Yazar

Ece Yıldız

Browsing

Nesiller arası çatışma hayatımızın her anında karşımıza çıkan bir sorundur. Özellikle aile şirketlerinde bu sorunlarla daha çok karşılaşılır. Yeni nesil olarak kabul ettirmek ya da değiştirmek istediğimiz birçok nokta olmasına rağmen bunları işleve dökmek zorlayıcı olacaktır. Aile şirketinde yeni nesil olmanın zorluklarından bazıları şunlardır:

Yeni reklam yollarını kabul ettirmek

Günümüzde teknolojinin de ilerlemesiyle reklamcılıkta birçok farklı yol ortaya çıktı. Eskiden kullanılan reklam yollarının çoğu günümüzde artık çok da iş göremez hale geldi. Bu sebeple bir aile şirketinde yeni nesil olarak yeni reklam yollarını kabul ettirmek biraz zorlayıcı olabiliyor. Örneğin televizyon reklamlarının eskisi gibi etkileyici olmadığını artık sosyal medya üzerinden reklam yapılması gerektiği durumunu bir aile şirketine kabul ettirmek zorlayıcı olacaktır.

Teknolojik gelişmelerin yararlarını fark ettirmek

Geçmişten günümüze çok büyük teknolojik gelişmeler oldu. Fakat bu gelişmeleri takip etmeyip yeniliklere ayak uyduramayan kesim her zaman neslin gerisinde kaldı. Bu sebeple teknolojik gelişmeleri her zaman takip etmeli ve her zaman yeni nesle ayak uydurarak ilerlememiz gerekmekte. Fakat yeni nesil olarak aile şirketlerinde bu durumların fark edilmesini sağlamak da yine zorlayıcı bir süreçtir.

Kuşak çatışması

Bir aile şirketinde yeni nesil olmanın en zorlayıcı yanı kuşak çatışmasıdır. Kuşaklar arasında çok fazla yaşantı farkı olduğu için olaylara olan bakış açılarında da çok büyük farklılıklar oluşturmaktadır. Ve bu durum yeni nesilde normal karşılanan bazı durumların aile şirketinde tepki görecek bir durum olmasına sebep olur ve de bu durum sorun yaratır.

Şirkette gelenekleşmiş çalışma şekillerinin değiştirilmesi

Her şirketin oturttuğu bazı çalışma şekilleri vardır ve bunlar artık o şirkette gelenek haline gelmiş olur. Fakat her gün daha farklı ve verimli çalışma yolları da ortaya çıkıyor. Şirkette değişiklik yapmak farklı çalışma yollarını denemek verimliliği arttırmak adına önemli bir adım olacaktır. Fakat bu gelenekleşmiş çalışma şekillerini değiştirmek de oldukça zorlayıcı olacaktır.

 

Pandemi döneminde hayatımıza giren en yeni çalışma stili olan uzaktan çalışma doğru uygulandığı takdirde diğer çalışma şekillerinden çok daha verimli olabilir. Ancak bu yeni çalışma şekli kurumunuzdaki birçok şeyi yeniden yapılandırmanızı gerektirebiliyor. Dünyanın yaşadığı Covid-19 krizi bu çalışma kültürüne birçok kurumu hızla adapte etti ve uzaktan çalışma kültürünün artık kalıcı olması da öngörülüyor.

Çalışan ilişkileri

Aynı iş yerinde iletişimleri yüksek olan insanlar uzaktan çalışma kültürüne geçtiklerinde çalışma arkadaşları olduğunu unutarak iletişim kopukluğu yaşıyor. Bu da çok kolay halledebilecek bir problemi krize çevirebiliyor. Bu sebeple çalışanlarınız arasındaki iletişimi en üst seviyede tutmaya çalışmalısınız.

Çalışanlarınızı terk etmeyin

Eğer disiplinli bir uzaktan çalışma kültürü oluşturmak istiyorsanız çalışanlarınıza bu çalışma modelinin fiziksel olarak çalışma modelinden hiçbir farkı olmadığını anlatmalısınız. Nasıl olsa iş yerine gelmiyorlar diye sizin çalışanınız olmaktan çıkmıyorlar. İş yerinde nasıl hatırlarını sorup, sorunlarıyla ilgileniyorsanız uzaktan çalışma kültüründe de aynısını uygulamalısınız ki çalışanlarınız uzaktan çalışma kültüründe motivasyon kaybı yaşamasın.

