Yazar

Merve Sevil Akkurt

Browsing

Dijitalleşmenin değiştirdiği alışkanlıklardan biri de alışveriş alışkanlığıdır. Gelişen teknoloji beraberinde dijital alışverişleri de getirdi. Bu değişimler sayesinde markalar artık tüketicilerine daha kolay ulaşabildiği gibi tüketicilerde markaya bir kol mesafesinde olmaya başladı. Bu yakınlık eskiye nazaran daha farklı ve etkin bir müşteri yönetimi planının olması gerektiğini fark ettirdi. Birçok kanaldan müşterisine hızla ulaşıp isteklerine ve problemlerine geri dönen markalar bir adım öne çıkmaya başladı. Geleneksel pazarlama stratejilerinin yerini birçok farklı alana sahip olan stratejiler aldı ve dijital ortamlar tam olarak bu yeni nesil stratejilerin tam ortasında yer alıyor. Bu sebeple dijital ortamlarda müşteri yönetimine gün geçtikçe artan yatırımdan ve yoğun ilgiden söz etmek mümkündür.

CRM yazılımları

Etkin bir müşteri yönetimi için CRM yazılımına sahip olmak sizin için oldukça önemlidir. Maliyet hesaplamak, hangi müşteriye ne kadar ulaştığını görebilmek, potansiyel müşterileri tespit etmek ve herhangi bir sorun olduğunda kaynağını hızlıca bulup çözmek gibi birçok işte size kolaylık sağlayacak bir CRM yazılımına sahip olmalısınız. Bu şekilde markanıza maddi ve manevi kâr sağlayacak en etkin ve doğru müşteri yöntem stratejisini belirleyebilirsiniz.

Sosyal medya

Eğer etkili bir müşteri yönetimi istiyorsanız sosyal medyanın her geçen gün değişen ve dönüşen dinamiklerine siz de uyum sağlamak zorundasınız. Müşterinizin size birebir ulaşabildiği kanal olan sosyal medyayı doğru kullanmak sizi müşteri yönetiminde başarıya götürür. Yorumlar aracılığıyla sizinle iletişim kuran daimi ya da potansiyel müşterilerinize karşı tavrınız ya sorunu çözer ya da bir krize sebep olabilir. Bu nedenle dijital dünyada doğru müşteri yönetimi sosyal medyayı doğru kullanmaktan geçer.

Hız

Dijital dünya baş döndürecek kadar hızlıdır. Her şey son hız gelişir, değişir ya da dönüşür. Siz başarılı bir müşteri yönetimi için bu hıza ayak uydurmalı hatta müşterilerinizden daha hızlı olmalısınız. Onlara en kısa sürede geri dönmeli ve sorunlarına bir çözüm bulmuş olmalısınız. Gelen soruları ve şikayetlere cevap vermek önceliğiniz olmalıdır.

Soğukkanlılığınızı asla kaybetmeyin

Kendinizi asla hatasız görmeyin. Hata yapmanız oldukça doğaldır ve müşteriye de bu doğallıkla yaklaşmalısınız. Özellikle dijital mecralarda müşteriler zaman zaman acımasız davranabiliyor siz bu durumlarda soğukkanlılığınızı koruyarak problemi çözmeye odaklanmalısınız.

Çözüme odaklanın

Müşterileriniz sosyal medyadan size teşekkürlerini sundukları gibi markanızla yaşadığı bir problemi da aktarabilir ve aktardığı mesajın ne kadar işe yaradığını da görmek ister. Bu müşterinin markaya bağlılık oluşturmasında önemli bir etkendir. Dijital mecralar ani krizlerin patlamaya en müsait olduğu ortamlardır. Amacınız problemleri hızla çözerek ve müşterilerinizi dinleyerek yaşanabilecek olası krizin önüne geçmek olmalıdır.

İlk izlenim hepimiz için her zaman çok önemlidir. Tavrımız, dış görünüşümüz, beden dilimiz, jest ve mimiklerimiz ilk izlenimin oluşmasında yardımcı olan unsurlardır. Bir insanı ilk izlenimden edindiğimiz bilgilerle diğer kişilik özellikleri hakkında çıkarım yaparak tahminde bulunuruz. Fakat nasıl iyi bir izlenim bırakacağınız konusunda bir bilginiz yoksa bu yazı tam sizler için. İşte İlk İzleniminin İyi Olması İçin Yapabileceğini 5 Şey.

