Yazar

Pelin Sevbüsen

Browsing

Son dönemlerde iş ve magazin dünyasının sansasyonel ismi Elon Musk, neredeyse her hareketiyle dünya çapında ses getirmeyi başarıyor. Girişim ekosisteminin öncülerinden biri olan ve bugün dünyanın en zengin insanları arasında gösterilen Elon Musk’ın kayda değer bir geçmişi var. Peki, Elon Musk bu noktaya nasıl geldi? Türkiye’den bir Elon Musk çıkar mı? Bu sorunun cevabını sizleri için kaleme aldık.

Elon Musk kimdir?

Güney Afrika asıllı Amerikalı mucit ve girişimci olan Elon Musk 28 Haziran 1971 yılında Pretoria’da doğdu. Musk’ın daha sonra Güney Afrika’dan Kanada’ya ve ABD’ye uzanan bir eğitim ve iş hayatı oldu. Mühendis, endüstriyel tasarımcı ve teknoloji girişimcisi Elon Musk, günümüzde dünyaca ünlü birçok şirketi ile çeşitli alanlarda hizmetler sunuyor. Elon Musk SpaceX’in kurucusu, Tesla Motors ve PayPal’ın ise kurucu ortaklarından biri olarak mevcut girişimcilerini sürdürüyor.

Öncelik risk almak

Elon Musk aldığı radikal kararlarla tanınan bir girişimci. Günümüzde Türkiye’de yasaklanan ilk bilinen girişimi PayPal üzerinden 180 milyon dolar kazanan Musk, bu sermayenin tamamını yine girişimlere yönelik kullandı. Elon Musk; 180 milyon doların 100 milyonunu SpaceX’e, 70 milyon dolarını Tesla Motors’a ve kalan 10 milyon dolarını ise SolarCity’e yatırdı.

Bizden bir Elon Musk çıkar mı?

Bu hayal Türkiye gibi aslında diğer dünya ülkelerinin de en büyük hayali. Bu noktada ülkemizin öncelikle üstünlüklerini ve dezavantajlarını tanımlamamız gerekiyor. Ayrıca girişime yapılan ve yapılacak alanlara yönelik üstünlüklerin ne kadar farkında olduğumuzu sorgulamamız ve pratik çözümler üretmemiz gerekiyor. Diğer bir nokta ise katma değer sağlayan bir sektöre yönelik özgün ürünler sunmak. Çoğu insana göre Elon Musk fantastik ve fütüristtik hayallere sahip olan bir milyoner. Ancak Musk, daha önce yapılmayan icatlar ve bu icatların farklı pazarlama teknikleriyle dünyaya sunulması konusunda uzman. Girişimi başarıya ulaştırmak stratejik pazarlama iletişimin de önemini arttırıyor. Ayrıca Elon Musk’a ABD tarafından büyük destekler veriliyor. Ülkemiz girişimcileri teşvik noktasında ABD kadar ileride olan bir ülke değil.

Belirli şartlar karşılandığında ülkemizden bir Elon Musk çıkabilir. Ancak temelde Elon Musk’ı bugün dünyanın en önemli iş insanlarından biri haline getiren destek ve teşvikleri, ilginç girişim fikirlerini, risk seviyesini ve pazarlama çalışmalarını da teoride ve pratikte düzenli bir şekilde uygulamamız gerekiyor.

Gelişen ve değişen dünya düzeninde dildeki bazı kelimeler diğer kültürlerden etkilenerek dilimize girdi. Bunlardan kelimelerden biri de cool olmak veya cool davranmak. Türkçede kelime anlamı olarak kavramın tam bir karşılığı yok. Ancak bu kavramı havalı olmak, bir duruşa sahip olmak veya karizmatik olmak ile açıklanabilecek bir davranış biçimi diyebiliriz.  Peki cool olmak terimi nereden geliyor?