Teknolojik altyapı

Uzaktan çalışma kültürü oluştururken çalışanlarınızın tüm teknolojik ihtiyaçlarını karşılamalısınız. Aynı zamanda yeni teknolojiye uyum süreçlerini hızlandırmak için onlara bütün teknolojik alt yapıyı anlattığınız programlar düzenleyebilirsiniz. Çalışanlarınızın teknolojik eksikliklerinden kaynaklanan durumlar olması onların bu kültürü benimsemesini zorlaştırır. Bu konuda yatırım yapmaktan çekinmemelisiniz.

Onlara her şeyin planlı olduğunu hissettirin

Zorunluluktan hazırlıksız bir uzaktan çalışmaya geçmiş gibi hissetmelerini engellemelisiniz. Bunun için geçtiğiniz çalışma kültürünün aslında planlı olduğunu değişen hiçbir şeyin olmayacağını hissettirmelisiniz. Çalışanlarınız uzaktan çalışma kültürünü deneyimlerken bunun önceden planlanmış bir şey olduğunu hissetmelidir.

Kurum misyonunuzu ve vizyonunuzu güncelleyin

Müşterilerinize de uzaktan çalışma kültürüne geçtiğinizi duyurmanız ve anlatmanız çalışanlarınızın bu kültürü benimsemesini kolaylaştırır. Esneklik, uyum, hızlı geri dönüş gibi prensipler uzaktan çalışma kültürünün temel yapı taşlarıdır. Bu prensipler çerçevesinde hem çalışanlarınıza hem müşterilerine karşı kendinizi güncellemelisiniz.

Popülerliği hızla artan elektrikli araçlar medyada ve insanlar arasında çokça konuşulmaya başladı. Dünyanın karşı karşıya kaldığı iklim krizi başta olmak üzere birçok problemin çözümünde elektrikli araçların öneminin büyük olduğu düşünülmekte. Özellikle otomotiv sektörünün küresel ısınmayı tetiklediği bilinmekte. Yaşanan çevresel sorunların artışı sebebiyle sektör çözümü elektrikli araçlarda buldu. Elektrikli araçların fosil yakıt ve yağ kullanmaması çevreye verilen zararı büyük ölçüde azaltıyor.

Temiz bir gezegen

Elektrikli araçların hayatımıza katacağı en önemli şey daha temiz bir havadır. Özellikle otomobiller yılda 333 milyon ton karbondioksit salınımı yapmakta ve bunun atmosfere verdiği zarar oldukça büyüktür. Elektrikli araçlar bu sorunu ortadan kaldırarak bizlere daha temiz bir hava vermeyi vadetmekte.

Enerji ve tasarruf

Elektrikli araçlar diğerlerine göre daha fazla enerji harekete dönüştürebilir bu daha çok verimlilik anlamına gelir. Aynı zamanda enerji kullanımından kaynaklı olarak daha az maliyetli bir durumdadır.

Sağlık

Dünya sağlık örgütü ölümlerden 4.6 milyonunun hava kirliliğine bağlı nedenlerden dolayı olduğunu bildirdi. Elektrikli araçlar hava kalitesini ciddi ölçüde artırmaktadır. Bu sayede insanlar daha az hastalanacak ve sağlık problemlerinde azalma görülecektir.

 Yeni nesil enerji kaynakları

Artan elektrik ihtiyacı ile yenilenebilir enerji kaynaklarının yanında biyokütle ve hidrojen gibi yeni nesil enerji kaynakları da daha etkin bir biçimde kullanılacak.

 Şarj istasyonları

Elektrikli araçların yakıt ihtiyacı şarj istasyonlarından sağlanacak. Bu da çok sayıda şarj istasyonu kurulacak anlamına gelmektedir. Petrol ofisleri yerini şarj istasyonlarına bırakacak.

