Yazar

Merve Sevil Akkurt

Browsing

Hızlı tüketim anlayışı, yanlış tüketici tercihleri ve üretimin çevresel etkileri sürdürülebilir uygulamaların önemini artıyor. Günümüzde dünya çapında büyük bir Pazar hacmine sahip moda sektörü de sürdürülebilirlik noktasında çeşitli adımlar atıyor. Sürdürülebilir moda hakkında merak edilenleri sizler için araştırdık.

Moda sistemini değiştirmeyi hedefliyor

Sürdürülebilir moda günümüz moda anlayışının hızlı tüketiminize ve çevresel olarak verdiği zarara karşı moda ürünlerini ve sistemini değiştirmeyi hedefleyen bir akımdır.  Sürdürülebilir modada kıyafetleri kullan at şeklinde kullanmak yerine organik yollarla parçalanabilen kumaşlar kullanmaya teşvik ediyor. Mesela polyester gibi bir malzeme yerine organik pamuk, pamuk ya da ipek gibi doğal elyafların kullanılması gibi. Ayrıca tekstil sektöründe kullanılan boyalar ve kimyasalların büyük bir çoğunluğu çevreye oldukça zararlı. Bu yüzden eğer sürdürülebilir modaya ayak uydurmak istiyorsanız bu anlamda da çevreye zararsız maddeler kullanan markaları tercih etmeniz gerekiyor.

Zamansız kıyafet modası ile öne çıkıyor

Aynı zamanda dönemsel giyilecek kıyafetler yerine daha uzun süre giyilebilecek zamansız kıyafet modası ile tasarruf etmeye de yardımcı oluyor. Aynı zamanda geri dönüştürülmüş giysileri yeniden tasarlamak da sürdürülebilir moda anlayışına ayak uydurmak için güzel bir yöntem. Öncelikle gardırobunuzu temizleyerek bu akıma adım atabilirsiniz. Dolabınızdaki kullanmadığınız parçaları atın. Dolabınızda birbiriyle uyumlu, sürekli olarak kullanabileceğiniz çok yönlü kıyafetleri bulundurun. Al at döngüsünden kurtulmak için stilinize göre parçalar almayı tercih edin. Böylelikle bu parçaları uzun süre kullanıp sürdürülebilir bir moda anlayışı yaratabilirsiniz. Aynı zamanda sürdürülebilir modaya katkı sağlamak için kullanmadığınız kıyafetleri atmak yerine bağışlayın veya satın.  Böylelikle al at döngüsü de bozulacaktır. Ayrıca siz de yeni kıyafet almak yerine 2. el kıyafetleri almayı tercih edebilirsiniz. Sürdürülebilir modayı destekleyen markaları araştırın ve bu markaları ön plana alabilirsiniz.

Çevresel etkileri azaltıyor

Sürdürülebilir moda hem çevreyi korumaya hem de sizin maddi olarak tasarruf yapmanıza yardımcı olacaktır. Günümüzde çoğu kişi bu moda anlayışını bilmeyip farkında olmasa da her geçen gün sürdürülebilir moda biraz daha yaygınlaşıyor. Siz de bu modaya ayak uydurup çevreyi ve bütçenizi korumak istiyorsanız gardırobunuzu temizleyerek bu akıma bir adım atabilirsiniz.

İK yönetimi şirketlerde ve iş alanında oldukça önemli bir alandır. Fakat iş alanından ziyade özel hayatımızda da İK yönetimimizi doğru bir şekilde sürdürmemiz daha verimli ve kaliteli bir yaşam sürmemiz için önemli bir unsurdur. Bu noktada dikkat etmemiz gereken bazı konular vardır.

Her gününüze gününüzü planlayarak başlayın

Planlı bir yaşam hayat düzeniniz için çok önemlidir. Ve düzen de devamında verimliliği getirir.  Sabah uyandığınızda ilk olarak o gün içerisindeki planlarınızı belirleyin. Hangi işleri halletmeniz gerektiğiniz, nasıl halledeceğinizi hangi saat diliminde nerede olacağınıza kadar sabahtan akşama kadar yapacağınız bütün işleri planlayın. Böylelikle daha kolay bir gün geçireceksinizdir.