İlk defa hapishanelerde kullanıldı

Cool kelimesi ilk etapta siyahi hapishane mahkûmlarının tavır ve davranışlarını anlatmak için kullanıldı. Bir mahkûmun cool olması demek, gardiyanların baskısına ve eziyetine umursamaz bir kayıtsızlıkla cevap vermesi demekti. Cool olmak, kendi onurunu korumak için otoriteyi görmezden gelmek olarak adlandırılıyor. Cool kavramı önce hapishanelerden Amerika toplumunun günlük hayatına sıçradı ve bu deyiş zamanla bütün toplumlarda yaygınlaştı. Cool olmak egemen olanın baskısını kayıtsız bir tavırla yok saymak olarak nitelendiriliyor. Cool kavramı, günümüze gelene kadar her kuşak tarafından yeniden yorumlandı ve anlamı değişti. Kökenindeki isyan anlamını korudu ama zamanla bu anlama bir de statü boyutu eklendi. Kendini beğenen bir kayıtsız kalma tavrına doğru evrim geçirdi ve bir ayrıcalık simgesine dönüştü.

Sosyal medyanın büyük etkisi var

Bugün cool olmak; güzel ya da yakışıklı olmaktan hatta zengin ya da güçlü olmaktan bile daha çekici bir özellik. Cool kişiler, cool yerler, cool markalar ve cool kentler insanları kendilerine çekiyor. Dijitalleşme ile birlikte sosyal medya kullanımının yaygınlaşması bu kavramın günümüzde yeniden yorumlanmasına neden oldu. Özellikle dijital dünyada birey olarak kendimizi sunma biçimimiz ile birlikte cool kavramı bir duruş ve prestij göstergesi haline geldi.

Cool olarak adlandırdığımız kişide nelere dikkat ediyoruz?

Görünüşünüz, duruşunuz, jest ve mimikleriniz, giyim tarzınız ve bakış açınız sizin hakkınızda çevrenizdekilere çeşitli mesajlar veriyor. Dolayısıyla kişinin sosyal yaşamı, sosyal ve ekonomik bağlantıları ve altyapısı, giyim tarzı ve buna benzer birçok özellik cool olarak nitelendirilmesine yardımcı oluyor. Cool bir bireyde genellikle aranan özellikler ise aşağıdaki gibi sıralanıyor:

Mizaç önemli

Takındığınız mizaç ve bu mizaca uygun davranışlarınız sizin cool bir birey olarak yorumlanmanızı sağlar. Dolayısıyla samimi davranışlarını ve ortaya koyduğunuz karakter ile birlikte mizacınız size önemli bir imaj katacaktır.

Giyinişimiz ve beden dilimiz

Günlük hayatta tercih ettiğiniz giyim tarzınız cool olarak gösterilmenizi sağlayabilir.  Örneğin gittiği ortamlarda sürekli takım elbise giyen biri ciddi ve yaptığı işe bakış açısını yansıtır. Bunun yanı sıra iletişim sürecinin büyük bir bölümünü oluşturan beden dili de cool davranışlarınızı pekiştirmenizde sizlere yardımcı olabilir.

Konuşmadaki üslup ve zaman

Konuşma tarzı veya kullanılan kelimelerde bir cool’luk temsili olabilir. Günlük konuşma stilinden farklı bir tarzda konuşma sergilerseniz cool diye adlandırılmanız mümkün. Konuşmada zaman unsuru da önemlidir. Konuşmanın iki tarafa da bir şeyler katması gerektiğini ve zaman kaybına yol açmaması gerektiğini unutmamalısınız.

Taviz vermemek

Popüler olmak için taviz vermeyenler daha cool bulunur. Kimse kendilerini izlemiyormuş gibi davranan insanlar cool olurlar.

Geleneksel anlayıştaki atına ya da dövize yatırım yapma düşüncesinin yerini kripto paralar almaya başladı. Blokchain teknolojisinin sanata entegre olmasıyla adı daha çok duyulmaya başlayan NFT son dönemin gözdesi durumundadır.

NFT nedir?