Hibrit çalışma modeli haftalık mesainizin belirli bir süresini evden belirli bir süresini iş yerinizden yönetmenizdir. Pandemi döneminde birçok iş yerinin tercih ettiği hibrit model alanda bulunan kişi sayısını azaltarak ortamı daha güvenli hale getirmeyi amaçlıyor. Basit bir tabirle vardiyalı çalışma olarak da tanımlanabilir. Çalışanlar ekiplere ayrılıyor ve bir ekip iş yerindeyken bir ekip evden çalışıyor ve daha sonra ekipler yer değiştiriyor. Son zamanların popüler tartışma konularından biri olan hibrit çalışma modeli ne kadar verimli? Ne kadar işe yarıyor?

Tasarruflu

Hibrit çalışma modeli kurumların maddi ve fiziki giderlerini azaltmanın yanı sıra zamandan da tasarruf etmeye yardımcı olmaktadır. Bireyler trafikte harcadıkları zamanları iş bitirmek için kullanabiliyorlar. Bu şekilde hem iş verenin hem çalışanın motivasyonu sağlanıyor ve psikolojik bir iyileşme meydana geliyor.

Verimlilik arttı

Sürekli bir yere bağlı kalarak çalışmak bireylerin sıkılmasına neden olabilmektedir. Hibrit çalışma modeliyle biraz evden biraz iş yerinden çalışmak kişilerin ruhlarının sıkılmasının önüne geçmiştir. Böylelikle motivasyon daha kolay sağlanmış ve üretim verimliliği artış göstermiştir.

Salgının yayılması çalışma alanlarına yayılması engellenebilir

Sağlık bakanlığının yayınladığı veriler gösteriyor ki kapalı alanlarda mesafeli ve çok az kişi de olsa risk devam etmektedir. Hibrit çalışma modeli, ofis ruhuyla beraber çalışanların sağlıkları da korunma altına alınmaktadır. Hibrit çalışma modeli sadece günümüzde yaşanılan salgın için değil gelecekte karşılaşabileceğimiz yaygınlık gösterebilecek hastalıklardan korunmak için de avantaj sağlamaktadır.

Dijital dünyaya uyum hızlandı

Ofis ortamlarında birçok iş dijital cihazlar üzerinden sağlanabildiği için çalışanların bazı durumlarda iş yerinde bulunmaları fuzuli bile olmaktadır. Günümüze kadar reddedilen dijitalleşme hibrit çalışma ile hız kazandı. Tam entegrasyonla bütün işlerin daha kolay hale gelebileceği savunulmaktadır.

Eşitsizliğin doğma ihtimali

Hibrit çalışma modeline uyum sağlayabilecek kurumlar olduğu gibi iş yerinde mutlak fiziki bulunurluk gerektiren kurumlar ve sektörler de bulunmaktadır. Bu noktada bir adaletsizlik doğma ihtimali söz konusudur. Bazı kurumlar pahalı ekipmanlarla çalışabilmektedir ve çalışanlarının hepsinin bu ekipmanları edinmesi mümkün olmayabilir. Yöneticilerin bir kısmı verimliliğin rutine ve sürekliliğe bağlı olduğunu savunmaktadır. Bu sebeple evden ve ofisten aynı anda çalışmanın verimliliği düşürme ihtimalini düşünmektedirler.

 

 

 

İş başvurularında kendimizi ifade etmek için oluşturduğumuz CV yani özgeçmişimiz birkaç sayfalık yazıdan ibaret değil. İşe alınıp alınmayacağınız konusunda yüzlerce hatta binlerce kişi arasından sıyrılıp öne çıkmak, ön elemeyi geçmek için herhangi bir CV’den çok daha fazlasına ihtiyacınız vardır. Bu yüzden CV’nizi oluştururken birkaç sayfalık yazı olarak değil sizi istediğiniz pozisyona getirecek bir anahtar olarak görmelisiniz. İşte CV hazırlarken dikkat etmeniz gereken noktalar….

 Anlaşılır ve özgün

CV oluştururken yapılan en büyük hatalardan biri insanın gözünü yoran ve bilgilerin karmaşık bir şekilde yazılmasıdır. 2 sayfayı aşmasın ya da ne kadar fazla sayfa olursa o kadar iyidir gibi bir ayrım yapmadan bilgilerinizi belli bir sıralama doğrultusunda yer vermeniz daha doğru olacaktır.  Bunun yanı sıra başvurduğunuz pozisyona uygun ya da karakterinize özgü yaratıcı bir CV oluşturmanız sizi bir adım öne çıkaracaktır.