Ne istediğinizi bilin/kendinizden emin olun

Yeni bir ortama, toplantıya, görüşmeye vs. giderken ne istediğinizi bilerek gidin. Neden o ortamda bulanacağınızı, kimler ile karşılaşacağınızı veya görüşmenin sonunda elde edeceklerinizi gözden geçirerek kendinizi psikolojik olarak o ortama göre hazırlayın.

Güven duygusunu hissettirin

Güven, ilk izlenimin iyi oluşmasını sağlayan en kilit unsurlardan biridir. Örneğin kullanıcıya veya yatırımcıya ürününüzün tanıtımını yaparken kendinize ve ürününüze olan güveni göstermeniz gerekmektedir. Şişirilmiş ve abartıya kaçan güven karşınızdaki kişinin gözünde oluşturacağınız ilk izlenim için olumsuz etkileyebilir. Yerine ve doğru şekilde kullanacağınız güveniniz ilk izleniminizin iyi olmasını sağlayacaktır.

Beden dili ve üslup

İlk izlenim için ilk 10-15 saniye oldukça önemlidir ve ilk izlenimi oluşturan süredir. İlk izlenimin %93’ünü beden dilimiz oluşturmaktadır. Kendinizden emin bir tokalaşma, karşınızdaki kişiye karşı dönük durmanız, göz temasınız ve siz konuşurken aktif şekilde el kol hareketlerini doğru şekilde kullanmanız ilk izlenim için oldukça önemlidir. Ayrıca gülümsemeniz karşı tarafın yargılarını olumlu yönde etkiler bu yüzden sıcak bir gülümsemeyi eksik etmeyi unutmayın.

Konuşmanızı dikkatli yapın

İlk izlenimde önemli olan bir diğer unsur ise konuşmanızdır. Konuşma hızınız ilk izlenimin iyi ya da kötü olmasına etki eder. Eğer konuşma hızınız ortalamanın üstündeyse anlaşılma olasılığınız düşük olacaktır ayrıca hızlı konuşma karşınızdakini sizin baskın bir karakter olduğunu düşünmesine yol açacaktır. Eğer ortalamanın altında konuşan biri iseniz karşı tarafa sizi özgüvensiz olarak yansıtacaktır. Bu nedenle konuşma hızınıza dikkat etmeniz gerekmektedir.

Karşınızdakini dinleyin

Sizin konuşmanız kadar karşı tarafın konuşması ve sizin onu dikkatle dinlemeniz çokça önemlidir. Profesyonel bir ortamda doğru iletişim kurabilmek ve ilk izlenim için konuşmak kadar önemli olan dinlemeye de özen göstermelisiniz. Dinlerken aynı zamanda beden dilinizi de kontrol etmeniz gerekmektedir. Konuşan kişiye karşı ellerinizi bağdaş yapmamanız, göz teması kurmanız ve bedeninizin konuşmacıya karşı dönük olması gerekmektedir. Bu durum sizi onu dikkatle dinlediğiniz anlamına gelmektedir.

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz detoks kelimesi birçok şeyin yanına eklendi. Artık diyetin yanı sıra detoks da sağlıklı yaşam için çoğu kişi tarafından tercih ediliyor. Kısa zamanda etkili sonuçlar alabilmek için herhangi bir şeyi tamamen kesmek daha kolay ve hızlı sonuçlar verdiğinden artık çoğu kişinin gözdesi haline geldi. Biz de sizlere etkili ve faydalı olan, son zamanlarda her yerde duyar olduğumuz şeker detoksundan biraz bahsedeceğiz. Hazırsanız detoksa başlıyoruz!

Nedir bu şeker detoksu?

Şeker çoğu kişi için mutluluk kaynağı, hatta olmazsa olmaz sayılabilir. Bazen diyette olsak dahi şekerden, şeker bulunduran gıdalardan uzak durmak çok zor geliyor. Öyle ki doğal şeker barındıran meyve vb. ürünlerle muadil tatlar yakalamaya çalışıyoruz. Ancak paketli, işlenmiş gıdalar kadar olmasa da meyvelerdeki şeker de masum sayılmaz.

Şeker detoksu, hızlı bir şekilde kilo vermenizi sağlayabilir. Yapılan testler 4 haftalık şeker detoksu sonucunda insanların ortalama 2 ila 10 kilo verdiğini göstermiştir. Ayrıca şeker detoksu yaparak daha sağlıklı bir cilde sahip olunduğu, daha enerjik ve daha iyi bir psikolojiye sahip olunduğu saptanmıştır.

