Yazar

Pelin Sevbüsen

Browsing

Günümüzde iş dünyasında en çok konuşulan konuların başında dijital dönüşüm geliyor. Dijital dönüşümü etkileyen faktörler arasında tüketici davranışları ve aynı zamanda teknolojinin değişimi önemli yer tutar. Bu doğrultuda iş dünyasında da değişimler yaşanıyor. Peki dijital dönüşümün hayatınızda neler değiştirdiğini biliyor musunuz? İşte dijital dönüşümün hayatınızda değiştirdiği 5 şey.

Hibrit çalışma düzeni

Dijital dönüşümün gerçekleşmesiyle birlikte çalışanlar nerede, nasıl ve ne zaman çalışacaklarını seçebiliyor. Çünkü veri ve bilgiler dijital formatlara kolayca çevrilebiliyor aynı zamanda dijital formatlarda saklanabilip, mobil cihazlardan her an ve her yerden erişime açık olabiliyor. Bu sayede artık ofis veya iş yerlerine haftanın her günü gitmek yerine, haftanın belirli gün ve saatleri ofiste olmak yeterli olabiliyor.

Yenilik

Dijital dönüşüm sadece bilgilerin elektronik bir platforma aktarılması değil, aynı zamanda bu elektronik platformların etkili biçimde kullanılmaları ve geliştirilmeleri için de yeni yollar bulunmasıyla ilgilidir. Günümüz dijitalleşmesiyle iş dünyasının hemen hemen her alanında hayata geçirilebilecek yenilikçi çözümler mevcuttur.

İletişim şekli

İletişim günlük hayatımızın en önemli yönlerinden biridir. İletişimin güçlü olmadığı bir işletmeler ayakta kalamaz. Dijital dönüşüm, çalışanlar ve müşteriler arasındaki iletişimin sağlanması için şirketler pek çok araç ve yöntem sunar. Bu araçlar ve yöntemler verinin veya dokümanların sonsuza dek aktarılmasını mümkün kılar. Örnek olarak Skype gibi online konferans platformları, blog siteleri, Facebook gibi sosyal medya platformları gösterilebilir.

Yapay zekâ

Yapay zekâ üzerine tartışmalar uzun süredir süregelmektedir. Bu tartışmaların ortak kanaati ise yapay zekanın işletmelere yeni iş alanlarını oluşturacağıdır. Yapay zekâ günümüzde iş dünyasını belli bir şekilde değiştirmiş durumda.

Gelecek meslekler farklı olacak

Günümüzde dijitalleşmeyle beraber günümüzde var olan bazı mesleklere son vermek durumunda kalacağız. Bunun yerine dijitalleşmeyle yeni yeni meslekler ortaya çıkacak. Dijitalleşmenin bu dinamikleri ön görülerek, küçük yaşlardaki çocukları meslek seçimine yönlendirmemiz eskisine göre daha zor olacaktır. Çünkü günümüz çocukları bu teknoloji ile doğuyor ve büyüyor.

title=”Yeni şeyler keşfetmek ve değişen dünyaya ayak uydurmak için
Ready For Change platformuna seni de bekliyoruz.
” style=”outline-custom” outline_custom_color=”#dd3333″ outline_custom_hover_background=”#000000″ outline_custom_hover_text=”#ffffff” align=”center” i_align=”right” i_icon_fontawesome=”far fa-hand-pointer” button_block=”true” add_icon=”true” link=”url:https%3A%2F%2Fwww.readyforchange.co%2Fuye-ol%2F|title:%C3%9Cye%20Ol|target:%20_blank|”]

Girişimcilik oldukça zorlu ve cesaret isteyen bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Birçok önemli riski içerisinde barındıran bu süreçte bazı önemli isimlerin tecrübelerini aktardığı kitaplar, girişimci adaylarının vizyonunu besliyor. Girişimcilere yol gösterecek, rehber niteliğinde ve motivasyon gücü yüksek kitapları sıraladık.


