Yazar

Ali Emin Başaran

Browsing

Dijital dönüşüm; bir işte veya kurumda yeni gelir ve değer üretmek amacıyla günümüz teknolojilerinin işe ya da kuruma uyarlanmasıdır. Günümüzde en küçük esnaftan en büyük şirkete kadar tüm kurumlar bir dijital dönüşüm süreci yaşamaktadır. Dijitalleşmenin sağladığı zaman tasarrufu ve maddi kolaylık sebebiyle hemen her kurum bu yolda bir adım atmaktadır. Bilgiler analogtan dijitale dönüştürülerek iş sürecinin takibi çok daha kolay bir hale gelmektedir. Özellikle tüm dünyanın yaşadığı Covid-19 krizi nu sürece hız kazandırmaktadır.

Veri ve analitik

Dijital dönüşümü başarıyla gerçekleştirmenin en büyük yardımcısı yapay zekâdır. Müşterilerinizle problemsiz ve etkin bir ilişki kurmanızın yolu yapay zekâdan geçmektedir. Aynı zamanda sağladığınız veri gizliliği, kişiselleştirilmiş bir müşteri planı alınan verimi büyük ölçüde artırmaktadır.

Yeni dönem meselesi tüketici deneyimi

Covid-19’un getirisiyle 7’den 70’e herkes dijitalde varlık göstermeye başlamıştır. Bunun sonucunda dijitale hakim, yeniliklere açık, ne istediğini bilen müşteriler ortaya çıkmaya başladı. En iyi müşteri deneyimini sunmak dijital dönüşüm sürecinin anahtarı konumundadır.

İnovasyon yanlısı olmak

İnovasyon olmadan dijital dönüşüm sürecinin başarılı olması söz konusu değildir. İnovasyon kültürüne açık olan bir şirket dijital dönüşüm noktasında verimliliği en üst seviyede yakalamaktadır. Ancak inovasyona kapalı olan bir kurum için dijital araçlar kusurlu bir hal olarak şirketi zorlu bir sürece sokmaktadır.

Teknoloji en büyük ortak

Bir kurum dijital bir dönüşün istiyorsa yeni dönem teknolojilere de açık olmak zorundadır. Artık müşterinin ürüne ulaşması tamamen dijital bir süreç izlemektedir. Bu yolda faydalanılan yeni teknolojiler kurumu rakiplerinden bir adım öne çıkarmaktadır.  IoT veya Blokchain gibi yeni nesil teknolojilere uyum sağlamak aynı zamanda yeni fırsatlarında ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.

Kurumu her bakımdan dijital geleceğe odaklamak

Dijital dönüşüm sürecini gelecek odaklı planlamak başarılı bir dönüşüm için zorunluluktur. Kurum kültürünü, çalışanları yapılan dijital plana adapte etmek gerekmektedir. Eğer bu noktada başarılı olunmazsa kusursuz bir dijital dönüşüm olması da söz konusu olmaktan çıkar.

Girişimcilik dünyasına giriş yapan herkesin ilk karşına çıkacak olan kavramlardan biri olan iş modeli nedir? İş modeli, kısaca bir işletmenin kar elde etme planıdır. Şirketin nasıl değer yarattığı ve bu değerden ne elde ettiğini belirler. Peki iş modeli nasıl oluşturulur ve nelere dikkat etmek gerekir? Buyurun göz atalım.

Birçok girişimci yeni bir iş kurarken detaylı hazırlık yapmaz yani bir iş modeli oluşturmaz. Yeni kurulan işlerin çoğu ne yazık ki ezbere yapılmaktadır. Hayallerle ve hevesle açılan işletmeler kısa bir süre anca dayanabilmektedir. İş modeli sadece yeni işletmelerin değil hali hazırda var olan işletmenize de kullanmanız gereken bir modeldir.

İş modeli kısaca; bir örgütün, değeri yaratmasını, teslim etmesini ve elde tutmasını sağlayan mantıksal bir temel yapıdır (örgüt denilen üzerinde çalıştığınız girişiminiz).  İş modeliniz üzerinde düşünürken mutlaka yanınızda kalem ve kağıt bulundurun. Kafanızda tartıştığınız konuları ve tarih ve saati mutlaka kağıda aktarın ve kaydedin.