Diyet yapan kişilerin yağları azalttığı ve bu yağlar yerine sağlıklı görünen ancak çok fazla şeker içeren gıdalar tükettiği görülüyor. 4 haftalık şeker detoksu ile birlikte, tatlı yiyeceklerin tadı sizlere daha farklı gelmeye başlayacaktır.

 Şekeri bir anda nasıl bırakabilirim?

Şeker detoksu yaparak sağlığınıza kavuşmak ya da kilo vermek istiyorsanız şekeri adım adım değil bir anda bırakmanız gerekiyor. Şekeri bir anda bıraktığınızda oluşacak en önemli değişiklik tat duyunuzun değişecek olmasıdır. Bir süre sonra meyvelerde ve sebzelerde bulunan doğal şekerin tadını almaya başlayacaksınız. Bu nedenle, bir şeker detoksundaki ilk üç gün, ilave şeker ve aynı zamanda meyveler, mısır, bezelye, süt ürünleri, tahıl ve alkol gibi şeker içermeyen gıdalar tüketmeniz gerekiyor. Temel olarak protein, sebze ve sağlıklı yağlar ile beslenebilirsiniz.

Şeker detoksuna adım: ilk 3 gün

Detoksun ilk üç günü şekeri tamamen kesin. Şekeri kademe kademe değil de bir anda kesmeniz vücudunuzda şok etkisi yaratacaktır. Kaloriler içermemelerine rağmen, yapay tatlandırıcıları da kullanmamalısınız. Yapay tatlandırıcılar, sadece daha fazla yağ depolamanıza sebep olur. Daha sonra artan enerji deposunu ortadan kaldırmak için daha fazla efor harcamanız gerekebilir.

İlk 3 günü geçirdik, şimdi ne yapıyoruz?

4. günden itibaren elma ve süt ürünleri yiyebilirsiniz. Ayrıca günlük olarak yüksek lifli krakerleri, havuç ve bezelye gibi bazı yüksek şekerli sebzeleri de listenize ekleyebilirsiniz.

İkinci hafta itibariyle, nişastalı sebzeler, antioksidan bakımından zengin meyveleri ve ekstra bir porsiyon daha süt ürünü eklenebilir.

Üçüncü hafta ile birlikte arpa, kinoa, yulaf ezmesi gibi tahıllar ve üzüm dahil olmak üzere daha fazladan meyveler tüketilebilir. Ayrıca hafta boyunca bir parça bitter çikolata tüketebilirsiniz.

Dördüncü haftada ise günde bir porsiyon ekmek ve pilav gibi yüksek nişastalı gıdaların tadını çıkarabilirsiniz.

4 haftanın sonunda bağımlılık yapan davranışlar ortadan kalktığı için, yediğiniz tatlı besinler artık sizi çok etkilemeyecektir. Tatlı besinlerin tadına daha çok varacaksınız ve bu da daha az tatlıdan daha çok tat almanızı sağlayacaktır.

Şeker detoksunda bütün amaç, insanların kendisini kontrol edebilmesini sağlamak ve aldığınız besinlerin dengeli ve sağlıklı bir şekilde tüketilmesini sağlamaktır.

Toplantıyı öncesinden ayarlayıp, paylaşmak

Toplantı davetini paylaşmadan önce amacını, konusunu, süresini ve katılım kurallarını belirleyip katılacak olan kişilerle minimum 1 gün maksimum ise 3 saat öncesinden paylaşır iseniz, katılacak olan çalışanlardan daha çok verim alabilirsiniz. Toplantı konusu hakkında araştırma yapabileceği, öncesi veya sonrası için yetiştirmesi gereken iş düzenini ayarlaması ve online toplantı için kullanacağınız sistemi anlayıp kullanabilmesi için bir vakte ihtiyaç duymaları durumunda yeterince vakitleri olmalıdır.

Doğru ve yeterli kişiyi davet etmek

Online toplantılar masa başı toplantılarına göre daha sistemsel olduğundan iletişim biraz daha zor olabiliyor. Bu durumdan dolayı toplantının amacı dışında hitap eden kimseyi davet etmemek, en etkin ve küçük grubu bir araya getirmelisiniz. Online toplantılar için 2 ile 10 kişi aralığı en etkili iletişim kurulacak sayıdır.