Orijinal adı “Non-Fungible Token” olan NFT içinde resimden müziğe hemen her sanat dalında dijital karşılık bulan dijital varlık olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde en çok dijital sanat eserleri için kullanılsa da interaktif oyun öğeleri gibi farklı kullanım alanlarına da sahiptir. NFT benzersiz bir varlık olması sebebiyle başka bir token ile takas edilememektedir. Bir anlamda dijital sanat eserine bir tapu sağlanmaktadır. NFT’yi diğer blokchain temelli dijital varlıklardan ayıran en temel özelliği eşir değer karşılığında başka bir NFT ile takas edilmesinin mümkün olmasıdır. Aynı zamanda daha küçük parçalara ayrılabilmektedir yani bozdurulabilmektedir. Bu teknolojide atılan tweetler dahi bir değer taşımaktadır. Twitter’ın kurucu ortağı Jack Dorsey’in bit tweet’ini satmasıyla ilk örnekleri ortaya çıkmaya başlamıştır.

Nasıl yapılır?

Herkes NFT sahibi olabilmekte ve oluşturabilmektedir. NFT oluşturmak için ihtiyacını olan şeyler; bir dijital para cüzdanı, az miktarda Ethereum sahibi olmanız ve kripto dönüşümünü sağlayabileceğiniz NFT Pazar bağlantısıdır. Sahip olduğunuz NFT’yi karşılıklı değiştirmeniz mümkün değildir. Takas yapabilmeniz için sahip olduğunuz NFT’yi, NFT açık artırma pazarına yüklemeniz gerekmektedir.

Nasıl kullanılır?

Bir NFT’nin benzersizliği blok zinciri defteriyle doğrulanabilmektedir. Dijitalde bulunan herhangi bir şey NFT olarak satın alınabilmektedir. Satın aldıktan sonra onu saklayacağınız dijital cüzdana ve hangi kripto para birimine ihtiyaç duyduğunuza karar vermeniz gerekmektedir. NFT’ler Pazar yerlerinde satılmaktadır ancak platform değişikliği süreç farklılıkları yaratabilmektedir. Benzersiz dijital varlığınızı NFT pazarına yükledikten sonra fiyatlandırmaya karar vererek satışı gerçekleştirebilmem mümkündür.

Girişimci fikirlerin ürüne dönüşmeleri oldukça heyecan verici bir durumdur. Ortaya çıkan ürünün iyi pazarlanmasının sonucunda da yeni bir iş alanı ortaya çıkar ve girişimcinin büyümesi için bir fırsat doğar. Bir startup için pazarlamada başlangıç aşamasında en önemli etken bütçesine uygun olanı belirlemektir. İyi bir stratejiyle belirlenmiş pazarlama ürünü görünür kılar ve hedef kitleye doğrudan ulaşmaya yardımcı olur.

Referral sistemi

En iyi pazarlama müşterilerinizin sizi pazarlamasıdır. Ürünlerinizi kullanan ve memnun kalan kişiler yakın arkadaşlarına, ailelerine ve çevrelerine öneren bir pazarlama sisteminde satış oranınız normalden dört kat daha fazladır. Ayrıca “Referral Sistem” kurulumu bir girişimciyi bütçe olarak çok zorlamaz.

Basın bülteni

Hedef kitlenize ulaşmanın en etkili yollarından biri de basın bültenleridir. Basın bültenleri markanızın tanıtımını ve duyurularını yapabilmeniz için uygun fiyatlı seçenekler sunar. Günümüzde haberlerin her an takip edildiği düşünüldüğünde basın bültenleri girişimciler için etkili bir seçenek haline gelmektedir.

İçerik pazarlamak

Markanıza ait bir blog kurmak ve burada düzenli olarak içerik üretmek size uzun vadede kemik bir müşteri kitlesi oluşturur. İçeriklerinizi geniş bir yelpazede hazırlamanız ise olabildiğince çok insana ulaşmanıza yardım eder. Günümüzde popüler olan alanları içerik pazarlaması yapmak için kullanabilirsiniz. Örneğin podcatsler şu an oldukça ilgi görmekte ve bu alanda pazarlanacak bir içerik markanızın itibarını ve etkileşim trafiğini artırır.

