Author

Ali Emin Başaran

Browsing
2 Dakika okuma süresi

İtibar ve algı, günümüzün iş dünyasında bugüne kadar hiç olmadığı kadar önemli hale geldi. Özellikle son 20 yılda hızla değişen ve hızlanan iş dünyasında rekabet hiçbir zaman bugünkü kadar ağır olmamıştı. Sektör fark etmeksizin hemen her gün pazara yeni markalar adım atıyor, girişimciler yepyeni fikirlerle ortaya çıkıyor, büyük ve köklü şirketler yeni ürün ve hizmetlerini tüketicilere sunuyor. Pazarlama ve satış stratejileri sahadan gelen verilere göre sürekli güncelleniyor, tüketiciler kendi içerisinde farklılaşıyor ve kitlesel hareketlerden bireysele dönüyor. İletişim, satış, pazarlama ve dağıtım kanalları her gün çoğalıyor, farklılaşıyor ve geleneksel mecraların yanına yeniler; online ve dijital olanları ekleniyor. Böyle bir ekosistem içerisinde itibarı sağlamak, markayı konumlandırmak, ürün ve hizmetleri anlatmak, kendini ifade etmek ve tüketiciye en doğru bilgiyi vermek için PR’ı kaçınılmaz yapıyor. Bu hem şirketler için hem de bireyler için böyle… Peki dijitalleşmenin bu denli yoğun olduğu ve tüm bilgi akışının ağırlıklı olarak buradan sağlandığı bir ortamda kişisel PR için nelere dikkat etmek gerekiyor? İşte birkaç ipucu…

Dijital PR temel olarak geleneksel iletişim kanallarının yanında arama motorları, sosyal medya platformları, forumlar, bloglar, web siteleri, haber kanalları, kişisel mesajlaşma uygulamaları ve benzer portallar üzerinden itibar ve algı yönetimi üzerine yapılan tüm çalışmalar olarak ifade edilebilir.

Kendinizi hem geleneksel hem de dijital kanallarda doğru konumlandırın

Bir PR çalışması yaptığınızda öncelikli olarak atmanız gereken adım kim olduğunuzu, nerede konumlandığınızı, rakiplerinizi, amaçlarınızı, sunduğunuz faydaları, zayıf yönlerinizi ve bunun gibi sizi tanımlayan, ifade eden ve karşı taraftaki kişilerde oluşacak algınızı yaratan özelliklerinizi ortaya koymaktır. Bu hem geleneksel kanallar hem de online ve dijital platformlar için geçerlidir. Bu yüzden kişisel PR’ınızı yaparken kendinizi iyi tanıyın ve tanımlayın. Unutmayın, siz ne anlatır ve gösterirseniz karşı taraf onu görecektir.

Attığınız her adıma dikkat edin

Kişisel yolcuğunuzda attığınız hiçbir adımın geride kaldığını düşünmeyin. Hele bu adımları dijital ortamlarda atıyorsanız. Söylediğiniz her şey, yüklediğiniz her fotoğraf ve yaptığınız her hareket dijital dünyanın veri tabanında kaydediliyor ve günü geldiğinde ortaya çıkarılıyor. Bu yüzden kişisel itibarınızı kurarken ve konumlandırırken attığınız her adımı hesaplayın. İlerleyen zamanlarda tüm bu bilgileri kullanabileceğinizi ve karşınıza çıkabileceğini de unutmayın.

Profesyonellerden destek alın

Her işin bir profesyoneli var. Tıpkı sizin kendi alanınızda sahip olduğunuz uzmanlık gibi kişisel PR çalışmalarınızı da yönetebilecek ve doğru adımları arak bu dünyada doğru şekilde var olmanızı sağlayacak insanlar ve kurumlar var. Bu kişilerden, işin daha strateji aşamasında destekler alarak birlikte çalışmanız ve tüm konumlandırmanızı buna göre yapmanız sizin faydanıza olacaktır.

Kişisel networkünüzü kurun

Sadece dijital platformlarda değil, tüm PR çalışmalarınızda sizi destekleyecek ve başarıya götürecek bir diğer kural da networktür. Bugün iş dünyasında başarıya ulaşmak isteyen herkesin kendi kişisel networkünü kurması gerekiyor. Bu uzun ve emek isteyen süreci, dijital PR çalışmanızda da mutlaka uygulayın. Sizi destekleyecek, işini kolaylaştıracak, yeri geldiğinde kapıları açacak ve yeni iş birlikleri kurabileceğiniz bir kişisel network kurun.