Kendinize sorular sorun örneğin;

  • Neden ürünümü satın alsınlar? – Sorduğunuz bu soru kendinizi eleştiriye açık duruma getirir ve göremediğiniz noktaları yakalarsınız.
  • Neden sizin markanızdan alsınlar? – Umutsuzluğa kapılacağınız cümleler kurmamaya çalışın ‘benim ürünümü zaten kimse bilmiyor’ tarzında cümlelerden uzak durun ve insanların ürünü neden sizden almalarını sağlayacak sebeplerinizi sıralayın
  • Neden şimdi alsınlar? – Diğer iki soruya göre cevaplaması biraz daha zor bu soru. Ürünleriniz harika olabilir ve mükemmel bir ekibe sahip olabilirsiniz fakat kullanıcıların alışkanlıklarını değiştirmeniz hiç de kolay olmayacaktır.

Bu soruları cevaplandırdıktan sonra kafanızdaki soru işaretlerinin çoğunu gidermiş olacaksınız ve artık ölçekleme kısmına geçebilirsiniz. Ölçeklemek yatırdığınız her 1 TL’nin karşılığındaki satışınızdır. Bu süreçte birçok mali gideriniz olacaktır ve her yeni bir aracı için sizden daha indirimli fiyat isteyeceklerdir bunun yerine ürünü direkten tüketiciye ulaştırın. Bir web sitesi ile anlaşın veya kendi platformunuzu oluşturun.

Ürününüze bir platform kurduğunuzu düşünelim ve mobil uygulamayı destekliyor, daha sonrasında ürünü düşünün ve ürününüzün hayali kullanıcısı olun. Kendinize şu soruları sorun:

Bilgilerim kime gitti, nerde saklanıyor, hangi bilgilerimi kullanacaklar, hangi platformlarda kullanılacak, hata verse bilgilerimi saklayacaklar mı, ödemeyi kime yapacağım, ödeme ne şekilde olacak, fatura kesilecek mi, ürünümün durumu hakkında mail gelecek mi, herhangi bir sorunda müşteri hizmetleri var mı kime ulaşacağım? Gibi, düşünebileceğiniz en detaylı şekilde soruları kendinize sorup hazırlıklı olmalısınız.

Sonuca gelecek olursak temel bir problemi çözüp fayda sağlayabiliyorsa, ölçeklenebiliyorsa, bütün süreçleri yönetebiliyor ve yürütebiliyorsanız iş modeli nasıl yapılır öğrenmiş oluyorsanız.

“Akıllı şehir” tükenebilir kaynaklarımızı ve varlıklarımızı verimli, kullanışlı bir şekilde yönetmek için kurulan elektronik bir kentsel alandır. Enerji, ulaşım ve diğer kamu hizmetlerini kalite ve performansını geliştirmeyi, kaynak tüketimini ve israfı en az seviyeye indirmeyi amaçlar. Akıllı şehirlerin ortak amacı, akıllı teknoloji ile bizlerin yaşam kalitesini arttırmaktır.

Akıllı şehirlerin hizmet verimliliği, sürdürülebilirliği, emniyet ve güvenliği, ekonomik açıdan büyümesi ve şehir itibarı amaçladıkları hedefler arasındadır. Akıllı otoparklar, sağlık hizmetleri, akıllı tarım, akıllı devlet, akıllı ulaşım vb. hedeflere ulaşmak için akıllı şehir çalışmalarına başlanmış durumdadır. Ana hedefler ne kadar önemli ve başarılı olabilecek olsa da şehrin yaşam kalitesi ve yaşanabilirlik düzeyini en iyi seviyeye getirmek nihai hedefler arasındadır.

Akıllı şehirler aynı zamanda IoT sensörler içermektedir yani evinizdeki bütün elektronik eşyalar şehrin altyapısında bulunan sensörler sayesinde haberleşme halinde olacaktır. Olası bir bozulma, arıza vb. gibi durumlarla karşı karşıya kalmanız durumunda sizin yorulmanıza hatta telefon açmanıza bile gerek kalmadan sorun çözülmüş olacaktır. Bir diğer kolaylığı iste otopark çözümü, metropol hayatında iseniz park yeri bulmak bazı zamanlar oldukça vakit alan bir sorun olduğu için akıllı şehirde buna da bir çözüm getirilmiş. Otoparklardaki boş yerler, yollarda bulunan dijital levhalar sayesinde boş olan seçeneği kolayca ulaşmanızı sağlar. Isıtma ve havalandırma sistemleri otomatik olarak binanın doluluk oranına göre uyarlar ve odalarda kimse yokken ışıkların söndürülmesini sağlar. Ulaşım konusunda akıllı çözümler ‘’akıllı şehir’’ in en önemli özelliklerinden biri haline gelecektir. Bir otomobil almanıza gerek kalmadan arabanın masrafı, sigortası vb. sorunlarına son verecek olan içinde şoförü olmayan ve çağırıldığı anda olduğunuz konuma gelen, otomatik park ve geri dönüş yolunda sizi kapınızın önüne bırakan robot araçların kullanılması amaçlanıyor.