Yalın Yeni Girişim – Eric Ries

Eric Ries tarafından yazılan bu kitap bir girişimcinin kesinlikle okuması gereken önemli kitaplardan birisidir. Yalın Startup felsefesini kuran Eric Ries bu kitapla girişimciliğe bambaşka bir boyut kazandırıyor. Ries, startup’ı son derece belirsiz bir ortamda, kendini yeni bir şeyler yaratmaya adamış bir insan grubu veya yapı olarak tanımlıyor. Söz konusu odak, bir öğrenci evinde harıl harıl çalışan bir grup genç olabileceği gibi, yıldız bir şirketin yönetim odasındaki deneyimli profesyoneller de olabilir. Bu anlamda girişimcilerin ortak noktaları, belirsizlikten oluşan sis bulutunun içine dalarak, sürdürülebilir bir iş için başarılı bir yol bulmaya çalışmalarıdır şeklinde tanımlıyor.

Neden Satın Alırız? – Paco Underhill

Bir girişimci olmadan önce hitap edeceğiniz kitleyi anlamanız gerek ve bu kitap buna oldukça yardım edecek bir kitap.  Kitabın konusunda birileri, mağazanıza dair en küçük bilgi parçasını topluyor, harmanlıyor, sindiriyor, sınıflandırıyor olsaydı; mağazanın konumunu, vitrini, ürünlerin bulunduğu her askılığı, rafı ve tezgâhı, ambalajı, her afişi, broşürü, giriş ve çıkışları, pencere ve duvarları, asansör ve yürüyen merdivenleri, giyinme kabinlerini, kasiyerin ve tezgâhların önündeki, tuvaletlerdeki kuyrukları ve her koridorun her santimetresini inceliyor olsaydı neler olurdu bunu anlatıyor. Ayrıca değişen müşterileri nasıl elde tutacağınıza dair hiç duymadığınız ikna edici öğütleri paylaşıyor.

Yeni Dijital Çağ – Eric Schmidt, Jared Cohen

Bu kitapta Google’ın ceosu Eric Schmidt ile Google Ideas’ın yöneticisi ve dışişleri bakanları Condoleezza Rice ve Hillary Clinton’ın danışmanlarından Jared Cohen, bilgi ve deneyimlerini birleştirerek gelecek hakkındaki sorulara yanıt arıyorlar. Gelecekte en güçlü kim olacak, yurttaşlar mı yoksa devlet mi? Teknoloji terörizmi kolaylaştıracak mı yoksa zorlaştıracak mı? Mahremiyetle güvenlik arasındaki ilişki nasıl olacak ve yeni dijital çağın bir parçası olmak için nelerden vazgeçmek zorunda kalacağız?

Büyüleme – Guy Kawasaki

Yazar bu kitapta yüksek etik standartlardan ödün vermeden bireylerin eylemlerini nasıl etkileyebileceğimizin yollarını açıklıyor. Kawasaki “insanları büyülemek ne zaman ve neden gereklidir?” sorusuna yanıt ararken büyüleme kavramının temellerini, yani çekiciliği, güvenilirliği ve önemli bir nedene sahip olma gerekliliğini açıklıyor. Kitapta ele alınan diğer konular arasında lansman, direnişi alt etmek, büyüleme sürecini uzun vadede etkili kılmak ve teknolojiyi kullanmak var. Ayrıca çalışanlarınızı ve patronunuzu büyülemenin yollarına eğilen özel bölümlere de yer veriliyor. Kitapta, büyülemeye karşı koymak isteyebileceğiniz zamanlar için yol gösterici bir bölüm de bulunuyor. Eğer gerçekten sağlam bir şekilde girişimde bulunup insanları etkilemek istiyorsanız bu kitabı kesinlikle okumalısınız.

Outliers (Bazı İnsanlar Neden Daha Başarılı Olur?) – Malcolm Gladwell

Başarılı olabilmek için öncelikle diğer insanların neden başarılı olduğunuz öğrenmek gerekir. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihleri… Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici… Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını ve tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sınıf açılarından açıklanıyor.