Sosyal medya

Sosyal medya pazarlama sizden para yerine zaman ve yaratıcılık ister. Yeterli zamanı ayırıp üzerine ayrıntılı olarak çalıştığınız takdirde size geri dönüşünün maddi kâr olması işten bile değildir. Popüler sosyal medya platformlarında marka olarak bulunun ve hedef kitlenize yönelik kaliteli içerikler üretin.

 

 

 

Beyaz yakalı deyince hepimizin aklına ilk gelen özellik masa başı çalışanı olmalıdır.  Genel olarak fiziksel güce dayanmayan, zihinsel gücüyle daha çok idari, araştırma ve geliştirme işlerinde faaliyet gösterirler. İş temposundaki bu monotonluktan dolayı boş zamanlarını daha aktif ve hareketli geçirmeyi tercih ediyorlar. Kendilerini ayırdıkları bu kısa zaman diliminde beyaz yakalılar daha çok hangi hobileri tercih ediyor? Buyurun göz atalım.

Yüzmek

En çok tercih edilen hobiler arasında yer alan yüzme beyaz yakalılarında en sık tercihi haline gelmiştir. Gün boyu sandalyede oturup hareketsiz kalmak kasları her geçen gün daha da tembel hale getirdiğinden yüzmeyi bir hobi haline getirmek sırt kaslarını çalıştırır, kamburluğa ve boyun düzleşmesine yarar sağlar.

Piyona çalmak

Masa bası çalışanı olmak bir süreden sonra odak sorunu yaşamanıza sebep olabilir. Piyona çalmak buna çözüm olabilecek hem de müziğin rahatlatıcı ve dinlendirici özelliğiyle sizi büyüleyecektir. Bilimsel olarak da birçok yararı olan piyona çalmanın bazı faydaları ise şunlardır; Vücut koordinasyonunu geliştirir, konsantrasyon süresini arttırır, hızlı okuma becerisi kazandırır, hafızayı geliştirir ve çalışma disiplininizi arttırır.

Tenis Oynamak

Yazın açık havada, kışın ise salonlarda tercih edilen tenis sporu en keyifli hobilerden biridir. Keyifli olmasının yanı sıra tüm vücudu çalıştırmasıyla da sık tercih edilen hobiler arasındadır. Sinirsel bağlantıları güçlendiren, refleksleri iyileştiren ve sosyal aktivitenin tam olduğu tenis sporu beyaz yakalıların boş zamanlarını dolduran bir hobidir.

Golf oynamak

Havasıyla, dokusuyla ve büyüleyen doğa manzarasıyla en huzur verici hobiler arasında yer alan golf sessiz ve rahatlatıcı ortamıyla beyaz yakalıların boş zamanlarını en kaliteli şekilde dolduruyor. İlkbahar ve sonbahar aylarında daha sık tercih edilir. Bu eski ama hala popüler olan hobi kendine ait özel kurallarıyla dikkati her zaman üzerine çekmeyi başarmıştır.

Kayak

Bir kış sporu olan kayak en sevilen ve eğlenceli hobiler arasında yer almaktadır. Türkiye’nin birbirinden güzel kayak merkezi bulunmasıyla birlikte beyaz yakalılar bulundukları şehirde bir kayak merkezi bulunmasa bile en yakın merkeze yolculuk yaparak günlerini kaliteli, soğuk ve eğlenceli hale getiriyorlar.

Binicilik

Kargaşadan ve meşgalelerden uzak olan binicilik hobisi her geçen gün daha da yaygınlaşıyor. Bir at sahibi olmak ciddi bir para ve emek istiyor fakat satın almadan da düzenli ve boş zamanlarda tercih edilebilir. Atınızla aranızdaki bağı hissetmenizi sağlayan ve özgür hissettiren bir hobidir binicilik.