Krizleri çok iyi yönetin

Geniş bir topluluk önüne çıktığınızda ve onlara bir şeyler söylediğinizde eleştirilmeniz ve aksi yönde bir şeyler duymanız çok olasıdır. Bunun için PR dünyasında krizler son derece doğaldır ve bu ekosistemin temel bir parçasıdır. Bu yüzden dijital platformlardan kişisel PR çalışmanız yürütürken tüm olası kriz durumlarını düşünerek hareket edin ve bunlara önceden hazırlanın. Olası senaryoları çıkartarak nasıl hareket edeceğinizi, bir krizle karşılaştığınızda nasıl davranacağınızı önceden kararlaştırın. Bu şekilde çok hızlı ve ani olarak ortaya çıkan krizlerde çok daha iyi aksiyon alarak başarı elde edebilirsiniz.

 

2 Dakika okuma süresi

Her geçen gün gelişen ve değişen iş dünyasının bugünlerde en büyük gündem maddelerinden biri dijitalleşme. Binlerce yıldır devam eden ticaret ve süregelen iş hayatı, önce internetin, ardından da ona bağlı olarak çok sayıda uygulamanın devreye girmesi ile bambaşka bir hale büründü. Son dönemde ise bu süreç farklı bir alana daha yönlendi ve küresel, bölgesel ve yerel ticaret artık daha çok elektronik ortamda  yapılmaya başladı. E-ticaret günden güne farklılaşarak büyümeye, hayatımızda daha fazla yer etmeye ve iş dünyasını değiştirmeye devam ediyor. İş dünyasına yeni adım atan ya da var olan süreçlerini bu yeni kanalda da güçlendirmek ve büyütmek isteyen bireyler ve şirketler, e-ticaret alanında girişimleri sürdürüyor.

Öncelikle hedeflerinizi belirleyin

E-ticaret alanında faaliyete başlamak, büyümek ve bu işten para kazanmak isteyen girişimcilerin attıkları ilk adım bir fikir bulmak ve bu kadar engin bir alan içerisinde kendilerini başarıya ulaştıracak bir yol çizmek. Ancak bunu yaparken de kuracağını e-ticaret sitesinin nasıl bir işleyişi olacağını, hangi alanda konumlanacağını belirlemeli, buradan ne beklediğinizi net şekilde tayin etmelisiniz. Kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirleyerek nasıl bir büyüme çizginiz olacağını hesaplamalısınız. Yoksa bu kadar kalabalık bir ortamda kaybolmanız oldukça olasıdır.

Pazar araştırması ve rakip analizi sizi başarıya götürür

Ne iş yapıyor olursanız olsun, ilk atacağınız adımlardan biri içerisine gireceğiniz sektörün genel bir analizini yapmak ve bu alanda size rakip olacak şirketleri ve markaları belirlemek olmalı. E-ticaret alanında da bu durum sizi başarıya götürecek anahtar olacak. E-ticaret alanında girişimci olacakların iyi bir pazar araştırması yapması ve buradan elde ettikleri bilgilerle hareket etmesi çok önemli.

Sitenizin tasarımı çok iyi olmalı

Bugün birçok kişi, hemen hemen tüm ihtiyaçlarını online satış kanallarından karşılıyor ve alışverişlerini e-ticaret sitelerinden yapıyor. Tüketici trafiğinin ve rekabetin bu denli yüksek olduğu bir ortama giriş yaparken kurulacak web sitesinin de kullanıcı dostu, kolay kullanımlı, hızlı, şık tasarımlı ve güvenlik olarak da tüm altyapıyı sunar şekilde inşa edilmesi gerekiyor. Bugün birçok tüketici, web sitesinden aldığı izlenimle alışverişten vazgeçebiliyor ver farklı bir kanala yönleniyor. Bunun önüne geçmek için yeni adım attığınız bu alanda iyi bir web sitesiyle işe başlamanız oldukça önemli.

Pazarlamayı unutmayın

Birçok e-ticaret girişimcisi bu alandaki deneyimleri ve bilgi birikimleri ile ilk aşamada atmaları gereken birçok adımı doğru atarak sektöre giriş yaparlar. Ancak belirli bir süre sonra işlerin iyi gitmediğini ve satışların artmadığını görürler. Burada genelde ortaya çıkan hata ilk aşamada ihmal edilen ve gider olarak görülen pazarlama çalışmalarıdır. Yapacağınız doğru bir pazarlama planı, bir yatırım olarak size geri dönecek  ve bu kadar kalabalık bir ticaret ortamında fark edilmenizi sağlayacaktır.

Açık ve şeffaf olun

E-ticaretin bu denli yaygınlaşması ile birlikte tüketiciler olumlu birçok deneyim yaşarlarken zaman zaman olumsuz ve sıkıntılı durumlarla da karşılaşabilmektedir. Bu da tamamen güven ortamına dayalı bir sistemin işleyişine zarar verebilmektedir. Bunun önüne geçmek ve müşterilerinizle iyi bir iletişim ağı yakalamak için en başından başlayarak şeffaf ve açık bir süreç inşa edin. Unutmayın, size güvenerek alışveriş yapan ve memnun ayrılan her müşteri, yeni bir müşteriyi de size beraberinde getirecektir.