Sistemi kontrol etmek

Online toplantılar için beklenmedik arızalarla karşılaşabiliyoruz, bu gibi durumlar için toplantıdan en az 10 dakika önce sistemi son kez kontrol edip sorunsuz bir şekilde katılım sağlayacağınızdan/sağlayacaklarından emin olun. Ses, görüntü, katılım adı vb. gözden kaçırmamanız gereken ufak ama önemli sorunları çözmeniz ve teknik bir sorun ile karşılaşabilmeniz durumuna karşı yedek moderatör atamanız size zaman kazandıracaktır.

Uygun arka plan seçimi

Online toplantıların %99’u evlerde gerçekleştiğinden uygun ortamı öncesinden ayarlamanız ve uygun olan arka planı seçmeniz gerekmektedir. Katılımcıların dikkatinin dağılmayacağı bir arka plan seçimi odaklanma sorununa yardımcı olup verimlilik sağlayacaktır.

Toplantıyı en doğru şekilde yönetmek

Zaman yönetimi katılımcılar için verimlilik rolünü arttırır. Herkese eşit verilen söz hakkı hem kontrolü hem de tartışmayı en doğru biçimde yönetmenizi sağlamaktadır. Her ihtimale karşı ise toplantıyı kaydetmeniz geriye dönüldüğünde size yardımcı olacaktır.

Toplantı sonu

Online toplantınızın sonunda katılım süreniz boyunca, not aldığınız önemli noktaları dijital bir platformdan yararlanarak tüm notları ortak bir noktada toplayarak rapor haline getirmeniz, size ileride düzenlenecek olan toplantılar için hem verimli olmanızı hem de hatırlamanızı sağlayacaktır.

 

 

 

 

Teknoloji ilerliyor ve birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Bunlardan biri ise ‘siber saldırı’. Peki siber saldırı nedir, kimler siber saldırıya maruz kalabilir ve kendimizi nasıl koruyabiliriz?

Siber saldırı; bilgisayar ve internet alanında uzmanlaşmış “hacker” diye adlandırılan şahıs veya grupların önemli (Banka, Devlet, Şahıs, Polis, Jandarma vb.) sitelere ve bilgisayarlara yapılan saldırılara Siber saldırı denir. Bu saldırılar sonucu site ve bilgisayarlara solucanlar, trojanları sokarak veya açıkları bulup ele geçirerek siteye zarar verme, bilgileri yok etme eyleminde bulunabilirler.

Hepimiz siber saldırıya maruz kalabiliriz ama özellikle bu durum çocuklar ve gençlerde daha yaygındır. Sanal ortamda daha çok vakit geçirdikleri ve tedbirli davranmadıkları için tehdit ile karşı karşıya kalabiliyorlar ve kendilerine ya da ailelerine zarar gelebilir korkusuyla bu durumu gizleyebiliyorlar. Diğer bir saldırı türü ise web sitelerine yönelik saldırılar. Virüs taşıyan mesajlar, spam mesajlar, yollanarak kişilerin şahsi bilgileri ele geçirilerek elektronik bir saldırıya maruz kalabiliyorlar.

Bilmeniz gereken, basit ama etkili olabilecek ve sizi siber saldırılara karşı koruyacak önlemler;

-Basit şifreler yerine tahmin edilmesi zor şifreleri tercih edin. İlk ve en sık kullanılan siber saldırı yöntemi tahmin edilebilir şifrelerdir. Hacklendiğiniz takdirde şahsi bilgilerinizi ele geçirip kayıtlı kredi kartlarınızdan harcama yapabilirler.

-Kullandığınız internet tarayıcınızı, virüs koruma programınızı, network işletim sistemlerinizi ve diğer kullandığınız yazılım ürünlerinizin güncelliği çok önemlidir. Kendini güncelleyen uygulamalar sayesinde siber saldırı olasılığı düşüktür.

-Giriş yaptığımız sitelerdeki reklamlara tıklamamak. Bir sitedeki reklama tıkladığınızda olabilecekler sizi de şaşırtabilir. Kötü amaçlı yazılım, virüslü program bilgisayarınıza bulaşarak bilgilerinizi ele geçirebilir, bunun için reklam engelleyici veya güvenli bir web sitesi kullanabilirsiniz.

-HTTPS olmayan sitelere girmemek. Güvenli bir şekilde şifrelenmemiş bir web sitesi kullanmak hiç doğru bir karar değildir. Alışveriş yapacağınız bir internet sitesinin ‘’HTTPS’’ kullanmadığını gördüğünüz takdirde o siteden çıkmanız gerekmektedir, aksi takdirde alışveriş için kullandığınız kredi kartı bilgileriniz çalınabilir ve şahsi bilgilerinize ulaşılabilir.