 Fotoğrafsız bir CV düşünmeyin bile

CV hazırlarken en az isim ve soy isminiz kadar seçeceğiniz fotoğrafta önemli bir etkiye sahip. Kurumlar artık sahip olduğunuz teknik bilgi ve becerilerin yanı sıra, prezantabl ya da pozitif bir kişiliğiniz olmasıyla da ilgileniyor. Bu sebeple gülümsediğiniz bir fotoğrafınızın CV üzerinde olması, karşı tarafa enerjinizi yansıtmanıza yardımcı olacaktır.

 Eğitim bilgileri

Almış olduğunuz eğitim sizi en üst sıralamaya taşıması açısından önemli etkenlerden biridir. Öncelikle sondan başa doğru tarih sırasını takip ederek mezun olduğunuz okulları ve hala devam ettiğiniz okulu yazılmalısınız. Eğer okulu derece ile bitirmişseniz bunu mutlaka belirtin. İlk-orta okul derecesini belirtilmeniz gerekli değildir. İşverenin gözünde diğer pozisyondaki üniversite mezunlarından farkınız olmasını istiyorsanız kişisel gelişime yönelik sertifika programları işe alınma sürecinizi çok daha kolaylaştıracaktır.

 Yetenekleriniz ve hobileriniz

İşverenlerin gözünde artık sadece teknik bilgileriniz değil sizin sosyal kişiliğiniz de büyük bir değere sahip. Özellikle aynı teknik donanıma sahip rakipleriniz karşısında sosyal yetenekleriniz veya hobileriniz artı bir değer elde etmenizi sağlayacaktır. Kurumlar, iş deneyiminin yanı sıra takım ruhuna sahip, dinamik ve insanları bir fikir etrafında toplayacak yetkinlikte elemanları tercih ediyorlar. Bu nedenle katılmış olduğunuz sosyal aktivitelerin çeşidi, kişisel gelişiminiz, katıldığınız kurslar, hobileriniz, üye olduğunuz dernekler sizin için büyük avantaj olacaktır.

İş deneyimleri nasıl yazılmalıdır?

İş deneyimleriniz, işe alınmadaki en önemli kriterlerden biridir. Ancak, bu deneyimler, sondan başa doğru kronolojik bir şekilde sıralanmalıdır. İş tanımlarını fazla detaya girmeden kısa ve öz tutmanız daha anlaşılır olmanızı sağlayacaktır. Eğer yeni mezunsanız ve iş deneyiminiz yoksa yapmış olduğunuz stajları deneyim olarak paylaşmalısınız.

Referanslar nasıl yazılır?

Sizin hakkınızda fikir alınabilecek kişilerin olması ve size referans olmaları, sizin hakkınızda olumlu şeyler söylemeleri, çalışma düzeniniz hakkında bilgi verebilmeleri, özellikle mülakat aşamasında öne çıkmanızı sağlayacak bir özelliktir. Burada dikkat edilecek en önemli nokta, referans olacak kişinin izni alınarak size referans verdiğinden haberi olmasıdır.

 

 

Bize bambaşka dünyaların kapılarını açan, yeni şeyler keşfetmemizi sağlayan kitapları artık günlük telaşlarımız arasında elimize almaya bile vaktimiz olmuyor. İş stresi, trafik yoğunluğu, ev işleri derken bu yorucu tempo çoğu zaman hayattan kopmamıza neden oluyor. Kitaplar bu koşuşturma arasında soluk alabileceğimiz bir durak gibidir. Gel gelelim bazen soluk almak için ayıracağımız yarım saatimiz bile olmayabilir. Bir yandan yapmanız gereken işleri halledip bir yandan da kitap okumak artık imkansız değil.

Dijitalleşmenin getirdiği avantajlar arasına istediğiniz kitabı istediğiniz yer ve zamanda dinleyebilmeniz de eklendi. Sesli kitap uygulamaları bizi “okuyacak vakit mi var?” engelinden kurtarıp, “bugün acaba hangi kitabı okusam?” heyecanıyla tanıştırıyor. Her ne kadar sesli kitapların kitap okumak kadar faydalı olmadığı söylesen de birçok kolaylığa sahip.

