Duygusal zeka, bireylerin sahip olduğu empati kurabilme, motivasyon ve kendi duygularını farkında olma yetkinliklerini kapsar. Bireyin, özgüven duygusunu geliştirme ve çevremizdeki insanlarla doğru bir iletişim kurabilmesi açısında önemli bir kavramdır. Bundan dolayı günümüzde gerek iş hayatında gerekse özel yaşantımızda duygusal zekanın önemi artmaktadır. Hayatımızda büyük kırılmalara ve yönlendirmelere sebep olan kararlarımız, duygularımıza bağlı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu sebepten bireyin hayattaki zorlukları aşabilmesi ve sağlıklı tercihlerde bulunması öncelikle kendi duygularını anlamasından, sonrasında ise başkalarının duygularına empati kurmasından geçmektedir. Duygusal zeka becerilerinin % 50’si doğuştan gelse de, birey istediği takdirde kendini her anlamda geliştirebilir. Yapılan araştırmalar hayatta başarılı olmanın sadece yüksek bir zekaya sahip olmaktan geçmediğini, duygusal zekanın da kişisel gelişim için büyük bir önem taşıdığı göstermiştir.

Duygularını yönetebilme

Soyut bir kavram olan duygular söz konusu olduğunda mantık devre dışı kalmaktadır. Bu tarz karmaşık durumlarda kendi duygularını kontrol altında tutan kişiler her zaman bir adım öndedir. Duyguların bastırılması ya da yok sayılması gibi bir durum söz konusu değildir. Aksine hissedilen duygu her ne ise bunu tüm yönleriyle anlamaktır. Kişinin iç dünyasında olup bitenleri kabullenerek bunu gerçekçi bir şekilde ele alması ve buna göre hareket etmesidir. Bu sayede kişi nefret, kırgınlık, öfke gibi yoğun duygularla daha rahat başa çıkabilir. Kişilerarası iletişimde bireylerin duygularını yöneterek ani kararlar vermemesi veya kötü ifadelerden kaçınması duygularını yönetebilme yetkinliğine bağlıdır. Kendi duygularını farkında olan birey, başkalarının ne düşündüğünü veya ne hissettiğini de önemser.

Etkili iletişimin anahtarı

Etkili iletişim kişinin etrafındaki insanlarla ilişkilerini sağlıklı bir şekilde yönetebilmesi, duygu ve düşüncelerini karşılıklı olarak aktarabilmesidir. Sosyal becerileri yüksek olan bireyler, yaşanan tartışmalarda soğukkanlılıkla hareket edebilmekte, çevrelerindeki kişilerin ne hissettiklerini gözlemleyebilmektedirler. Böylelikle ortaya çıkan sorunların üstesinden kolaylıkla gelebilirler. İş hayatında sabit fikirli, benmerkezci çalışma arkadaşlarına denk gelme olasılığımız çok yüksek. Bu tür durumlarda uzlaşmayı sağlayan, pratik çözüm yolları bulan kişiler etkili iletişimi güçlü olan bireylerdir. Sadece özel yaşantıda değil kariyer basamaklarını çıkma konusunda da etkili iletişim kritik bir rol oynamaktadır.

Kendi potansiyeline inanma

Bireyin, dışarıdan herhangi birinin desteğine ihtiyacı olmadan, hedefi her ne ise onu başaracağına dair kendine inanması kişisel anlamda gelişimini etkileyen önemli faktörlerden biridir. Kişinin içsel motivasyonunu kendi kendine sağlayabilmesi onu sorumluluk almaktan korkmayacak bir seviyeye getirir. İş hayatında önüne çıkan engellere takılmadan atlamasını sağlayacak bu yetkinlik aynı zamanda bireyi yeniliklere açık bir hale getirecek, farklı bakış açıları kazanmasını sağlayacaktır. Kişinin aksiyon alması, terslikler çıksa da yola devam etmesi tam anlamıyla kendine inanmasından geçmektedir. Bireyin ruhsal durumunu kötü durumlarda bile olumlu tutması, kişinin bu tip küçük engelleri, hedefine doğru giderken birkaç küçük taş olarak görmesine bağlıdır.

 

 

Seda Çağla Kamal
Yazar

Edebiyat Öğretmeni / Şair - Güne anlam katan cümleler, ruhu dinlendiren, okumayı değerli kılan sözcükler hep onun kaleminden. Yaşama dair, sanata dair her şeyi seviyor.

Yoruma kapalı