 

Son yıllarda glütensiz beslenme veya glütensiz yaşam herkes tarafından merak edilmeye başlanmış durumda. Glütensiz yaşam ile beraber sağlıklı beslenmenin yanı sıra çeşitli hastalıkların oluşumunun da önlenmesi için uygulanıyor. Peki glütensiz yaşama nasıl başlayabiliriz biliyor musunuz? İşte 5 adımda glütensiz yaşam önerileri.

Tahıllar hakkında bilgi sahibi olun

Hangi tahılların glüten içerip, hangi tahılların glüten içermediği hakkında bilgi sahibi olun. Örneğin buğday, çavdar, arpa ve bulgur gibi tahıllar glüten içerir. Bunun yanı sıra tritikale buğday, çavdardan yapılmış yapılmıştır. Bu tahıl türleri glütensiz diye belirtilmediğinde glüten barındırmayan herhangi bir tahılla çapraz kontaminasyona maruz kalmış olabilir. Sonucunda glüten içermeyen bir ürün glüten içerir hale gelir.

Mutfaktaki glütenli ürünlerden kurtulun

Buzdolabınızı kontrol edin. Buğday unu, çavdar unu gibi bariz akla ilk gelen ürünler yerine hazır olarak alınan paketlenmiş ve işlenmiş tüm besinlerin içeriklerini kontrol edin. Örneğin soya sosunun ilk bileşeni çoğu zaman buğday olur. Ayrıca atıştırmalık ürünlerde, soslarda ya da salata soslarında bulunabilir.

Glütensiz pratik tarifler keşfedin

Mutfağınızda çok bilinen ve glütensiz yaşamın desteklemediği buğday unu ya da çavdar unu yerine kinoa kullanın. Ayrıca glütensiz yaşam diyet nişasta veya tahıl içermeyen bir diyet değildir. Bu ihtiyacınızı karşılamak için mısır ve patates size yardımcı olacaktır. Aynı zamanda etler, baklagiller, meyve ve sebzeler glütensizdir. Bu malzemeleri kullanarak glütensiz pratik tarifler yapmak oldukça kolay olacaktır.

Glütensiz ürün satan marketleri ya da siteleri keşfedin

Glütensiz markaları göre göre aşina olacaksınız. Glütensiz makarna, salata, waffle vb. gibi ürünler ilk zamanlarda glüten içerenlere göre tatsız gelecektir. Alışma sürecinden sonra size uygun olan tadı seçebileceksiniz. Aynı zamanda glütensiz yaşamı benimsemekle beraber ürün içerikleri okuma alışkanlığı da kazanmış olacaksınız. Bu sayede glüten içeren ürünlerden uzak durmuş olacaksınız.

Ev dışında da glütensiz yaşama devam edin

Evde glütensiz yaşamı benimsedikten sonra sıra dışarıda gezerken de glütensiz yaşamı benimsemekte! İlk başlarda bu durumda zorlanmanız gayet normal olacaktır. Birkaç deneme yanılma yöntemleriyle artık alışmış olacaksınız.

 

 

 

 

Dünya çapında büyük bir başarı yakalayan ve sunduğu ürünlerle fark yaratan bir teknoloji girişimi olan Boston Dynamics’in piyasaya sunduğu Atlas robot ilk tanıtımından bu yana tüm dünyada ilgiyle takip edilmeye devam ediyor. İnsansı bir robot olan ve iki ayağı üzerinde durabilen Atlas ile ilgili birçok komplo teorisi mevcut. Yer yer sosyal medya mecralarında yayınlanan içeriklerle gündeme gelen Atlas, önümüzdeki yıllarda gelişimini sürdürmeye devam edecek gibi duruyor.

 2013 yılında piyasaya sürüldü

Boston Dynamics tarafından Atlas’ın ilk versiyonu 2013 yılında görücüye çıktı. Dönemine göre robotik kodlama alanında oldukça başarılı bir ürün olan Atlas, gelişimini yıllar içerisinde sürdürmeye devam etti. İnsansı robot Atlas’ın ilk etaptaki kullanım amacı ise arama kurtarma çalışmalarıydı.