Toplumsal olaylar, trafik kazaları, doğal afetler hızla tespit edilerek çözüm odaklı ekip, olayı tespit ederek en kısa sürede sorunu çözüme ulaştıracaktır. 5 yıl içerisinde bu yeniliklerin yavaş yavaş hayatımıza entegre olduğuna da şahitlik edeceğiz.

Daha güvenilir, sağlıklı, kolay ve çevreci ‘’akıllı şehirler’’ bizleri bekliyor. 2025’e kadar 26’dan fazla akıllı şehir olması hedefleniyor. Türkiye’de ise 8 şehirde ‘’Akıllı şehir’’ öngörülüyor, bunlar; İstanbul, Bursa, Ankara, Eskişehir, İzmir, Denizli, Antalya ve Adana.

 

 

 

Hedef belirlemek başarıyla sonucuna ulaştığınız zaman sizi mutlu ve tatmin eden bir duygudur, peki hedef nasıl belirlenir, neden önemlidir, size neler katar ve bir girişimci için 5 adımda hedef belirlemenin önemi nedir?

Öncelikli olarak kendinize bir takım sorular sorup, bu sorular sonucunda hedefinizi ne kadar istediğinizi, bu yolda nelerle karşılaşacağınızı, plan ve programınızı sağlayabilirsiniz.

  • Belirlediğim hedefe gerçekten ulaşmak istiyor muyum?
  • Hedefim ulaşılabilir mi?
  • Hedefime ulaşmak için zamanın yeterli mi/ne kadar zamanım var?
  • Hedefime ulaşırken kimler bana destek olabilir?

Hedef belirlemek, önce ne istediğinizi düşünmeniz sonrasında ise bu hedefe bağlı kalmanızı gerektirir. Daha sonra hedefi gerçekleştirmek için atacağınız adımları planlamanız gerekmektedir. Hedef belirleme vizyon sahibi olmayı, bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek ve kendinize olan inancınızı motive etmek için önemli ve güçlü bir süreçtir.

5 Maddede hedefin bir girişimci için önemi;

  • Hedefiniz sizlere şimdiki zamanın değerli olduğunu fark ettirip yaşama gücü verecektir, vaktini boşa harcamayan ve hedefinizin gerekliliği gibi davranmanızı sağlayıp başarıya ulaşacaksınız.
  • Hedefler size, pes etmeyen ve belirlenen hedefe ulaşmak için mücadele arzusu verir.
  • Hedefleriniz yönünüze ışık tutar, hangi taraftan ve yoldan yürümeniz gerektiğini hedefleriniz sayesinde bilir ve odaklanırsınız.
  • Hedef belirlemek sizleri daha spesifik ve dürüst kılarken odaklanma ile ilgili sorunlarınızı çözmede ve olumsuz düşüncelere karşı (vazgeçmenize neden olacak düşünceler) dirençli olmanızı sağlar.
  • Bir girişimci için hedef belirlemenin en önemli unsurlarından biri de somut, ulaşılabilir ve sonuç odaklı hedefler belirlemektir. Hedefinizi nasıl seçip yönettiğiniz sonuca oldukça etki eder.

 

 

İtibar ve algı, günümüzün iş dünyasında bugüne kadar hiç olmadığı kadar önemli hale geldi. Özellikle son 20 yılda hızla değişen ve hızlanan iş dünyasında rekabet hiçbir zaman bugünkü kadar ağır olmamıştı. Sektör fark etmeksizin hemen her gün pazara yeni markalar adım atıyor, girişimciler yepyeni fikirlerle ortaya çıkıyor, büyük ve köklü şirketler yeni ürün ve hizmetlerini tüketicilere sunuyor. Pazarlama ve satış stratejileri sahadan gelen verilere göre sürekli güncelleniyor, tüketiciler kendi içerisinde farklılaşıyor ve kitlesel hareketlerden bireysele dönüyor. İletişim, satış, pazarlama ve dağıtım kanalları her gün çoğalıyor, farklılaşıyor ve geleneksel mecraların yanına yeniler; online ve dijital olanları ekleniyor. Böyle bir ekosistem içerisinde itibarı sağlamak, markayı konumlandırmak, ürün ve hizmetleri anlatmak, kendini ifade etmek ve tüketiciye en doğru bilgiyi vermek için PR’ı kaçınılmaz yapıyor. Bu hem şirketler için hem de bireyler için böyle… Peki dijitalleşmenin bu denli yoğun olduğu ve tüm bilgi akışının ağırlıklı olarak buradan sağlandığı bir ortamda kişisel PR için nelere dikkat etmek gerekiyor? İşte birkaç ipucu…