 

 

 

Nöro Pazarlama (Neuromarketing): İnsanın beynindeki satın alma algısını baştan sona inceleyen araştıran ve kullanıcıyı o ürüne yönlendirebilen bir pazarlama yöntemidir. Fark etmeden verdiğiniz tepkileri, ‘karasız kaldığınız ürünler arasında tercih yaparken daha yakın hissettiğiniz ve beğendiğiniz ürüne bakarken göz bebeklerinizin büyümesi.’ veya ’duyusal anlamda fark etmeden reklamlardan etkilenmeniz.’ gibi durumları inceler. İnsan beynine girmede en etkili yöntemler fMRI ve EEGdir. Bu yöntemler tüketicinin reklamları izlerken beyinde hangi bölgeyi aktifleştirdiğini tespit etmektedir.

Her gün daha da dijitalleşen bir toplum olarak ister istemez birçok reklama, uygulamaya, görsele, satın almaya, yönlendirmeye maruz kalıyoruz/bırakılıyoruz. Son aylarda evlerimizde daha çok vakit geçirdiğimiz için online alışverişi sıkça kullanmaya başladık bu da dijitalleşmemizin bir parçası olarak görülüyor, peki dijitalleşme nöropazarlamaya nasıl bir katkı sağlıyor?

Görsel ve duyusal açıdan bizi ürüne teşvik eden reklamlara kolaylıkla erişim sağlayabiliyoruz, kullandığımız uygulamalar veya mağazaya gittiğimizde ürünün kodunu okutarak kaç adet kaldığından bedenine kadar sorgulatıp hiç aramaya gerek bile kalmadan işlerimizi kolaylıkla ve hızlı bir şekilde halledebiliyoruz. Bu olanaklar bizleri ürünlere, reklamlara ve markalara olan duygusal bağı güçlendiriyor.

Dijitleşme sosyal hayatımızda zaman ve maddi açıdan kolaylık sağlarken markalar içinde oldukça faydalı bir etki oluşturuyor. Müşteri analizlerini ve potansiyel müşteri bulmalarını bir hayli kolay hale getiriyor. Elde edilen veriler müşterinin hangi ürüne yöneleceğini, hangi ürünle ilgilendiğini veya hangi ürünü aradığını tespit ederek o marka ve ürünü tekrar ve tekrar karşısına çıkararak ürüne yönlendirmeyi ve satın alımı sağlıyor. Bu ulaşılması kolay veriler sayesinde markaların müşteri analizleri daha da kolay hale geldiğinden dijital sisteme olumlu ve geliştirilmesi yönünden bakılıyor.

 

 

Yeni bir okula, yeni bir işe başlarken ya da bir yarışmaya hazırlanırken hep hayal kurarız. Başardığımızı hayal ederiz. Başardığımızda nasıl hissedeceğimizi hayal ederiz. Hayal etmek bir şeyin olabilme ihtimalini gösteren ilk adımdır. Hayal gücü hepimize verilmiştir ancak çok azımız bu gücü tam anlamıyla kullanmayı başarmıştır. Dikkatle bakıldığında bunu başaranların çoğunun hayal kurmaktan hiç vazgeçmeyen girişimciler olduğunu görüyoruz.

 Hayal edebildiğin her şey gerçektir (Pablo Picasso)

Bir girişimcinin ilk basamağı hayal etmektir. Aklına gelen fikrin hayata nasıl geçireceğinin hayalini kurabildiği takdirde o artık gerçek olmuştur. Aklımıza gelen her şey önce hayalimizde şekil bulur sonra aklımızda oluşan o şekli hayata geçirmek için adımlar atarız.

 Çalışmak hayat düşünmek ışıktır (Victor Hugo)

Bizler ışık olmadığı takdirde karanlıkta ne kadar ilerleyebiliriz? Yolumuzu kaybetmeden ne kadar devam edebiliriz? Bu yüzden her şeyden önce hayal kuruyoruz sonra o hayalimizi yolumuza ışık yapıyoruz. O ışık sayesinde önümüzde olan engelleri görüp onlara takılmadan yürüyoruz. Bir hayalin nasıl ışık yapılacağını öğrendiğiniz zaman girişimcilik yolunda adımlar atmaya başlıyorsunuz.