İşte, sporda, trafikte kısaca her yerde
Sesli kitapların en büyük avantajlarından biri nerden olursanız olun cebinizde kocaman bir kütüphane taşıyor olmanız. Sesli kitapları akıllı telefonunuzdan, iPod ya da bilgisayarınızdan dışarıda ya da arabada dinleyebilirsiniz. Trafikte beklemek size işkence gibi geliyorsa ya da ev işlerini yaparken bir yandan da kitap okuyayım diyorsanız hemen sesli kitap uygulamalarına bir göz atın deriz. Tatil yolcuklarında yanınızda götüreceğiniz kitap konusunda kararsız kalanlardansanız eğer artık bütün kitaplığınızı yanınızda götürme şansına sahip olacaksınız.

Müzik gibi bir kitap
Tıpkı iyi bir müzik dinlemek gibi sesli kitaplar da size ruh halinize uygun kitabı istediğiniz zaman dinlemenizi sağlayacak. Stresli ortamdan bir parça da olsa uzaklaşmak, kafanızın içini boşaltmak için yapmanız gereken işi ertelemenize gerek yok.

Dinlerken öğren
Eğer yabancı dil öğrenirken kelimelerin nasıl söylendiğini bilmiyorsanız ya da tarih sınavına çalışmanız gerekiyorsa sesli kitaplar bu sorununuza harika bir çözüm olacak. Öğrenmek istediğiniz dil ya da konu hangisi olursa olsun sadece görerek değil dinleyerek de daha iyi anlamanızı sağlayacak. Tasavvuftan sanat tarihine, tiyatrodan biyografiye 50’den fazla türden kitabı dinleyerek öğrenebileceksiniz.

Zamandan tasarruf
İster temizlik yaparken ister bebeğimizi uyuturken veya bir işle uğraşırken merak ettiğimiz tüm kitapları bitirebilme şansına sahipsiniz. Kitap okumak için boş zamanınızın olmamamsı artık sizin için bir engel değildir. Günün her anında her yerde yanınızda kitabınızı taşıyabileceksiniz.

Cep dostu

Sesli kitapların belki de en güzel yanı kitap pahalılığının artık istediğiniz kitabı okumanıza engel olmaması. Ayda belki de sadece bir kitap alabiliyorken sesli kitap uygulamaları sayesinde tek bir kitap fiyatında binlerce sesli kitap okuyabileceksiniz.

Teknolojik gelişmeler ve dijital dönüşüm tüm hızlıya gelişimini sürdürüyor. Dolayısıyla iş ve sosyal yaşam da bu değişime ayak uydurmak zorunda kalıyor. Yaşamımızın her alanına dokunan bu dönüşümün gelecekte iş dünyasını, iş modellerini ve çalışma anlayışını tamamen değiştireceği tahmin ediliyor. Gelecekte iş dünyasında yaşanacak değişiklikleri sizler için araştırdık.

 Yapay zekâ büyük önem taşıyacak

Dijital dünyanın en trend konuları arasında yer alan yapay zekâ, neredeyse iş ve sosyal yaşamımızın tüm evrelerinde karşımıza çıkmaya başladı. Gün geçtikçe etkisi ve kullanım alanı genişleyen yapay zekanın gelecekte iş dünyasında daha da fazla dahil olacağı düşünülüyor. Öğrenme yetisine sahip ve öğrendiklerini doğru bir biçimde kullanabilen yapay zekâ ürünleri birçok iş kolunda büyük öneme sahip olacak.

AR teknolojisi dengeleri değiştirecek

Elektronik cihazların çevrelerindeki nesneleri tanıma özelliğinden faydalanarak gerçek görüntüleri toplaması ve birbiri üzerine bindirilmesi olarak ifade edilen “Artırılmış Gerçeklik”, birçok kurum tarafından müşterilerine ulaşmada, strateji belirlemede ve uygulamada sıkça kullanılacak. Öte yandan AR teknolojileri ile birlikte birçok çalışanın ve işverenin günlük iş yapma rutinlerinin de değişime uğrayacağı öngörülüyor. AR teknolojileri pazarının 2020 yılında kadar 115 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.