Dijital PR temel olarak geleneksel iletişim kanallarının yanında arama motorları, sosyal medya platformları, forumlar, bloglar, web siteleri, haber kanalları, kişisel mesajlaşma uygulamaları ve benzer portallar üzerinden itibar ve algı yönetimi üzerine yapılan tüm çalışmalar olarak ifade edilebilir.

Kendinizi hem geleneksel hem de dijital kanallarda doğru konumlandırın

Bir PR çalışması yaptığınızda öncelikli olarak atmanız gereken adım kim olduğunuzu, nerede konumlandığınızı, rakiplerinizi, amaçlarınızı, sunduğunuz faydaları, zayıf yönlerinizi ve bunun gibi sizi tanımlayan, ifade eden ve karşı taraftaki kişilerde oluşacak algınızı yaratan özelliklerinizi ortaya koymaktır. Bu hem geleneksel kanallar hem de online ve dijital platformlar için geçerlidir. Bu yüzden kişisel PR’ınızı yaparken kendinizi iyi tanıyın ve tanımlayın. Unutmayın, siz ne anlatır ve gösterirseniz karşı taraf onu görecektir.

Attığınız her adıma dikkat edin

Kişisel yolcuğunuzda attığınız hiçbir adımın geride kaldığını düşünmeyin. Hele bu adımları dijital ortamlarda atıyorsanız. Söylediğiniz her şey, yüklediğiniz her fotoğraf ve yaptığınız her hareket dijital dünyanın veri tabanında kaydediliyor ve günü geldiğinde ortaya çıkarılıyor. Bu yüzden kişisel itibarınızı kurarken ve konumlandırırken attığınız her adımı hesaplayın. İlerleyen zamanlarda tüm bu bilgileri kullanabileceğinizi ve karşınıza çıkabileceğini de unutmayın.

Profesyonellerden destek alın

Her işin bir profesyoneli var. Tıpkı sizin kendi alanınızda sahip olduğunuz uzmanlık gibi kişisel PR çalışmalarınızı da yönetebilecek ve doğru adımları arak bu dünyada doğru şekilde var olmanızı sağlayacak insanlar ve kurumlar var. Bu kişilerden, işin daha strateji aşamasında destekler alarak birlikte çalışmanız ve tüm konumlandırmanızı buna göre yapmanız sizin faydanıza olacaktır.

Kişisel networkünüzü kurun

Sadece dijital platformlarda değil, tüm PR çalışmalarınızda sizi destekleyecek ve başarıya götürecek bir diğer kural da networktür. Bugün iş dünyasında başarıya ulaşmak isteyen herkesin kendi kişisel networkünü kurması gerekiyor. Bu uzun ve emek isteyen süreci, dijital PR çalışmanızda da mutlaka uygulayın. Sizi destekleyecek, işini kolaylaştıracak, yeri geldiğinde kapıları açacak ve yeni iş birlikleri kurabileceğiniz bir kişisel network kurun.

Krizleri çok iyi yönetin

Geniş bir topluluk önüne çıktığınızda ve onlara bir şeyler söylediğinizde eleştirilmeniz ve aksi yönde bir şeyler duymanız çok olasıdır. Bunun için PR dünyasında krizler son derece doğaldır ve bu ekosistemin temel bir parçasıdır. Bu yüzden dijital platformlardan kişisel PR çalışmanız yürütürken tüm olası kriz durumlarını düşünerek hareket edin ve bunlara önceden hazırlanın. Olası senaryoları çıkartarak nasıl hareket edeceğinizi, bir krizle karşılaştığınızda nasıl davranacağınızı önceden kararlaştırın. Bu şekilde çok hızlı ve ani olarak ortaya çıkan krizlerde çok daha iyi aksiyon alarak başarı elde edebilirsiniz.