 Kendinizi o işi yapıyormuş gibi düşleyemediğiniz hiçbir şeyi başaramazsınız (Steve Chandler)

En önemli şey kendinizi düşlediğiniz fikrin içinde tam olarak hayal edebiliyor musunuz? Cevabınız evetse girişimci olmaya bir adım daha yaklaştınız. Kulağa her ne kadar normal değilmiş gibi geliyorsa da aslında her ince ayrıntıyı hayal ediyor olmak oldukça normal. Bu fikrinize ne kadar inandığınızı gösterir. Bir girişimci için fikrini en ince ayrıntılarıyla hayal edebiliyor olmak doğru yolda olduğunun göstergesi durumundadır.

 Geçmişten çok geleceği düşünmeliyiz, çünkü bundan sonra orada yaşayacağız (Thomas Browne)

Çoğu girişimci başarıyı yakaladığında arkalarında birçok başarısızlıkla sonuçlanmış girişim bırakıyor ancak geçmişte yaşadıkları başarısızlıklara takılı kalmayarak hep geleceği hayal ederek sonunda başarılı girişimlerini buluyorlar. Bunu vücudunuzu esnetmeye çalışmak gibi düşünebilirsiniz. İlk zamanlar vücudunuz oldukça katı olur ve hareketleri tam anlamıyla yapamazsınız ancak düzenli ve yılmadan devam ettiğiniz takdirde hiç zorlanmadan bütün hareketleri rahatça yapabilir olduğunuzu görürsünüz. Girişimcilik de tam olarak bu demektir. İlk girişimlerinizde başarısızlıklar olabilir ama yılmadan yenisini hayal edip çalışmaya devam ederseniz kendinizi hayal ettiğiniz işin içinde bulursunuz.

 

 

 

Aynı anda birden fazla işle meşgul olmak stres ve kaygıyı arttırırken, diğer taraftan başarı ve verimlilik oranını da düşürüyor. Dikkat dağınıklığı ve odaklanamama sorunları yaşamamak adına hayatımızı bir nebze de olsa yavaşlatmamız gerekiyor. Hayatı yavaşlatmanın 7 basit yolu hepimize iyi gelecek.

Acele etmekten kaçının

Hayatınızı yüksek tempoda yaşamanız, bir süre sonra fiziksel ve psikolojik olarak yıpranmanıza neden olacaktır. Dolayısıyla sosyal veya iş yaşamınızda kontrolü olabildiğince elinize almalısınız. Yaşadığınız süreçlerin her aşamasının hakkını vermeli ve anın tadını çıkarmalısınız.

Dijital detoks yapın

Günün yorgunluğunu ve stresini atmak için dinlenmeye başladığınızda kendinize ayırdığınız bu zamanı daha verimli kılmak adına akıllı cihazlarınız ile aranıza mesafe koymalısınız. Ruhunuzun ve bedeninizin eşit miktarda dinlenmesi gerektiğini unutmayın.

Aynı anda birden fazla iş yapmayın

Hayatınızı yavaşlatmanız için aynı anda birden fazla işe elinizi atmaktan kaçınmalısınız. Bu sayede hem yaptığınız işin hakkını vereceksiniz hem de odaklanma noktasında çeşitli sorunlar ile karşı karşıya kalmayacaksınız. Gerçekçi olmalısınız ve yaptığınız işe yeterli zamanı ayırmalısınız. Ancak kimi durumlarda işlerimiz beklediğimiz gibi gitmeyebilir.

Kendinize zaman ayırın

Gün içerisinde kendinize zaman ayırmaya dikkat etmelisiniz. Bunun yanı sıra özellikle de evinizde kendinize ait özel bir alanınızın olmasına, eğer yoksa bu alanı oluşturmaya önem vermelisiniz. Böylece hayata dair perspektifiniz ve motivasyonunuz olumlu anlamda değişecektir.