-IP filtresini etkinleştirin. IP filtrenizi etkinleştirmek, belirlediğiniz ve izin verdiğiniz IP’ler dışındaki herkesin sisteminize erişimini önleyecektir.

– Kamera ve mikrofon erişimini manuel olarak izin verin. Kullandığınız web siteleri kamera ve mikrofon erişimi istediği takdirde sadece sizin izin erişiminizin olduğuna dikkat edin. Kamera ve mikrofon istenilen site otomatik olarak izin vermesin, aksi takdirde mikrofon ve kameranıza erişilerek kayıt ve görüntü alınabilir.

Son zamanlarda güvenlik konusu üzerinde çok fazla duruluyor ve bunun sebebi ise şu an siber saldırı dünyada en çok tartışılan ve konuşulan konulardan biri haline gelmiştir. Bu durum sizi, bir başkasını hatta en yakınınızı bile ilgilendiriyor. Kullandığınız ve ziyaret ettiğiniz her site sizin için bir tehdit haline gelebilir önlem almanız ve dikkatli olmanız şart.

 

 

Metropol insanının yeni gözdesi ve eğlencesi olan elektrikli scooterler kısa mesafeli ulaşım için birebir. Artık hemen hemen her kaldırımda, sokakta, caddede karşılaştığımız hayatımızda yer edinen elektrikli scooterler sağladığı kolaylık ve pratiklikle kullanımını arttırdı.

Dünyada yaygınlaşan ve metropollerin neredeyse vazgeçilmezi haline gelen elektrikli scooterler çok fazla tercih ediliyor. Her geçen gün nüfusun arttığı metropollerde ulaşım sorunlarına çözüm olmayı başardı. Hem dakikalık şekilde kiralayarak hem de bireysel olarak satın alabileceğiniz elektrikli scooterler hayatımızda teknolojik bir kolaylık sağlamayı başardı. Metropol denilince akıllara gelen araç ve insan trafiğine ilaç gibi gelen ve dünyanın her yerinde, Türkiye de dahil çeşitli markaların ürettiği hatta yavaştan da rekabet ortamı oluşturan elektrikli scooterler telefonlarınıza indirebileceğiniz App’ler sayesinde en yakın scooterı harita üzerinden sizlere göstererek ulaşmanızı sağlıyor.

Trafik, kolaylık ve pratikliğin yanı sıra üretiminin bir diğer etkeni de çevre sorunlarını düşünerek üretilmiş ve tasarlanmıştır. Dünya da her geçen gün artmakta olan çevre sorunları, hava kirliliği, tükenebilir enerji kaynaklarımız ve enerji tasarrufunu en aza indirebilmek için çevremiz ile dost olan elektrikli scooterlerı kullanmamız gerekiyor.

 

 

 

Bazen birikimlerimizin kendimize yönelik olmasında fayda var bunlardan biri de hızlı okuma tekniğidir. Sadece hızlı okumak değil, anlayarak hızlı okumak vaktinizi daha verimli kullanmanızı sağlar, okumaya bağlı olaraktan genel kültürünüzü de genişletmiş olursunuz. Okumak kimileri için eğlenceli ve keyifli hale gelmektedir, hızlı okuyarak hem kitaptan sıkılmamış hem de eğlenceli hale getirmiş olursunuz.

Hızlı okumak dikkat ve konsantrasyon seviyenizi yükseltmekte yardımcı olur, başarı oranınızın ve kendinize güveninizin artmasına da olanak sağlar. Sürekli ve hızlı okuyarak güncel olaylardan en kısa sürede haberdar olabilirsiniz. Bir toplantı veya ders öncesi hazırlık yapan birey, hızlı okuma tekniği sayesinde kısa sürede fazlaca bilgiyi edinebilir. Bir diğer katkısı ise kelime haznenizin artmasına ve genişlemesinde yardımcı olur.

İş ve özel hayatınızda çekingenliğinizin azalmasına, özgüven artışı yaşayarak kuracağınız cümleleri seçmenize ve doğru şekilde iletmenize, akıcı konuşmanız sayesinde kişi veya kişileri sizi dikkatle dinlemesine de katkı sağlar.