Freelancer kavramı yaygınlaşacak

Yaşanan dijitalleşme süreci ile birlikte yeni çalışan modelleri de ortaya çıktı. Freelancer olarak nitelendirilen ve iş dünyasının içerisinde aktif olarak var olan bir dijital çalışan kavramı da bu süreçle birlikte karşımıza çıktı. Zaman ve mekan kavramından uzak ve ekstra giderlerin önüne geçen freelancerlar gelecekte iş dünyasında daha fazla tercih edilecek.

Yatırımlar biçimleri değişecek  

İş dünyasının evrimi ile birlikte kullanılan argümanlarda buna paralel olarak değişim göstermeye devam ediyor. Sanal paralar da bu argümanlar arasında yer alıyor ve iş dünyasındaki birçok rutini değiştireceği öngörülüyor. Her şeyin giderek dijitalleştiği bir ortamda ticari birçok işlem artık sanal paralar ile yapılabiliyor. Bitcoin’le başlayan değişim, ülkelerin ve ardından birçok şirketin resmi olarak sanal paraları kabul etmesiyle farklı bir boyut kazandı ve gün geçtikçe yeni kripto para türleri de ekonomi piyasalarına sürülmeye başlandı.

İş dünyasında fiziki sınırlar kalkacak

Dijital dönüşüm ile birlikte iş dünyasındaki fiziki sınırlar kalacak. Toplantılar online olarak yapılacak, evden çalışma modelleri artacak ve gelişecek, son olarak da uluslararası iş yapma modelleri gelişecek. Ayrıca dijital göçebeler farklı ülkelerden işverenler ile iş birliği yaparak farklı döviz kurları üzerinden para kazanacak.

 

 

 

İnternetin ve dijital dünyanın hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesinin ardından “Dijital Vatandaşlık”, son dönemlerin en çok konuşulan kavramları arasında yer alıyor. Dijital vatandaş, dijital dünyada kimliğiyle ve varlığıyla yer alan, toplumla internet teknolojileri aracılığıyla ilişki kuran kişiler olarak tanımlanıyor. Teknolojinin yanlış ve etik olmayan şekilde kullanılmasından dolayı oluşan sorunlar nedeniyle dijital vatandaşlık kavramı ayrıca önem kazanıyor.

Örnek bir dijital vatandaş nasıl davranmalıdır?

Dijital vatandaşların e-devlet uygulamalarını kullanabilen, alışveriş yapabilen, online eğitim alabilen ve bu davranışları yaparken etik kurallara uyan, hak ve sorumluluklarının bilincinde olan kişiler olmaları gerektiği vurgulanıyor. Etik ve ahlaki açıdan değerlendirildiğinde örnek bir dijital vatandaştan beklenen davranış kalıpları ise şu şekilde:

  • Teknolojiyi kötüye kullanmamak,
  • Online dünyada etkileşim ve iletişim kurarken doğru, etik ve ahlaki davranışlar sergilemek,
  • Dijital dünyada neler paylaştığına dikkat etmek; din, dil, ırk vb. kavramlar özelinde rencide edici tavırlar takınmamak,
  • Sosyal medya hesaplarını diğer bireyleri rahatsız edici şekilde kullanmamak,
  • Çevrimiçi davranışlarının etik sonuçlarını bilmek.
  • Dijital parmak izinin; internette paylaştığınız şeylerin asla kaybolmayacağının bilincinde olmak,
  • Dijital alanda kaynağı doğru bilgileri kullanmak, her bilginin kaynağını belirtmek,
  • Herhangi bir platformda görüş bildirirken veya yorum yaparken tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi saygılı olmak,
  • Diğer kişilerin çalışmalarına, kimlik veya bilgilerine zarar vermenin bir suç olduğunu bilmek.

Dijital vatandaş olmak neden önemlidir?