Yeteri kadar uyuyun

Hayatın zorlu temposuna yetişmek için pek çok zorunlu ihtiyacımızdan feragat etmek durumunda kalıyoruz. Uyku da bu ihtiyaçlarımızın başında geliyor. Hayatınızı yavaşlatmak istiyorsanız kesinlikle yeteri kadar uyumalısınız. Aksi takdirde gün içerisinde yaşadığınız olaylar kontrolünüzün dışında gerçekleşecektir.

Gününüzü planlayın

Hayatınızı yavaşlatmanın en önemli kurallarından biri de zamana hâkim olmaktır. Gününüzü ve zamanınızı planlayın ve kendinize gün içerisinde kafanızı toplayabileceğiniz kısa zaman dilimleri ayırın. Bu sayede hem iş yükünüzü önemli ölçüde azaltacaksınız hem de daha başarılı bir birey olarak hayatınızı sürdüreceksiniz.

Güne erken başlayın

Zaman kazanmanın ve hayatı yavaşlatmanın bir diğer yolu da güne erken başlamaktır. Rutin saatinizden 15 dakika daha erken kalkarak kendinize zaman ayırmalısınız. Öte yandan iş randevularınıza ve toplantılarınıza erken gitmeye özen göstermelisiniz. Bu şekilde sakinliğinizi korur, endişenin önüne geçer ve telaşsız bir gün geçirirsiniz.

 

 

 

Teknolojik gelişmeler ve dijital dönüşüm hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştırdı. Özellikle pratik kullanıma yönelik bazı dijital araçlar birçok açıdan bizlere çok ama çok fazla yardımcı oluyor. İşlerinizi kolaylaştıracak bu faydalı dijital araçları sizler için derledik.

Bitly.com

Bitly.com bir URL kısaltma servisidir. Bitly.com ile kısalttığınız linkeri karakter sınırlaması olan mecralarda kullanabilirsiniz.

Canva

Canva ile ekstra programlara veya uygulamalara gerek kalmadan, yalnızca web sitesi üzerinden hazır taslaklar ile çeşitli tasarımlar yapabilirsiniz.

Dropbox

Dropbox bulut tabanlı bir depolama servisidir. Ayrıca Dropbox depoladığınız dokümanları istediğiniz kişiler ile paylaşma olanağı da sağlıyor.

Eventbrite

Eventbrite bir etkinlik ve bilet yönetim uygulaması olarak karşımıza çıkıyor. Online veya offline etkinliklerinizi bu site üzerinden yönetebilirsiniz.

Freepik

Freepik içerisinde yer alan binlerce fotoğraf, vektör ve illüstrasyon ile tasarımcıların oldukça fazla işine yarayacak formatlarda çözümler sunuyor.

Google Analytics

Ücretsiz bir Google servisi olan Google Analytics, web sitenizin trafik akışını ölçümlemenize ve trafik akışını belirli zaman aralıklarına göre karşılaştırmanızı sağlıyor.

Google Formlar

Google Formlar çeşitli anketler oluşturabileceğiniz bir anket yönetim uygulaması. Bu uygulama sayesinde gerçekleştirdiğiniz anketlerin verilerini anında görebilirsiniz.

IGTV Loader

IGTV Loader, IGTV’ye canlı yayınlar da dahil olmak üzere yüklediğiniz tüm videoları indirmenizi sağlıyor ve bu sayede videolarınız diğer sosyal medya mecralarında paylaşmanıza olanak sağlıyor.

I Love PDF

I Love PDF herhangi bir uygulamaya gerek kalmaksızın dokümanlarınızı farklı formatlara çevirmenize yardımcı oluyor.

Kahoot

Kahoot uygulaması ile öğrencilerinize, çalışanlarınıza veya hedeflemek istediğiniz kitleye yönelik anketler hazırlayabileceğiniz bir soru-cevap platformu.