Hızlı okuma teknikleri ile birlikte beyninizin yeteneklerini zamanla daha iyi kullanmaya başlar ve mantıksal düşünme potansiyelinizi artırabilirsiniz. Bu şekilde beyniniz, bilgiler arasındaki bağlantıları ve korelasyonları daha iyi anlayarak çok daha hızlı bir öğrenme sürecine girebilir.

Hızlı okumanın size kazandıracağı bir diğer özellikle de daha yaratıcı ve inovatif olmaktır. Farklı fikir ve bilgilerin zihninizde daha fazla dolanmasını, bu yolla yavaş okumaya göre daha çok ilişki kurmasını ve yaratıcılığın artmasını sağlar.

 

 

 

 

Kişisel gelişiminizi destekleyecek en önemli unsurlardan biri de kitaplardır. Sizlere başka hayatların, deneyimlerin, yaşamların kapılarını açan ve adeta zamanda bir yolculuğa çıkarak farklı tarihlerde edinilmiş tecrübeleri ve deneyimleri aktaran kitaplarla kendi yolculuğunuzu tamamlayabilirsiniz. Herkese göre değişen ve her okunduğunda yeni ve farklı şeyler öğrenmenizi sağlayacak bu kitaplardan bazılarını sizler için derledik.

Outliers (Çizginin Dışındakiler)

Yazar: Malcolm Gladwell
Sayfa sayısı: 244
Yayınevi: Mediacat Yayınları
Çevirmen: Aytül Özer
İlk baskı yılı: 2009

Başarılı insanlar hakkında anlatılan bir hikaye vardır; onların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers’te Malcolm Gladwell başarının gerçek hikayesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihleri… Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici… Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını ve tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sınıf açılarından açıklanıyor. Gladwell’in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli.

Never Eat Alone (Asla Yalnız Yeme)

Yazar: Keith Ferrazzi
Sayfa sayısı: 2336
Yayınevi: Mediacat Yayınları
İlk baskı yılı: 2008

Başkalarıyla yakın ilişkiler içinde sürdürülen bir hayat insanı farklı bir bakış açısına götürür. İnsanların birbirlerine sıkı bağlarla bağlı oldukları hayatlarda bakış açılarının zenginliği yaşanır. Bir bakış açısı, diğerine götürür. Hayatınızda şu anda bulunduğunuz konum ve bildiğiniz her şey, ömrünüz boyunca ister şahsen, ister kitaplar, müzik, e-posta ya da kültür yoluyla etkileşim içinde olduğunuz fikir, deneyim ve insanların bir sonucudur. Bolluğun daha fazla bolluğa götürdüğü durumlarda çetele tutmak gerekmez. O halde hemen bugünden başlayarak, hedeflerinize ulaşmanızda size yardımcı olacak isimlerle tanışmak ve gereken bilgi, deneyim ve kişileri bir araya getirmek üzere kolları sıvayın. Keith Ferrazzi size ilişkinin gücünü ve çok sayıdaki kişiyle tanışıp bu kişilerle hem arkadaş hem de iş arkadaşı olmanın aşamalarını adım adım anlatıyor.

Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı

Yazar: Stephen R. Covey
Çevirmen: Osman Deniztekin, Filiz Deniztekin
Yayınevi: Varlık Yayınları
Sayfa sayısı: 431
İlk baskı yılı: 1999

Kurumsal danışman, aile uzmanı, eğitmen ve bir liderlik otoritesi olarak uluslararası alanda kabul görmüş bir yazar olan Stephen R. Covey, Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı kitabı ile modern yaşamda başarının anahtarını sunuyor. 1999 yılında yayımlanan ve “iş dünyasında yirminci yüzyılın en etkili kitabı” olarak anılan eser, 38 dilde 15 milyonu aşkın baskısıyla dünya genelinde büyük ilgi görmeye devam ediyor.

Ayrıca dünyanın en uzun soluklu ve prestijli süreli yayınlarından olan Forbes dergisi tarafından da “yönetim alanında yazılmış tüm zamanların en iyi 10 kitabından biri” olarak addedilen Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı, ilke merkezli liderlik konusunda en iyi başucu kitapları arasında değerlendiriliyor.

Evrenden Torpilim Var

Yazar: Aykut Oğut
Yayınevi: Doğan Novus Yayınları
Sayfa sayısı: 318
Baskı yılı: 2015

Siz hiç 150 kilo oldunuz mu? Sizin hiç yabancı bir ülkede bavulunuzu kaybettiğiniz, sabahları mısır gevreğine bira döküp hayatta kalmaya çalıştığınız, günlerce tek kelime bile konuşmadığınız oldu mu? Dayak yedikten sonra girdiğiniz komadan bir gözünüzü kaybetmiş olarak çıkıp tekrar parklara döndüğünüz… Annenizi kaybettikten sonra hapiste yatarken babanızı kaybettiğiniz oldu mu? Benim oldu!