 

 

Her geçen gün gelişen ve değişen iş dünyasının bugünlerde en büyük gündem maddelerinden biri dijitalleşme. Binlerce yıldır devam eden ticaret ve süregelen iş hayatı, önce internetin, ardından da ona bağlı olarak çok sayıda uygulamanın devreye girmesi ile bambaşka bir hale büründü. Son dönemde ise bu süreç farklı bir alana daha yönlendi ve küresel, bölgesel ve yerel ticaret artık daha çok elektronik ortamda  yapılmaya başladı. E-ticaret günden güne farklılaşarak büyümeye, hayatımızda daha fazla yer etmeye ve iş dünyasını değiştirmeye devam ediyor. İş dünyasına yeni adım atan ya da var olan süreçlerini bu yeni kanalda da güçlendirmek ve büyütmek isteyen bireyler ve şirketler, e-ticaret alanında girişimleri sürdürüyor.

Öncelikle hedeflerinizi belirleyin

E-ticaret alanında faaliyete başlamak, büyümek ve bu işten para kazanmak isteyen girişimcilerin attıkları ilk adım bir fikir bulmak ve bu kadar engin bir alan içerisinde kendilerini başarıya ulaştıracak bir yol çizmek. Ancak bunu yaparken de kuracağını e-ticaret sitesinin nasıl bir işleyişi olacağını, hangi alanda konumlanacağını belirlemeli, buradan ne beklediğinizi net şekilde tayin etmelisiniz. Kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirleyerek nasıl bir büyüme çizginiz olacağını hesaplamalısınız. Yoksa bu kadar kalabalık bir ortamda kaybolmanız oldukça olasıdır.

Pazar araştırması ve rakip analizi sizi başarıya götürür

Ne iş yapıyor olursanız olsun, ilk atacağınız adımlardan biri içerisine gireceğiniz sektörün genel bir analizini yapmak ve bu alanda size rakip olacak şirketleri ve markaları belirlemek olmalı. E-ticaret alanında da bu durum sizi başarıya götürecek anahtar olacak. E-ticaret alanında girişimci olacakların iyi bir pazar araştırması yapması ve buradan elde ettikleri bilgilerle hareket etmesi çok önemli.

Sitenizin tasarımı çok iyi olmalı

Bugün birçok kişi, hemen hemen tüm ihtiyaçlarını online satış kanallarından karşılıyor ve alışverişlerini e-ticaret sitelerinden yapıyor. Tüketici trafiğinin ve rekabetin bu denli yüksek olduğu bir ortama giriş yaparken kurulacak web sitesinin de kullanıcı dostu, kolay kullanımlı, hızlı, şık tasarımlı ve güvenlik olarak da tüm altyapıyı sunar şekilde inşa edilmesi gerekiyor. Bugün birçok tüketici, web sitesinden aldığı izlenimle alışverişten vazgeçebiliyor ver farklı bir kanala yönleniyor. Bunun önüne geçmek için yeni adım attığınız bu alanda iyi bir web sitesiyle işe başlamanız oldukça önemli.

Pazarlamayı unutmayın

Birçok e-ticaret girişimcisi bu alandaki deneyimleri ve bilgi birikimleri ile ilk aşamada atmaları gereken birçok adımı doğru atarak sektöre giriş yaparlar. Ancak belirli bir süre sonra işlerin iyi gitmediğini ve satışların artmadığını görürler. Burada genelde ortaya çıkan hata ilk aşamada ihmal edilen ve gider olarak görülen pazarlama çalışmalarıdır. Yapacağınız doğru bir pazarlama planı, bir yatırım olarak size geri dönecek  ve bu kadar kalabalık bir ticaret ortamında fark edilmenizi sağlayacaktır.

Açık ve şeffaf olun

E-ticaretin bu denli yaygınlaşması ile birlikte tüketiciler olumlu birçok deneyim yaşarlarken zaman zaman olumsuz ve sıkıntılı durumlarla da karşılaşabilmektedir. Bu da tamamen güven ortamına dayalı bir sistemin işleyişine zarar verebilmektedir. Bunun önüne geçmek ve müşterilerinizle iyi bir iletişim ağı yakalamak için en başından başlayarak şeffaf ve açık bir süreç inşa edin. Unutmayın, size güvenerek alışveriş yapan ve memnun ayrılan her müşteri, yeni bir müşteriyi de size beraberinde getirecektir.