MailChimp

Pazarlama otomasyon platformu ve e-posta pazarlaması olan MailChimp, iş dünyası açısından oldukça önemli programlar arasında yer alıyor.

Screenshot Guru

Screenshot Guru ekran görüntüsü almak istediğiniz tüm arayüzün ekran görüntüsü yüksek piksel kalitesi ile sunuyor.

Slack

Slack bulut tabanlı bir ekip içi iletişim ve iş birliği uygulaması. Bu uygulama ile e-mail yoğunluğunun önüne geçebilirsiniz.

Wetransfer

Wetransfer’in ücretsiz versiyonu ile 2 GB’a kadar ücretsiz veri transferi yapabiliyorsunuz. Ayrıca programın premium versiyonu ile 20 GB’a kadar kesintisiz dosya aktarımı yapmak da mümkün.

Zoom

İş dünyasında en fazla talep gören programlar arasında yer alan Zoom, online toplantı veya seminer düzenleyebileceğiniz bir video konferans uygulaması.

 

Son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz kavramlardan biri melek yatırım. “Melek” isminden de anlaşılacağı üzere, bu yatırım türü, büyüme potansiyeli olan girişim ve girişimlere, maddi ve akıllı sermaye ile ortak ve destek yatırımı yapılması anlamına geliyor. Peki, melek yatırım almak isteyenler nelere dikkat etmeli? Öncelikle hangi engelleri ortadan kaldırmalı?

Yenilikçi olun

Girişim faaliyetlerinin sonunda ortaya çıkacak ürün veya hizmeti satın alacakların olması, o girişimin başarısını gösterir. Bu nedenle girişimcinin herhangi bir girişimde bulunmadan önce fikirden tasarıma, tasarımdan ürüne, üründen son kullanıcıya kadar olan süreçler hakkında yeterli bilgiye veya farkındalığa sahip olması gerekir. Tüm bunların yanı sıra girişimin faaliyet noktasının yenilikçi özellikte olması önemlidir. Girişim ya yeni özellikler taşımalı ya da var olan bir duruma farklı bakış açışıyla yaklaşıyor olmalıdır.

Kişisel özelliklerinize güvenin

Girişimcinin kişisel özellikleri melek yatırım sürecinde öne çıkan noktalardan biridir. Girişimcinin uygulama becerileri, liderlik potansiyeli, açık fikirliliği, mevcut sektöre ve dinamiklere hakim olması melek yatırımcılar tarafından aranan önemli kriterlerden bazılarıdır.

Detaylı iş planınızı hazırlayın

Yeni iş fikrinin iş planının tüm aşamaları kapsayacak şekilde eksiksiz olarak tamamlanmış olması gereklidir. Ayrıca girişimin iş hedefleri net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Müşteriler, iş ortakları gibi sürece dahil olacak tüm bileşenlerle detaylı görüşmelerin yapılması ve iş birliklerinin oluşturulması da önemlidir.

Ortak akıldan faydalanın

Girişimcilerin yaptıkları en büyük hatalardan biri iş fikrini destekleyecek kişilerden ve oluşumlardan yararlanmamaları ve tüm iş süreçlerini kendilerinin halletmeye çalışmalarıdır. Melek yatırımcıların karşısına çıkarken iş fikrini ileri seviyelere taşıyacak pazarlama, satış, siber güvenlik, müşteri ilişkileri vb. konulardaki partnerler de mutlaka vurgulanmalıdır.

Girişiminizin büyüme potansiyeli taşıdığını gösterin

Girişimin mali planı net bir şekilde yapılmış ve büyüme potansiyeli belirlenmiş olmalıdır. Büyüme ve yaygınlaşma potansiyeli olmayan girişimlerin melek yatırımcı desteği alması mümkün değildir. Dolayısıyla girişiminizin büyüme potansiyeli taşıdığını, yatırım yapılabilecek bir girişim olduğunu gösterin.