Kendinize günlük hedefler belirleyin

Her gün günlük planınızı yaparken o gün sonunda ulaşmanız için kendinize birkaç tane hedef belirleyin. Bu hedefleri not alın ve gün içerisinde işlerinizi hallederken aynı zamanda bu hedeflerinize de ulaşmaya çalışın. Günün sonunda hedefinize ulaşıp ulaşmadığınızı kontrol edin. Eğer hedefinize ulaşamadıysan neden ulaşamadığınızı ve ne yaparak hedeflerinize daha rahat ulaşacağınızı düşünerek sonraki gün için tekrar hedef planlaması yapın.

Neyin verimliliğinizi arttırdığını keşfedin

İş hayatında olduğu gibi günlük hayatımızı da verimli geçirmek hayat kalitemiz için oldukça önemlidir. Hayatımızda verimliliğimizi nelerin etkilediğini tespit etmek daha kaliteli bir yaşam içi önemli bir adımdır. Örneğin ev ortamında verimliliğimizi düşüren bir etken varsa bundan kurtulup onun yerine verimliliğimizi arttıracak bir değişim yapmamız gerekmektedir.

Her gün sonunda kendi kendinize rapor verin

Her gün sonunda kendinizle baş başa kalın. İster yazılı ister sözlü bir şekilde o gün içerisinde neler yaptığınızı düşünün. Gün içinde yaptığınız hatalar varsa bunların sebeplerini ve bu hataları tekrarlamamak için nelere dikkat etmeniz gerektiğini düşünün. Daha sonrasında o gün içerisinde yaşadığınız olumlu şeyleri düşünerek ne kadar gelişme kaydettiğinizi gözlemleyin ve gün sonu için olumlu bir bitiriş yapın.

 

 

Dijital dönüşüm sosyal yaşamımızın yanı sıra teknoloji kullanma alışkanlıklarımızı ve iş modellerinin dönüşümünü oldukça etkiliyor. Ayrıca dijital uygulamalar sayesinde hata payı oranlarının azaldığı da biliniyor. Şirketinizin hareket kabiliyetini artıracak ve çeviklik sağlayacak dijital uygulamaları sizin için sıraladık.

Basecamp

Günümüzün en popüler proje yönetim araçlarından biri olan Basecamp, minimal arayüzü ile iş hayatını kolaylaştıran bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor. Uygulamada görev dağılımı, ekip içi sohbet, dokümantasyon ve yapılacaklar listesi gibi birçok unsur bir arada bulunuyor. Sabit bir ücret dahilinde kullanabileceğiniz Basecamp şirketinizin reaksiyon hızını oldukça artıracaktır.

Slack

Günümüzde şirketlerin çevikliğini sağlayan en önemli faktör ekip içi iletişim. Bu noktada Slack uygulaması biçilmiş kaftan. Çok sayıda projenin eş zamanlı olarak yürütüldüğü şirketler için kritik bir rol alan Slack uygulaması tıpkı Twitter’da yer alan “Tag” mantalitesi ile çalışıyor. Slack uygulamasının bir diğer avantajı ise mobil kullanım deneyimi.

Kanban Tool

Şirket çalışanlarının motivasyonu artıran ve şirketinize çeviklik sağlayacak olan bir diğer uygulama ise Kanban Tool. Yapılacaklar listesini renkli arayüzü ile kategorilere ayıran bu uygulama çeşitli panolardan oluşuyor.

Asana

Takım içi iletişimi güçlendiren ve ekip üyelerinin aynı sayfada yer almasını sağlayan bir proje yönetimi aracı olan Asana şirketler için birçok avantaj sağlayan bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor. İş takibini kolaylaştıran, iletişim problemlerinden kaynaklanan sorunların önüne geçen ve iş gücü kaybının engelleyen Asana, Google Takvimler ile entegre olarak çalışma kabiliyetine de sahip.