Bilim kurgu filmlerini aratmıyor

Atlas robotun bilim kurgu filmlerini aratmadığı aşikâr. 1.75 santimetre boyunda ve 81 kilogram ağırlığında Atlas, karmaşık birçok ileri teknolojinin vücut bulmuş hali niteliğinde. Ayrıca Atlas, dengede durabilme, hızlı reaksiyon verebilme ve karar mekanizması ile oldukça dikkat çekiyor.

Büyük ilgi görüyor

Boston Dynamics’in resmi sosyal medya hesaplarında Atlas ile ilgili yer yer paylaşımlar yapılıyor ve bu paylaşımla dünya çapında yüksek etkileşim oranları elde ediyor. Atlas’ın gelişimi görenler iki farklı görüşle karşımıza çıkıyor. Kimileri Atlas’ın gelecekte birçok işi kolaylaştıracağını düşünürken, kimileri ise Atlas’ın dünyayı yok edeceğini düşünüyor.

Birçok alanda kullanılması bekleniyor

Atlas robotun ARGE, tasarım ve geliştirme aşamalarında ilk kullanım amacı arama kurtarma çalışmalarıydı. Fakat gelişen ve dijitalleşen yeni dünya ile ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar Atlas’ın kullanım alanının genişlemesini sağladı. Atlas’ın ilerleyen yıllarda uzay teknolojilerinde, savunma sanayide ve buna benzer birçok alanda kullanılacağı düşünülüyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son dönemlerde iş ve magazin dünyasının sansasyonel ismi Elon Musk, neredeyse her hareketiyle dünya çapında ses getirmeyi başarıyor. Girişim ekosisteminin öncülerinden biri olan ve bugün dünyanın en zengin insanları arasında gösterilen Elon Musk’ın kayda değer bir geçmişi var. Peki, Elon Musk bu noktaya nasıl geldi? Türkiye’den bir Elon Musk çıkar mı? Bu sorunun cevabını sizleri için kaleme aldık.

Elon Musk kimdir?

Güney Afrika asıllı Amerikalı mucit ve girişimci olan Elon Musk 28 Haziran 1971 yılında Pretoria’da doğdu. Musk’ın daha sonra Güney Afrika’dan Kanada’ya ve ABD’ye uzanan bir eğitim ve iş hayatı oldu. Mühendis, endüstriyel tasarımcı ve teknoloji girişimcisi Elon Musk, günümüzde dünyaca ünlü birçok şirketi ile çeşitli alanlarda hizmetler sunuyor. Elon Musk SpaceX’in kurucusu, Tesla Motors ve PayPal’ın ise kurucu ortaklarından biri olarak mevcut girişimcilerini sürdürüyor.

Öncelik risk almak

Elon Musk aldığı radikal kararlarla tanınan bir girişimci. Günümüzde Türkiye’de yasaklanan ilk bilinen girişimi PayPal üzerinden 180 milyon dolar kazanan Musk, bu sermayenin tamamını yine girişimlere yönelik kullandı. Elon Musk; 180 milyon doların 100 milyonunu SpaceX’e, 70 milyon dolarını Tesla Motors’a ve kalan 10 milyon dolarını ise SolarCity’e yatırdı.

Bizden bir Elon Musk çıkar mı?

Bu hayal Türkiye gibi aslında diğer dünya ülkelerinin de en büyük hayali. Bu noktada ülkemizin öncelikle üstünlüklerini ve dezavantajlarını tanımlamamız gerekiyor. Ayrıca girişime yapılan ve yapılacak alanlara yönelik üstünlüklerin ne kadar farkında olduğumuzu sorgulamamız ve pratik çözümler üretmemiz gerekiyor. Diğer bir nokta ise katma değer sağlayan bir sektöre yönelik özgün ürünler sunmak. Çoğu insana göre Elon Musk fantastik ve fütüristtik hayallere sahip olan bir milyoner. Ancak Musk, daha önce yapılmayan icatlar ve bu icatların farklı pazarlama teknikleriyle dünyaya sunulması konusunda uzman. Girişimi başarıya ulaştırmak stratejik pazarlama iletişimin de önemini arttırıyor. Ayrıca Elon Musk’a ABD tarafından büyük destekler veriliyor. Ülkemiz girişimcileri teşvik noktasında ABD kadar ileride olan bir ülke değil.