Peki ya sonra o yabancı ülkenin dilinde şakır şakır konuşup hatta seslendirme yönetmenliği bile yaptığınız… O ülkedeki filmlerde başrol oynadığınız… 70 kilo verip filinta gibi olduğunuz… Yeni ve mutlu bir hayat kurduğunuz… Elinizi attığınız her işi altın yumurtlayan tavuğa çevirdiğiniz… Her saniyenizi gülümseyerek geçirdiğiniz, hayatta istediğiniz her şeyi elde etmeye başladığınız oldu mu? Benim oldu! Nasıl mı? Gelin anlatayım… “İstemek olmanın yarısıdır!”

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı (İyi Bir Yaşam Sürmek için Sezgilere Aykırı bir Yaklaşım)

Yazar:  Mark Manson
Yayınevi: Butik Yayınları
Sayfa sayısı: 200
İlk baskı yılı: 2017

Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve de tam tersine, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir. Pokerde elinde korkunç kağıtlar olan biri çok güzel eli olan birini yenebilir. Elbette eli güzel olanın kazanma ihtimali daha büyüktür, ama sonunda kazanan her oyuncunun oyun süresinde yaptığı seçimlerle belirlenir. Hayatı da aynı şekilde görüyorum. Hepimize dağıtılmış bir el var. Bazılarının eli daha iyi. Sadece kağıtlara bakarak berbat durumda olduğumuzu söylemek kolaysa da, gerçek oyun o kağıtlarla yapacağımız seçimlere, almaya karar verdiğimiz risklere ve birlikte yaşamayı seçtiğimiz sonuçlara bağlıdır. İçinde bulundukları duruma göre sürekli en iyi seçimleri yapanlar tıpkı pokerde olduğu gibi hayatta da öne çıkarlar ve illa da eline en iyi kağıtlar gelmiş olmaları gerekmez.

 

 

Dünya her geçen gün farklılaşmaya ve değişmeye devam ediyor. İnsanoğlu binyıllardır yeni şeyler keşfedip icat ettikçe toplumlar, ülkeler, kültürler, insanlar, günlük hayat, eğitim, iş yaşamı gibi hemen her şey baştan aşağı değişiyor ve yenileniyor. Bu sürecin en hızlandığı zaman dilimi ise son yüzyıl. Her alanda bilginin çok hızlı şekilde arttığı bu dönemde, dünya giderek küçüldü ve küresel bir köy halini aldı. Buna ek olarak internetin keşfi ile birlikte online sistemler ve uygulamalar giderek yaygınlaşmaya devam ederken, bir anda hayatımızda yepyeni bir kavram ortaya çıktı; dijitalleşme. Hayatın her alanında; evde, sokakta, okulda, iş yerinde bildiğimiz her şey dijitalleşmeye ve bu alanda evrimleşmeye devam ediyor. Gelecek hiçbir zaman şimdi olduğu kadar hızlı şekilde bize yaklaşmamıştı. Daha dijital bir geleceğe hazır mısınız? İşte bizi bekleyenler…

Yapay zeka her yerde…

Dijitalleşmenin getirdiği en büyük farklılıklardan biri yapay zeka sistemleri olacak. Kendi değerlendirme ve karar verme yetisine sahip bu sistemler, zamanla yaygınlaşacak ve bugün bildiğimiz anlamda her işin içerisine girecekler. Bu teknolojiyi kullanan online sistemler ve robotlar hayatımızın tam merkezine yerleşecek ve bizlere hem yardımcı olacak hem de yönetecek.

Akıllı evlere merhaba…

Bugünden birçok farklı uygulamasını gördüğümüz akıllı evler, gelecekte çok daha farklı uygulamalarla karşımıza çıkacaklar. Havanın durumuna göre kendi kendisini ısıtan ya da soğutan, buzdolabında biten ya da bozulan ürünlerle ilgili marketle konuşan ve kendi kendine sipariş veren, güvenliği eksiksiz sağlayacak şekilde evi gözetim altında tutan, tüm eğlence sistemlerini tek elden yöneten bir ev düşünün. Bunlar gelecekte çok rahatlıkla ulaşılabilen ve kullanılan sistemler olarak karşımıza çıkacak.