 

Mutluluğun kişiden kişiye göre değişen farklı tanımlamaları olsa da en basit haliyle, olumlu duygular ve yaşam doyumu olarak tanımlamak doğru olacaktır. Bazı insanlar doğal olarak diğer insanlardan daha mutludur. Mutluluğun aslında kişiye bağlı olduğunu ve mutluluk algınızı geliştirerek nasıl daha mutlu olabileceğinizi biliyor musunuz?

Olumsuz düşüncelerinizi gözden geçirin

Zaman zaman insanlar değişen duygu ve düşüncelerine sahip olur. Bu duygu ve düşünceler kimi zaman pozitif yönde olurken kimi zaman negatif yöndedir. Karamsar bir bakış açısında olduğunuzda, bu durumu ortadan kaldırmanın ve mutlu olmanın yöntemlerini arayın. Olumsuz algıları gözden geçirerek, olaylara daha objektif ve dengeli bir şekilde bakmaya çalışın. Bu durum duygu ve düşüncelerinizdeki olumsuzluklarla mücadele etmenize yardımcı olacak.

Düzenli spor yapın

Spor yapmak hem fiziksel hem de zihinsel olarak iyi hissetmenizde oldukça önemlidir. Egzersiz yapmak, hayata olumlu bakmaya yardımcı olurken, ruh halinin iyileşmesinde de önemli bir yere sahiptir. Yapılan birçok araştırmalara göre, egzersiz yapmak mutluluk hormonunu artırdığını ve bu sayede kişiyi depresyondan uzak tuttuğunu göstermiştir.

Hedefleriniz olsun

Bir amaca hizmet eden veya hedefi olan insanlar daha mutlu hisseder. Elde ettiğiniz zaman sizi mutlu edeceğini düşündüğünüz hedefler belirleyin ve ona uygun adımlar atın. İlgi duyduğunuz alanları keşfetmeye özen gösterirken, öğrenme hissini de ön planda tutun. Bu sizin hedeflerinize olan bağlılığınızı artırarak, tutku duyduğunuz alan üzerinde yoğunlaşmanızı sağlayacaktır. Hedefleriniz için çalışmayı devamlı hale getirmek, hayatınızda mutlu olmanızı sağlayacaktır.

İçsel hedefleriniz olsun

Sizi motive eden, enerjinizi dengeleyen ve kişisel gelişiminizde katkı sağlayacak etkinlikler bulmak mutluluğunuzu artıracaktır. İçsel olarak kendini motive eden kişiler yalnızca para için çalışan kişilerden daha mutlu olduğu görülür. Paranın mutluluk getirmeyeceğine dair kulağa alışılagelmiş bir söz olsa da paranın yokluğu mutsuzluk nedeni olabilir.

 

 

Günün başlangıç dilimi olan sabah saatlerindeki alışkanlıklarımız, rutinlerimiz günün devamında ne kadar verimli bir gün geçireceğimizi büyük ölçüde etkiliyor. Bazı alışkanlıklarımız günün oldukça verimli geçmesini sağlarken bazı alışkanlıklar günümüzü kötü etkiliyor. Birkaç tane günümüzü değiştirecek sabah alışkanlığı kazanmamız gün içerisindeki verimliliğimizi etkileyecektir. Günümüzü daha verimli hale getirmek için birkaç noktaya dikkat etmemiz gerekir, o noktalardan bazıları şunlardır;

Erken kalkan yol alır

Atalarımızın da söylediği gibi güne erken başlamak günümüzün devamı için oldukça önemli bir alışkanlıktır. Güne erken başlamak her şeyden önce size zaman kazandıracaktır. İşlerinizi daha erken halledebilecek ve böylelikle kendinize daha fazla vakit ayırabileceksiniz. Ayrıca erken kalkmak hayatınızı belirli bir düzene sokmak için atmanız gereken ilk adımdan. Ve verimli bir gün için aynı zamanda düzenli bir yaşam da gerekmektedir.

