölgede küçük işletmelere yardımcı olacak programlar bulunduğundan, şehrinizin ve ilçenizin web sitelerinde yer alan iş kaynaklarını kontrol edin.

İşletmeyi ayakta tutan matematik hesaplarını önemseyin. Adım 9: Gelir Gider Hesapları ve Temel Muhasebe

Sadece başlamak için değil, işe devam etmek için de paraya da ihtiyacınız olacak. İşletme giderlerinizi karşılayacak kadar kazanç elde etmek yeterli olmayacağından mutlaka kar elde etmeniz gerekir. Dikkat etmeniz gereken bazı ek finansal sorunlar da şu şekilde sıralanabilir:

  • Ekipman, hizmet, maaş veya envanter gibi kalemler için devam eden harcamalarınız ne olacak?
  • Başabaş noktasına ulaşmak için kaç ürün satmanız veya kaç saat hizmet sağlamanız gerekir?
  • Hedef kârınız nedir ve nasıl kazanırsınız?
  • Maliyetleri ürün veya hizmetiniz için en uygun fiyatı belirlemek üzere kullandınız mı?

İşletmenizi önceden belirlenmiş bir bütçeyle yürütmeye devam edebileceğiniz yollara bakın, böylece daha fazla kar elde edebilirsiniz.

Her şeyi sağladıktan sonra sürdürülebilir bir girişim için sosyal desteğin ve psikolojik motivasyonun tam olması gerekir. Adım 10: Çevreniz ve Ailenizin İşinize Desteğini Gözlemleyin

Aileniz size destek verdiğinde işiniz daha iyi ilerleyecektir.  Bir işi yürütmek psikolojik olarak hazır değilken sağlıklı değildir. Bazı durumlarda aile üyelerinizin sizin girişim sürecinizi desteklemek adına bazı yaşam tarzı değişimleri veya fedakarlıklar yapması gerekebilir. Sonuç olarak, ne yaptığınızı ve bunların ailenin rutinini nasıl etkileyebileceğini bilmeleri gerekir. Eşiniz, anneniz, babanız ya da çocuklarınız sizinle birlikte yaşayan kim varsa, işiniz onların hayatlarının da büyük bir parçası olacaktır.

İletişim, ne yaptığınızı anlamalarına yardımcı olmanın en önemli anahtarıdır. Onlara niyetinizi ve hedeflerinizi açıklayın. Eğer ilgileniyorlarsa, sürecin bir parçası olmalarına izin verin. Beklemek ya da talep etmek yerine onların desteğini isteyin. Endişeleri varsa, endişelerini gidermeye çalışın. Sorularına veya itirazlarına açık ve sakin bir şekilde konuşarak yanıt verin. Eğer direnç gösteriyorlarsa, aile üyelerinizi iş hedefinize dahil etmek için yapabileceğiniz diğer yöntemleri deneyin.

Birlikte bir iş yapmayı planlayan ailelerin, birlikte çalışabilmeleri için iyi bir fikir ve planlamaya sahip olmaları gerekir. Belirli görevlerden kimin sorumlu olacağını belirlemek iyi bir fikirdir. Bunu başta yapmazsanız, daha sonra anlaşamamanız çok güçlü bir olasılıktır.

İşletmenizin aile ilişkilerinize zarar vermesine izin vermeyin. Aileniz ve sosyal çevrenizle ilişkileriniz işinizi direkt etkiler. Bu nedenle işinizi ve hayatınızı başarılı kılmak için rutin ve sistemler geliştirmek için ailenizle birlikte çalışın.

Sevgili yeni girişimci adayı arkadaşlar, uzun bir listenin ardından ne olursa olsun bu adımları gözünüzde büyütmeyin. Doğru planlama, zaman yönetimi ve iyi hazırlanmış bir yapılacaklar listesi ile çözülemeyecek bir sorun yoktur. Başarılı olmak kadar başarısızlıklar da bu hikayelerin birer parçası. Ancak denememiş olmak, keşke demek, deneyip başaramamaktan daha büyük bir mutsuzluk kaynağı! O nedenle deneyin. Hepsinden önce iyi bir fikir veya iyi bir ürün, en azından uğruna çaba harcamayı hak eder. Motivasyonunuzu yüksek tutun, eğer gerçekten isterseniz, yapabilirsiniz!