Teknolojik gelişmelerin ve dijital dönüşümün de etkisiyle dijitalleşme ile ilgili tüm kavramlar iş ve sosyal yaşamımızdaki önemini arttırdı. Dijital vatandaşlık da bu kavramlardan bir tanesi. İnternetin sınırları aşması ve dünyanın her yerinden insanları birbiriyle bulaştırması, dijital vatandaşlığı bir gereklilik haline getiriyor. Uzmanlar dijital vatandaşlık kavramına yönelik eğitimlerin artması ve uluslararası etik kurallarının belirlenmesi gerekliliğinin de altını çiziyor. Ayrıca dijital vatandaşlık kavramının güçlenmesinin siber zorbalığı da giderek azaltacağı önemle vurgulanıyor.

 

Son 15 yıldır gelişen teknoloji ve dijital dönüşümle dinamikleri değişen iş hayatı, artık ikinci bir uzmanlık alanı beklentisini de beraberinde getiriyor. Eskiden sadece pazarlama uzmanı olmanız yeterli iken artık dijital dünyaya, kodlara, tasarıma dönük işveren beklentileri söz konusu. Yahut IT departmanında görev yapıyorsanız pazarlamaya da hakim olmanız iş başvurularında beklentiler arasında yer alıyor. Hal böyle iken, geleceğinizi şekillendirecek veya mevcut konumunuzu destekleyecek yüksek lisans (master) programlarını sizler için derledik.

İş sağlığı ve güvenliği yüksek lisans programı

İş güvenliği, işçi sağlığı ve güvenliği büyüyen ekonomilerde ihtiyacı artan alanlardan biri durumunda. İş sağlığı ve güvenliği yüksek lisans programı; fizik, kimya, biyoloji fakültelerinin tüm bölümleri ile mühendislik fakültelerinden mezun olanlar için iş hayatında ve gelecekte kolayca yükselmek adına tercih edilecek master programları arasında yer alıyor.

İşletme (mba) tezsiz yüksek lisans programı

Günden güne daha fazla duymaya başladığımız MBA’nin İngilizce açılımı Master Business Administration’dır. Türkçesi ile İşletme Yüksek Lisansı anlamına gelmektedir. MBA, günümüzde yönetimi ilgilendiren her pozisyon ve iş dünyasında yönetim sorumluluğu almak isteyenler için uygun bir master programı. Kendinizi yönetimsel anlamda daha donanımlı hale getirmek istiyorsanız MBA programlarına kayıt olabilirsiniz.

İnsan kaynakları yüksek lisans programı

20 yıl önce sadece büyük şirketlerde görmeye alışık olduğumuz insan kaynakları birimi, günümüzde en küçük şirketten en büyüğüne kadar bir departman olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle büyüyen ekonomiyle birlikte işletmeler İK departmanlarının varlığına daha çok ihtiyaç duymaya başladığına tanık oluyoruz. İşletme, iletişim, iktisat bölümlerini tamamlayan ve üstüne bir master yapmak isteyenler için İK master programlarının birebir olduğunu söyleyebiliriz.

Siber Güvenlik yüksek lisans programı

Özellikle artan online trafikle birlikte hem bireyler hem de şirketler için siber güvenlik her geçen gün daha önem kazanıyor. Hatta gelecekte herkesin bir siber güvenlik uzmanının olacağına dair öngörüler mevcut. Siber Güvenlik yüksek lisans programı, hem bir şirkete bağlı olarak ya da freelance olarak dışarıdan bir şirkete hizmet vermek isteyenlerin son dönemlerde tercih ettiği master programlarının başında yer alıyor.

Nöropazarlama tezsiz yüksek lisans programı

Dijital dönüşümle birlikte her şey değişse de, dönüşse de yerini koruyan ve her daim ihtiyaç duyulan alanlardan biri pazarlama. Ancak bu kez pazarlamayı farklı bir açıdan ele alan nöropazarlama yüksek lisans programından bahsedeceğiz. Bireylerin satın alma davranışlarını inceleyen nöropazarlama, yeni gelişen bir alan olarak dikkat çekiyor. Türkiye’de çok kısa bir geçmişi bulunan nöropazarlama alanında birkaç üniversite eğitim veriyor. Bu yüksek lisans programı popülerliğini kazanmadan başvuru yapmak herkesten bir adım öne geçmenizi sağlayabilir.