Sabah egzersizi yapın

Verimli bir gün için gerek vücudunuzun gerekse zihninizin rahatlamış ve zinde olması gerekir. Sabah uyandığınızda kısa da olsa ilk olarak yoga ya da sabah sporu yapmak hem vücudunuzun ayılmasını sağlayacaktır hem de enerji kazanmanızı sağlayacaktır. Egzersizin yanı sıra kısa bir meditasyonla zihninizi temizlemeniz gün içinde olumsuzlukların, düşüncelerin ve birçok şeyin sizin verimliliğinizi etkilemesine engel olacaktır.

Mutlaka kahvaltı edin

Kahvaltı bir günün en önemli öğünüdür. Kahvaltınızı asla sağlıksız besinlerle ya da atıştırmalıklarla geçiştirmeyin. Öncelikle enerji depolamalısınız ki gün içerisindeki koşuşturmaya hazırlıklı olun. Her sabah mutlaka sağlıklı besinlerden oluşan bir kahvaltı hazırlayın. Size enerji verecek besinleri, vitaminleri ve vücudumuzun ihtiyaçlarını kahvaltı ile dengeli bir şekilde karşıladığınızdan emin olun.

Gününüzü planlayın

Planlı bir yaşam her zaman hayatınızı kolaylaştıracaktır. Sabah evden çıkmadan o günkü yapılacak işlerinizi listeleyin ve bu işleri nasıl halledeceğinizi planlayıp kendinize günlük bir rota belirleyin. Gününüzü planlamanız gün içerisinde yaşayacağınız karışıklıkları engelleyecektir ayrıca planlı hareket ettiğiniz için zaman sıkıntısı da yaşamayacaksınızdır.

Dijitalleşmenin değiştirdiği alışkanlıklardan biri de alışveriş alışkanlığıdır. Gelişen teknoloji beraberinde dijital alışverişleri de getirdi. Bu değişimler sayesinde markalar artık tüketicilerine daha kolay ulaşabildiği gibi tüketicilerde markaya bir kol mesafesinde olmaya başladı. Bu yakınlık eskiye nazaran daha farklı ve etkin bir müşteri yönetimi planının olması gerektiğini fark ettirdi. Birçok kanaldan müşterisine hızla ulaşıp isteklerine ve problemlerine geri dönen markalar bir adım öne çıkmaya başladı. Geleneksel pazarlama stratejilerinin yerini birçok farklı alana sahip olan stratejiler aldı ve dijital ortamlar tam olarak bu yeni nesil stratejilerin tam ortasında yer alıyor. Bu sebeple dijital ortamlarda müşteri yönetimine gün geçtikçe artan yatırımdan ve yoğun ilgiden söz etmek mümkündür.

CRM yazılımları

Etkin bir müşteri yönetimi için CRM yazılımına sahip olmak sizin için oldukça önemlidir. Maliyet hesaplamak, hangi müşteriye ne kadar ulaştığını görebilmek, potansiyel müşterileri tespit etmek ve herhangi bir sorun olduğunda kaynağını hızlıca bulup çözmek gibi birçok işte size kolaylık sağlayacak bir CRM yazılımına sahip olmalısınız. Bu şekilde markanıza maddi ve manevi kâr sağlayacak en etkin ve doğru müşteri yöntem stratejisini belirleyebilirsiniz.

Sosyal medya

Eğer etkili bir müşteri yönetimi istiyorsanız sosyal medyanın her geçen gün değişen ve dönüşen dinamiklerine siz de uyum sağlamak zorundasınız. Müşterinizin size birebir ulaşabildiği kanal olan sosyal medyayı doğru kullanmak sizi müşteri yönetiminde başarıya götürür. Yorumlar aracılığıyla sizinle iletişim kuran daimi ya da potansiyel müşterilerinize karşı tavrınız ya sorunu çözer ya da bir krize sebep olabilir. Bu nedenle dijital dünyada doğru müşteri yönetimi sosyal medyayı doğru kullanmaktan geçer.

Hız

Dijital dünya baş döndürecek kadar hızlıdır. Her şey son hız gelişir, değişir ya da dönüşür. Siz başarılı bir müşteri yönetimi için bu hıza ayak uydurmalı hatta müşterilerinizden daha hızlı olmalısınız. Onlara en kısa sürede geri dönmeli ve sorunlarına bir çözüm bulmuş olmalısınız. Gelen soruları ve şikayetlere cevap vermek önceliğiniz olmalıdır.