Belirli şartlar karşılandığında ülkemizden bir Elon Musk çıkabilir. Ancak temelde Elon Musk’ı bugün dünyanın en önemli iş insanlarından biri haline getiren destek ve teşvikleri, ilginç girişim fikirlerini, risk seviyesini ve pazarlama çalışmalarını da teoride ve pratikte düzenli bir şekilde uygulamamız gerekiyor.

Gelişen ve değişen dünya düzeninde dildeki bazı kelimeler diğer kültürlerden etkilenerek dilimize girdi. Bunlardan kelimelerden biri de cool olmak veya cool davranmak. Türkçede kelime anlamı olarak kavramın tam bir karşılığı yok. Ancak bu kavramı havalı olmak, bir duruşa sahip olmak veya karizmatik olmak ile açıklanabilecek bir davranış biçimi diyebiliriz.  Peki cool olmak terimi nereden geliyor?

İlk defa hapishanelerde kullanıldı

Cool kelimesi ilk etapta siyahi hapishane mahkûmlarının tavır ve davranışlarını anlatmak için kullanıldı. Bir mahkûmun cool olması demek, gardiyanların baskısına ve eziyetine umursamaz bir kayıtsızlıkla cevap vermesi demekti. Cool olmak, kendi onurunu korumak için otoriteyi görmezden gelmek olarak adlandırılıyor. Cool kavramı önce hapishanelerden Amerika toplumunun günlük hayatına sıçradı ve bu deyiş zamanla bütün toplumlarda yaygınlaştı. Cool olmak egemen olanın baskısını kayıtsız bir tavırla yok saymak olarak nitelendiriliyor. Cool kavramı, günümüze gelene kadar her kuşak tarafından yeniden yorumlandı ve anlamı değişti. Kökenindeki isyan anlamını korudu ama zamanla bu anlama bir de statü boyutu eklendi. Kendini beğenen bir kayıtsız kalma tavrına doğru evrim geçirdi ve bir ayrıcalık simgesine dönüştü.

Sosyal medyanın büyük etkisi var

Bugün cool olmak; güzel ya da yakışıklı olmaktan hatta zengin ya da güçlü olmaktan bile daha çekici bir özellik. Cool kişiler, cool yerler, cool markalar ve cool kentler insanları kendilerine çekiyor. Dijitalleşme ile birlikte sosyal medya kullanımının yaygınlaşması bu kavramın günümüzde yeniden yorumlanmasına neden oldu. Özellikle dijital dünyada birey olarak kendimizi sunma biçimimiz ile birlikte cool kavramı bir duruş ve prestij göstergesi haline geldi.

Cool olarak adlandırdığımız kişide nelere dikkat ediyoruz?

Görünüşünüz, duruşunuz, jest ve mimikleriniz, giyim tarzınız ve bakış açınız sizin hakkınızda çevrenizdekilere çeşitli mesajlar veriyor. Dolayısıyla kişinin sosyal yaşamı, sosyal ve ekonomik bağlantıları ve altyapısı, giyim tarzı ve buna benzer birçok özellik cool olarak nitelendirilmesine yardımcı oluyor. Cool bir bireyde genellikle aranan özellikler ise aşağıdaki gibi sıralanıyor:

Mizaç önemli

Takındığınız mizaç ve bu mizaca uygun davranışlarınız sizin cool bir birey olarak yorumlanmanızı sağlar. Dolayısıyla samimi davranışlarını ve ortaya koyduğunuz karakter ile birlikte mizacınız size önemli bir imaj katacaktır.