Eğitim ve iş hayatı tamamen online olacak

Pandemi süreci ile birlikte hızlı bir şekilde deneyimlediğimiz bu değişim, gelecekte kaçınılmaz bir halde karşımıza çıkacak. Tüm okul hayatımız ve iş yaşamımız, online sistemleri kullanılarak, tamamen dijital bir şekilde, zaman ve mekandan bağımsız bir hale bürünecek. Dijitalleşmenin bu sahalarda yaygınlaşması ile eski bazı iş kolları yok olacak, yerlerine yenileri gelecek.

VR teknolojisi yaygınlaşacak

Dijitalleşmenin hayatımıza getireceği en büyük yeniliklerden biri VR (Virtual Reality), yani artırılmış gerçeklik olacak. İş ve okul hayatında da sıkça kullanılacak bu sistemin en büyük devrimi eğlence sektöründe yaratması bekleniyor. 5G teknoloji ve bunun da ötesinde geliştirilecek sistemler ile VR, günlük hayatımızı ve deneyimlerimizi baştan aşağıya değiştirecek.

Hologramlar geliyor…

Kısa bir süre önceye kadar televizyonda ve filmlerde sıkça karşımıza çıkan ve bizleri hayrete düşüren hologramlarda geleceğin bize sunacağı farklı bir teknoloji olacak. Zaman ve mekan konusundaki algımızı baştan sona değiştirecek bu sistemler, farklı kullanım alanları ile günlük hayatlarımızı değiştirecek.

 

İnsan olmanın, yaşamanın en güzel yansıması dans. Hangi müzikle, nasıl figürlerle yapıldığının bir önemi olmaksızın, zihni, ruhu ve bedeni bir bütün kılan, insana doğanın bir parçası olduğunu hatırlatan bir an. Bu güzel günün anısına içinden dans geçen filmlerden küçük bir seçkiyi sizlerle paylaşmak istedik.

IMDB puanlarına göre izleyicilerin en beğendiği dans filmlerinden derlediğimiz listeyi izlerken, gerek müzik seçimleri gerekse oyuncuların dans performansları sizi heyecanlandırıp içinizde dans etme arzusunu harekete geçirebilir. Keyifli seyirler!

  • Yağmurda Şarkı Söylemek | IMDb Puanı: 8,3
  • Kırmızı Pabuçlar (The Red Shoes) | IMDb Puanı: 8,3
  • Siyah Kuğu (Black Swan) | IMDb Puanı: 8,0
  • Konuş Onunla (Talk to Her) | IMDb Puanı: 8,0
  • Karanlıkta Dans (Dancer in the Dark) | IMDb Puanı: 8,0
  • Umut Işığım (Silver Linings Playbook) | IMDb Puanı: 7,8
  • Billy Elliot | IMDb Puanı: 7,7
  • Swing Time | IMDb Puanı: 7,7
  • Kırmızı Değirmen (Moulin Rouge) | IMDb Puanı: 7,6
  • Batı Yakası Hikayesi (West Side Story) | IMDb Puanı: 7,6
  • Dans Akademisi: Film | IMDb Puanı: 7,5
  • Mao’s Last Dancer | IMDb Puanı: 7,4
  • Strictly Ballroom | IMDb Puanı: 7,2
  • Zenne (Zenne Dancer) | IMDb Puanı: 7,2
  • Chicago | IMDb Puanı: 7,2
  • Grease | IMDb Puanı: 7,2
  • İlk Aşk İlk Dans (Dirty Dancing) | IMDb Puanı: 6,9
  • Cumartesi Gecesi Ateşi (Saturday Night Fever) | IMDb Puanı: 6,8
  • Sahne Ateşi (Center Stage) | IMDb Puanı: 6,7
  • Beyaz Geceler (White Nights) | IMDb Puanı: 6,6
  • Kuralsızlar (Take the Lead) | IMDb Puanı: 6,7
  • Yasak Dans (Footloose) | IMDb Puanı: 6,5
  • ABCD (Any Body Can Dance) | IMDb Puanı: 6,4
  • Sokak Dansı (Step Up) Serisi | IMDb Puanı: 6,3
  • Striptiz Kulübü (Magic Mike) | IMDb Puanı: 6,1

İçinizdeki müziğe kulak verin, hadi gelin birlikte dans edelim!
#letsdance #worlddanceday #dünyadansgünü