Soğukkanlılığınızı asla kaybetmeyin

Kendinizi asla hatasız görmeyin. Hata yapmanız oldukça doğaldır ve müşteriye de bu doğallıkla yaklaşmalısınız. Özellikle dijital mecralarda müşteriler zaman zaman acımasız davranabiliyor siz bu durumlarda soğukkanlılığınızı koruyarak problemi çözmeye odaklanmalısınız.

Çözüme odaklanın

Müşterileriniz sosyal medyadan size teşekkürlerini sundukları gibi markanızla yaşadığı bir problemi da aktarabilir ve aktardığı mesajın ne kadar işe yaradığını da görmek ister. Bu müşterinin markaya bağlılık oluşturmasında önemli bir etkendir. Dijital mecralar ani krizlerin patlamaya en müsait olduğu ortamlardır. Amacınız problemleri hızla çözerek ve müşterilerinizi dinleyerek yaşanabilecek olası krizin önüne geçmek olmalıdır.

İlk izlenim hepimiz için her zaman çok önemlidir. Tavrımız, dış görünüşümüz, beden dilimiz, jest ve mimiklerimiz ilk izlenimin oluşmasında yardımcı olan unsurlardır. Bir insanı ilk izlenimden edindiğimiz bilgilerle diğer kişilik özellikleri hakkında çıkarım yaparak tahminde bulunuruz. Fakat nasıl iyi bir izlenim bırakacağınız konusunda bir bilginiz yoksa bu yazı tam sizler için. İşte İlk İzleniminin İyi Olması İçin Yapabileceğini 5 Şey.

Ne istediğinizi bilin/kendinizden emin olun

Yeni bir ortama, toplantıya, görüşmeye vs. giderken ne istediğinizi bilerek gidin. Neden o ortamda bulanacağınızı, kimler ile karşılaşacağınızı veya görüşmenin sonunda elde edeceklerinizi gözden geçirerek kendinizi psikolojik olarak o ortama göre hazırlayın.

Güven duygusunu hissettirin

Güven, ilk izlenimin iyi oluşmasını sağlayan en kilit unsurlardan biridir. Örneğin kullanıcıya veya yatırımcıya ürününüzün tanıtımını yaparken kendinize ve ürününüze olan güveni göstermeniz gerekmektedir. Şişirilmiş ve abartıya kaçan güven karşınızdaki kişinin gözünde oluşturacağınız ilk izlenim için olumsuz etkileyebilir. Yerine ve doğru şekilde kullanacağınız güveniniz ilk izleniminizin iyi olmasını sağlayacaktır.

Beden dili ve üslup

İlk izlenim için ilk 10-15 saniye oldukça önemlidir ve ilk izlenimi oluşturan süredir. İlk izlenimin %93’ünü beden dilimiz oluşturmaktadır. Kendinizden emin bir tokalaşma, karşınızdaki kişiye karşı dönük durmanız, göz temasınız ve siz konuşurken aktif şekilde el kol hareketlerini doğru şekilde kullanmanız ilk izlenim için oldukça önemlidir. Ayrıca gülümsemeniz karşı tarafın yargılarını olumlu yönde etkiler bu yüzden sıcak bir gülümsemeyi eksik etmeyi unutmayın.

Konuşmanızı dikkatli yapın

İlk izlenimde önemli olan bir diğer unsur ise konuşmanızdır. Konuşma hızınız ilk izlenimin iyi ya da kötü olmasına etki eder. Eğer konuşma hızınız ortalamanın üstündeyse anlaşılma olasılığınız düşük olacaktır ayrıca hızlı konuşma karşınızdakini sizin baskın bir karakter olduğunu düşünmesine yol açacaktır. Eğer ortalamanın altında konuşan biri iseniz karşı tarafa sizi özgüvensiz olarak yansıtacaktır. Bu nedenle konuşma hızınıza dikkat etmeniz gerekmektedir.