Giyinişimiz ve beden dilimiz

Günlük hayatta tercih ettiğiniz giyim tarzınız cool olarak gösterilmenizi sağlayabilir.  Örneğin gittiği ortamlarda sürekli takım elbise giyen biri ciddi ve yaptığı işe bakış açısını yansıtır. Bunun yanı sıra iletişim sürecinin büyük bir bölümünü oluşturan beden dili de cool davranışlarınızı pekiştirmenizde sizlere yardımcı olabilir.

Konuşmadaki üslup ve zaman

Konuşma tarzı veya kullanılan kelimelerde bir cool’luk temsili olabilir. Günlük konuşma stilinden farklı bir tarzda konuşma sergilerseniz cool diye adlandırılmanız mümkün. Konuşmada zaman unsuru da önemlidir. Konuşmanın iki tarafa da bir şeyler katması gerektiğini ve zaman kaybına yol açmaması gerektiğini unutmamalısınız.

Taviz vermemek

Popüler olmak için taviz vermeyenler daha cool bulunur. Kimse kendilerini izlemiyormuş gibi davranan insanlar cool olurlar.

Geleneksel anlayıştaki atına ya da dövize yatırım yapma düşüncesinin yerini kripto paralar almaya başladı. Blokchain teknolojisinin sanata entegre olmasıyla adı daha çok duyulmaya başlayan NFT son dönemin gözdesi durumundadır.

NFT nedir?

Orijinal adı “Non-Fungible Token” olan NFT içinde resimden müziğe hemen her sanat dalında dijital karşılık bulan dijital varlık olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde en çok dijital sanat eserleri için kullanılsa da interaktif oyun öğeleri gibi farklı kullanım alanlarına da sahiptir. NFT benzersiz bir varlık olması sebebiyle başka bir token ile takas edilememektedir. Bir anlamda dijital sanat eserine bir tapu sağlanmaktadır. NFT’yi diğer blokchain temelli dijital varlıklardan ayıran en temel özelliği eşir değer karşılığında başka bir NFT ile takas edilmesinin mümkün olmasıdır. Aynı zamanda daha küçük parçalara ayrılabilmektedir yani bozdurulabilmektedir. Bu teknolojide atılan tweetler dahi bir değer taşımaktadır. Twitter’ın kurucu ortağı Jack Dorsey’in bit tweet’ini satmasıyla ilk örnekleri ortaya çıkmaya başlamıştır.

Nasıl yapılır?

Herkes NFT sahibi olabilmekte ve oluşturabilmektedir. NFT oluşturmak için ihtiyacını olan şeyler; bir dijital para cüzdanı, az miktarda Ethereum sahibi olmanız ve kripto dönüşümünü sağlayabileceğiniz NFT Pazar bağlantısıdır. Sahip olduğunuz NFT’yi karşılıklı değiştirmeniz mümkün değildir. Takas yapabilmeniz için sahip olduğunuz NFT’yi, NFT açık artırma pazarına yüklemeniz gerekmektedir.

Nasıl kullanılır?

Bir NFT’nin benzersizliği blok zinciri defteriyle doğrulanabilmektedir. Dijitalde bulunan herhangi bir şey NFT olarak satın alınabilmektedir. Satın aldıktan sonra onu saklayacağınız dijital cüzdana ve hangi kripto para birimine ihtiyaç duyduğunuza karar vermeniz gerekmektedir. NFT’ler Pazar yerlerinde satılmaktadır ancak platform değişikliği süreç farklılıkları yaratabilmektedir. Benzersiz dijital varlığınızı NFT pazarına yükledikten sonra fiyatlandırmaya karar vererek satışı gerçekleştirebilmem mümkündür.

Girişimci fikirlerin ürüne dönüşmeleri oldukça heyecan verici bir durumdur. Ortaya çıkan ürünün iyi pazarlanmasının sonucunda da yeni bir iş alanı ortaya çıkar ve girişimcinin büyümesi için bir fırsat doğar. Bir startup için pazarlamada başlangıç aşamasında en önemli etken bütçesine uygun olanı belirlemektir. İyi bir stratejiyle belirlenmiş pazarlama ürünü görünür kılar ve hedef kitleye doğrudan ulaşmaya yardımcı olur.