Karşınızdakini dinleyin

Sizin konuşmanız kadar karşı tarafın konuşması ve sizin onu dikkatle dinlemeniz çokça önemlidir. Profesyonel bir ortamda doğru iletişim kurabilmek ve ilk izlenim için konuşmak kadar önemli olan dinlemeye de özen göstermelisiniz. Dinlerken aynı zamanda beden dilinizi de kontrol etmeniz gerekmektedir. Konuşan kişiye karşı ellerinizi bağdaş yapmamanız, göz teması kurmanız ve bedeninizin konuşmacıya karşı dönük olması gerekmektedir. Bu durum sizi onu dikkatle dinlediğiniz anlamına gelmektedir.

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz detoks kelimesi birçok şeyin yanına eklendi. Artık diyetin yanı sıra detoks da sağlıklı yaşam için çoğu kişi tarafından tercih ediliyor. Kısa zamanda etkili sonuçlar alabilmek için herhangi bir şeyi tamamen kesmek daha kolay ve hızlı sonuçlar verdiğinden artık çoğu kişinin gözdesi haline geldi. Biz de sizlere etkili ve faydalı olan, son zamanlarda her yerde duyar olduğumuz şeker detoksundan biraz bahsedeceğiz. Hazırsanız detoksa başlıyoruz!

Nedir bu şeker detoksu?

Şeker çoğu kişi için mutluluk kaynağı, hatta olmazsa olmaz sayılabilir. Bazen diyette olsak dahi şekerden, şeker bulunduran gıdalardan uzak durmak çok zor geliyor. Öyle ki doğal şeker barındıran meyve vb. ürünlerle muadil tatlar yakalamaya çalışıyoruz. Ancak paketli, işlenmiş gıdalar kadar olmasa da meyvelerdeki şeker de masum sayılmaz.

Şeker detoksu, hızlı bir şekilde kilo vermenizi sağlayabilir. Yapılan testler 4 haftalık şeker detoksu sonucunda insanların ortalama 2 ila 10 kilo verdiğini göstermiştir. Ayrıca şeker detoksu yaparak daha sağlıklı bir cilde sahip olunduğu, daha enerjik ve daha iyi bir psikolojiye sahip olunduğu saptanmıştır.

Diyet yapan kişilerin yağları azalttığı ve bu yağlar yerine sağlıklı görünen ancak çok fazla şeker içeren gıdalar tükettiği görülüyor. 4 haftalık şeker detoksu ile birlikte, tatlı yiyeceklerin tadı sizlere daha farklı gelmeye başlayacaktır.

 Şekeri bir anda nasıl bırakabilirim?

Şeker detoksu yaparak sağlığınıza kavuşmak ya da kilo vermek istiyorsanız şekeri adım adım değil bir anda bırakmanız gerekiyor. Şekeri bir anda bıraktığınızda oluşacak en önemli değişiklik tat duyunuzun değişecek olmasıdır. Bir süre sonra meyvelerde ve sebzelerde bulunan doğal şekerin tadını almaya başlayacaksınız. Bu nedenle, bir şeker detoksundaki ilk üç gün, ilave şeker ve aynı zamanda meyveler, mısır, bezelye, süt ürünleri, tahıl ve alkol gibi şeker içermeyen gıdalar tüketmeniz gerekiyor. Temel olarak protein, sebze ve sağlıklı yağlar ile beslenebilirsiniz.

Şeker detoksuna adım: ilk 3 gün

Detoksun ilk üç günü şekeri tamamen kesin. Şekeri kademe kademe değil de bir anda kesmeniz vücudunuzda şok etkisi yaratacaktır. Kaloriler içermemelerine rağmen, yapay tatlandırıcıları da kullanmamalısınız. Yapay tatlandırıcılar, sadece daha fazla yağ depolamanıza sebep olur. Daha sonra artan enerji deposunu ortadan kaldırmak için daha fazla efor harcamanız gerekebilir.

İlk 3 günü geçirdik, şimdi ne yapıyoruz?

4. günden itibaren elma ve süt ürünleri yiyebilirsiniz. Ayrıca günlük olarak yüksek lifli krakerleri, havuç ve bezelye gibi bazı yüksek şekerli sebzeleri de listenize ekleyebilirsiniz.