Referral sistemi

En iyi pazarlama müşterilerinizin sizi pazarlamasıdır. Ürünlerinizi kullanan ve memnun kalan kişiler yakın arkadaşlarına, ailelerine ve çevrelerine öneren bir pazarlama sisteminde satış oranınız normalden dört kat daha fazladır. Ayrıca “Referral Sistem” kurulumu bir girişimciyi bütçe olarak çok zorlamaz.

Basın bülteni

Hedef kitlenize ulaşmanın en etkili yollarından biri de basın bültenleridir. Basın bültenleri markanızın tanıtımını ve duyurularını yapabilmeniz için uygun fiyatlı seçenekler sunar. Günümüzde haberlerin her an takip edildiği düşünüldüğünde basın bültenleri girişimciler için etkili bir seçenek haline gelmektedir.

İçerik pazarlamak

Markanıza ait bir blog kurmak ve burada düzenli olarak içerik üretmek size uzun vadede kemik bir müşteri kitlesi oluşturur. İçeriklerinizi geniş bir yelpazede hazırlamanız ise olabildiğince çok insana ulaşmanıza yardım eder. Günümüzde popüler olan alanları içerik pazarlaması yapmak için kullanabilirsiniz. Örneğin podcatsler şu an oldukça ilgi görmekte ve bu alanda pazarlanacak bir içerik markanızın itibarını ve etkileşim trafiğini artırır.

Sosyal medya

Sosyal medya pazarlama sizden para yerine zaman ve yaratıcılık ister. Yeterli zamanı ayırıp üzerine ayrıntılı olarak çalıştığınız takdirde size geri dönüşünün maddi kâr olması işten bile değildir. Popüler sosyal medya platformlarında marka olarak bulunun ve hedef kitlenize yönelik kaliteli içerikler üretin.

 

 

 

Beyaz yakalı deyince hepimizin aklına ilk gelen özellik masa başı çalışanı olmalıdır.  Genel olarak fiziksel güce dayanmayan, zihinsel gücüyle daha çok idari, araştırma ve geliştirme işlerinde faaliyet gösterirler. İş temposundaki bu monotonluktan dolayı boş zamanlarını daha aktif ve hareketli geçirmeyi tercih ediyorlar. Kendilerini ayırdıkları bu kısa zaman diliminde beyaz yakalılar daha çok hangi hobileri tercih ediyor? Buyurun göz atalım.

Yüzmek

En çok tercih edilen hobiler arasında yer alan yüzme beyaz yakalılarında en sık tercihi haline gelmiştir. Gün boyu sandalyede oturup hareketsiz kalmak kasları her geçen gün daha da tembel hale getirdiğinden yüzmeyi bir hobi haline getirmek sırt kaslarını çalıştırır, kamburluğa ve boyun düzleşmesine yarar sağlar.

Piyona çalmak

Masa bası çalışanı olmak bir süreden sonra odak sorunu yaşamanıza sebep olabilir. Piyona çalmak buna çözüm olabilecek hem de müziğin rahatlatıcı ve dinlendirici özelliğiyle sizi büyüleyecektir. Bilimsel olarak da birçok yararı olan piyona çalmanın bazı faydaları ise şunlardır; Vücut koordinasyonunu geliştirir, konsantrasyon süresini arttırır, hızlı okuma becerisi kazandırır, hafızayı geliştirir ve çalışma disiplininizi arttırır.

Tenis Oynamak

Yazın açık havada, kışın ise salonlarda tercih edilen tenis sporu en keyifli hobilerden biridir. Keyifli olmasının yanı sıra tüm vücudu çalıştırmasıyla da sık tercih edilen hobiler arasındadır. Sinirsel bağlantıları güçlendiren, refleksleri iyileştiren ve sosyal aktivitenin tam olduğu tenis sporu beyaz yakalıların boş zamanlarını dolduran bir hobidir.