İkinci hafta itibariyle, nişastalı sebzeler, antioksidan bakımından zengin meyveleri ve ekstra bir porsiyon daha süt ürünü eklenebilir.

Üçüncü hafta ile birlikte arpa, kinoa, yulaf ezmesi gibi tahıllar ve üzüm dahil olmak üzere daha fazladan meyveler tüketilebilir. Ayrıca hafta boyunca bir parça bitter çikolata tüketebilirsiniz.

Dördüncü haftada ise günde bir porsiyon ekmek ve pilav gibi yüksek nişastalı gıdaların tadını çıkarabilirsiniz.

4 haftanın sonunda bağımlılık yapan davranışlar ortadan kalktığı için, yediğiniz tatlı besinler artık sizi çok etkilemeyecektir. Tatlı besinlerin tadına daha çok varacaksınız ve bu da daha az tatlıdan daha çok tat almanızı sağlayacaktır.

Şeker detoksunda bütün amaç, insanların kendisini kontrol edebilmesini sağlamak ve aldığınız besinlerin dengeli ve sağlıklı bir şekilde tüketilmesini sağlamaktır.

Toplantıyı öncesinden ayarlayıp, paylaşmak

Toplantı davetini paylaşmadan önce amacını, konusunu, süresini ve katılım kurallarını belirleyip katılacak olan kişilerle minimum 1 gün maksimum ise 3 saat öncesinden paylaşır iseniz, katılacak olan çalışanlardan daha çok verim alabilirsiniz. Toplantı konusu hakkında araştırma yapabileceği, öncesi veya sonrası için yetiştirmesi gereken iş düzenini ayarlaması ve online toplantı için kullanacağınız sistemi anlayıp kullanabilmesi için bir vakte ihtiyaç duymaları durumunda yeterince vakitleri olmalıdır.

Doğru ve yeterli kişiyi davet etmek

Online toplantılar masa başı toplantılarına göre daha sistemsel olduğundan iletişim biraz daha zor olabiliyor. Bu durumdan dolayı toplantının amacı dışında hitap eden kimseyi davet etmemek, en etkin ve küçük grubu bir araya getirmelisiniz. Online toplantılar için 2 ile 10 kişi aralığı en etkili iletişim kurulacak sayıdır.

Sistemi kontrol etmek

Online toplantılar için beklenmedik arızalarla karşılaşabiliyoruz, bu gibi durumlar için toplantıdan en az 10 dakika önce sistemi son kez kontrol edip sorunsuz bir şekilde katılım sağlayacağınızdan/sağlayacaklarından emin olun. Ses, görüntü, katılım adı vb. gözden kaçırmamanız gereken ufak ama önemli sorunları çözmeniz ve teknik bir sorun ile karşılaşabilmeniz durumuna karşı yedek moderatör atamanız size zaman kazandıracaktır.

Uygun arka plan seçimi

Online toplantıların %99’u evlerde gerçekleştiğinden uygun ortamı öncesinden ayarlamanız ve uygun olan arka planı seçmeniz gerekmektedir. Katılımcıların dikkatinin dağılmayacağı bir arka plan seçimi odaklanma sorununa yardımcı olup verimlilik sağlayacaktır.

Toplantıyı en doğru şekilde yönetmek

Zaman yönetimi katılımcılar için verimlilik rolünü arttırır. Herkese eşit verilen söz hakkı hem kontrolü hem de tartışmayı en doğru biçimde yönetmenizi sağlamaktadır. Her ihtimale karşı ise toplantıyı kaydetmeniz geriye dönüldüğünde size yardımcı olacaktır.

Toplantı sonu

Online toplantınızın sonunda katılım süreniz boyunca, not aldığınız önemli noktaları dijital bir platformdan yararlanarak tüm notları ortak bir noktada toplayarak rapor haline getirmeniz, size ileride düzenlenecek olan toplantılar için hem verimli olmanızı hem de hatırlamanızı sağlayacaktır.