Golf oynamak

Havasıyla, dokusuyla ve büyüleyen doğa manzarasıyla en huzur verici hobiler arasında yer alan golf sessiz ve rahatlatıcı ortamıyla beyaz yakalıların boş zamanlarını en kaliteli şekilde dolduruyor. İlkbahar ve sonbahar aylarında daha sık tercih edilir. Bu eski ama hala popüler olan hobi kendine ait özel kurallarıyla dikkati her zaman üzerine çekmeyi başarmıştır.

Kayak

Bir kış sporu olan kayak en sevilen ve eğlenceli hobiler arasında yer almaktadır. Türkiye’nin birbirinden güzel kayak merkezi bulunmasıyla birlikte beyaz yakalılar bulundukları şehirde bir kayak merkezi bulunmasa bile en yakın merkeze yolculuk yaparak günlerini kaliteli, soğuk ve eğlenceli hale getiriyorlar.

Binicilik

Kargaşadan ve meşgalelerden uzak olan binicilik hobisi her geçen gün daha da yaygınlaşıyor. Bir at sahibi olmak ciddi bir para ve emek istiyor fakat satın almadan da düzenli ve boş zamanlarda tercih edilebilir. Atınızla aranızdaki bağı hissetmenizi sağlayan ve özgür hissettiren bir hobidir binicilik.

 

 

 

Nöro Pazarlama (Neuromarketing): İnsanın beynindeki satın alma algısını baştan sona inceleyen araştıran ve kullanıcıyı o ürüne yönlendirebilen bir pazarlama yöntemidir. Fark etmeden verdiğiniz tepkileri, ‘karasız kaldığınız ürünler arasında tercih yaparken daha yakın hissettiğiniz ve beğendiğiniz ürüne bakarken göz bebeklerinizin büyümesi.’ veya ’duyusal anlamda fark etmeden reklamlardan etkilenmeniz.’ gibi durumları inceler. İnsan beynine girmede en etkili yöntemler fMRI ve EEGdir. Bu yöntemler tüketicinin reklamları izlerken beyinde hangi bölgeyi aktifleştirdiğini tespit etmektedir.

Her gün daha da dijitalleşen bir toplum olarak ister istemez birçok reklama, uygulamaya, görsele, satın almaya, yönlendirmeye maruz kalıyoruz/bırakılıyoruz. Son aylarda evlerimizde daha çok vakit geçirdiğimiz için online alışverişi sıkça kullanmaya başladık bu da dijitalleşmemizin bir parçası olarak görülüyor, peki dijitalleşme nöropazarlamaya nasıl bir katkı sağlıyor?

Görsel ve duyusal açıdan bizi ürüne teşvik eden reklamlara kolaylıkla erişim sağlayabiliyoruz, kullandığımız uygulamalar veya mağazaya gittiğimizde ürünün kodunu okutarak kaç adet kaldığından bedenine kadar sorgulatıp hiç aramaya gerek bile kalmadan işlerimizi kolaylıkla ve hızlı bir şekilde halledebiliyoruz. Bu olanaklar bizleri ürünlere, reklamlara ve markalara olan duygusal bağı güçlendiriyor.

Dijitleşme sosyal hayatımızda zaman ve maddi açıdan kolaylık sağlarken markalar içinde oldukça faydalı bir etki oluşturuyor. Müşteri analizlerini ve potansiyel müşteri bulmalarını bir hayli kolay hale getiriyor. Elde edilen veriler müşterinin hangi ürüne yöneleceğini, hangi ürünle ilgilendiğini veya hangi ürünü aradığını tespit ederek o marka ve ürünü tekrar ve tekrar karşısına çıkararak ürüne yönlendirmeyi ve satın alımı sağlıyor. Bu ulaşılması kolay veriler sayesinde markaların müşteri analizleri daha da kolay hale geldiğinden dijital sisteme olumlu ve geliştirilmesi yönünden bakılıyor.