 

 

 

 

Teknoloji ilerliyor ve birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Bunlardan biri ise ‘siber saldırı’. Peki siber saldırı nedir, kimler siber saldırıya maruz kalabilir ve kendimizi nasıl koruyabiliriz?

Siber saldırı; bilgisayar ve internet alanında uzmanlaşmış “hacker” diye adlandırılan şahıs veya grupların önemli (Banka, Devlet, Şahıs, Polis, Jandarma vb.) sitelere ve bilgisayarlara yapılan saldırılara Siber saldırı denir. Bu saldırılar sonucu site ve bilgisayarlara solucanlar, trojanları sokarak veya açıkları bulup ele geçirerek siteye zarar verme, bilgileri yok etme eyleminde bulunabilirler.

Hepimiz siber saldırıya maruz kalabiliriz ama özellikle bu durum çocuklar ve gençlerde daha yaygındır. Sanal ortamda daha çok vakit geçirdikleri ve tedbirli davranmadıkları için tehdit ile karşı karşıya kalabiliyorlar ve kendilerine ya da ailelerine zarar gelebilir korkusuyla bu durumu gizleyebiliyorlar. Diğer bir saldırı türü ise web sitelerine yönelik saldırılar. Virüs taşıyan mesajlar, spam mesajlar, yollanarak kişilerin şahsi bilgileri ele geçirilerek elektronik bir saldırıya maruz kalabiliyorlar.

Bilmeniz gereken, basit ama etkili olabilecek ve sizi siber saldırılara karşı koruyacak önlemler;

-Basit şifreler yerine tahmin edilmesi zor şifreleri tercih edin. İlk ve en sık kullanılan siber saldırı yöntemi tahmin edilebilir şifrelerdir. Hacklendiğiniz takdirde şahsi bilgilerinizi ele geçirip kayıtlı kredi kartlarınızdan harcama yapabilirler.

-Kullandığınız internet tarayıcınızı, virüs koruma programınızı, network işletim sistemlerinizi ve diğer kullandığınız yazılım ürünlerinizin güncelliği çok önemlidir. Kendini güncelleyen uygulamalar sayesinde siber saldırı olasılığı düşüktür.

-Giriş yaptığımız sitelerdeki reklamlara tıklamamak. Bir sitedeki reklama tıkladığınızda olabilecekler sizi de şaşırtabilir. Kötü amaçlı yazılım, virüslü program bilgisayarınıza bulaşarak bilgilerinizi ele geçirebilir, bunun için reklam engelleyici veya güvenli bir web sitesi kullanabilirsiniz.

-HTTPS olmayan sitelere girmemek. Güvenli bir şekilde şifrelenmemiş bir web sitesi kullanmak hiç doğru bir karar değildir. Alışveriş yapacağınız bir internet sitesinin ‘’HTTPS’’ kullanmadığını gördüğünüz takdirde o siteden çıkmanız gerekmektedir, aksi takdirde alışveriş için kullandığınız kredi kartı bilgileriniz çalınabilir ve şahsi bilgilerinize ulaşılabilir.

-IP filtresini etkinleştirin. IP filtrenizi etkinleştirmek, belirlediğiniz ve izin verdiğiniz IP’ler dışındaki herkesin sisteminize erişimini önleyecektir.

– Kamera ve mikrofon erişimini manuel olarak izin verin. Kullandığınız web siteleri kamera ve mikrofon erişimi istediği takdirde sadece sizin izin erişiminizin olduğuna dikkat edin. Kamera ve mikrofon istenilen site otomatik olarak izin vermesin, aksi takdirde mikrofon ve kameranıza erişilerek kayıt ve görüntü alınabilir.

Son zamanlarda güvenlik konusu üzerinde çok fazla duruluyor ve bunun sebebi ise şu an siber saldırı dünyada en çok tartışılan ve konuşulan konulardan biri haline gelmiştir. Bu durum sizi, bir başkasını hatta en yakınınızı bile ilgilendiriyor. Kullandığınız ve ziyaret ettiğiniz her site sizin için bir tehdit haline gelebilir önlem almanız ve dikkatli olmanız şart.