Yazar

Arzu İşgör Çelik

Browsing

Marka için en önemli olgulardan biri marka sadakati oluşturmaktır. Bunun için hedef kitleyi iyi tanımalı, sadık müşteri kitlesi yaratmalısınız. Marka sadakatinin oluşması, müşterilerin fikirlerini ve duygularını doğrudan etkiler. Potansiyel müşterileri sadık müşteri olarak benimsemek uzun vadede satış stratejisini olumlu yönde etkiler. Marka sadakati yaratmanın yolları ile ilgili maddeler aşağıda yer almaktadır.

Müşterilerinizde değer yaratın

Müşterilerinize sunduğunuz hizmet ile onların geri gelip gelmeyeceğini belirlersiniz. Hizmetiniz ne kadar iyi olursa ve beklentilerini karşılarsa sizin markanızı o kadar çok benimserler.

Müşterilerinizle iletişim halinde olun

Müşterilerinize güler yüzlü davranıp onlardan geri bildirim almayı aksatmayın. Müşterilerinize özel hissettirin çünkü müşteriler kendilerine sunulan ekstra fırsatlar, indirimler gibi küçük ama etkisi büyük hizmetleri sağlayan markaları daha çok benimserler.

Çözüm odaklı olun

Müşteri hizmetleri ekibinizin hızlı ve arkadaş canlısı olduklarından, ayrıca müşterilere çözüm üretebilmek için gereken araç ve kaynaklara sahip olduklarından emin olun. Şikâyetçi olan müşterilerin çoğu dinlenilmek ve sorunlarının karşılığı olarak bir şey önerilmesini isterler. Eğer onlara bunu verebilirseniz markanıza sadık müşteri kazanma olasılığınız da çok yüksek olacaktır.

Dürüst olun

Dürüstlüğün başka bir boyutu da ürününüzü satma yönteminizdir. Ürününüzde olmayan özelliklerin bir listesini yapmanız gerekmez ama tutamayacağınız sözler vermemeye de dikkat etmelisiniz. Eğer doğru beklentiler oluşturursanız, müşterileriniz ürün veya hizmetinizden ne beklemeleri gerektiğini bilir ve eğer yanlış sözler vermezseniz onlar da hayal kırıklığına uğramazlar.

Ürünün alım-satım işleminde, birtakım kriterler doğrultusunda belirlenmiş fiyatı esnetme girişimi pazarlık olarak adlandırılıyor. Pazarlık yapmak günümüzde bir sanat olarak karşımıza çıkıyor. Pazarlık ‘fiyatı’ söz konusu olduğunda hiçbir şey sınırsız değildir. Kredi kartı faturalarınızdan doktor ziyaretlerinize kadar her şey için pazarlık yapabilirsiniz. İşte başlamanıza yardımcı olacak bazı ipuçları. Bir dene. Kaybedecek neyin var?

Sağduyulu olun

Farklı müşterileri gruplarının gözleri önünde yetkili kişi ile pazarlık yapmaya başlamamalısınız. Bu sizin pazarlık gücünüz üzerinden rekabetin düşmesine neden olacaktır. Yetkili yaptığınız anlaşmayı diğer müşterileri için önermek istemeyebilir ve pazarlık kriterlerinizi uygulamayabilir. Pazarlık payınızı arttırmak için bu kritere dikkat etmeniz gerekiyor.

Diplomatik olun

Pazarlık yaparken sıcakkanlı olmak der daim size kazanç sağlayacaktır. “Bal ile gel, sirke ile değil.” Sözü tam olarak pazarlık yapma sanatına yöneliktir. Yetkililer talepkâr, katı bir müşteriye kıyasla, samimi bir müşteriden gelen bir teklife çok daha iyi yanıt verecektir. Onlarla iş birliğine istekli olduğunuzu gösterin.

Sizinle pazarlık yapmaları için onları teşvik edin

Bir bayiden araba satın alıyorsanız, arabanızı onarım için onlara geri getirmeyi planladığınızı söyleyin. Bir hırdavatçıdaysanız, onlara her zaman mümkün olduğunda yerel işletmeleri desteklemeye çalıştığınızı söyleyin. Tüccarların bir sebepleri varsa, size daha iyi bir fiyat teklif etme olasılıkları daha yüksek olacaktır.

İstekli gözükmeyin

En yaygın hatalardan biri, satıcıya ürünü satın almaya çok istekli olduğunuzu göstermektir. “Bu fiyata düşürürsen kesinlikle alırım” gibi sözler bazen işe yarıyor ama çoğu durumda ürünü gerçekten beğendiğiniz için satıcıya daha fazla ödeyecekmişsiniz gibi geliyor. Ürünü satın almaya çalışmak yerine satıcının size ürün satmaya çalışmasını bekleyin.

Zekanızı gösterin

Satın almak istediğiniz ürün veya hizmetle ilgili bilgi sahibi olduğunuzu gösterin ve sahip olduğunuz bilgileri yetkili ile paylaşın. Yetkili eğitimli bir alıcı olduğunuzu anladığı anda sizinle çalışmaya daha istekli olacaktır.

Nakit indirimi isteyin

Bir satın alma işlemi yapmak için kredi veya banka kartı kullandığınızda yetkililer ücret ödemek zorundadır. Yine de nakit ödeme yaparsanız bu ücretlerden kaçınabilirler. Biraz nakit getirin ve kartla ödeme yapmazsanız yetkilinin size indirim yapıp yapmayacağını önceden sorun.

Araştırma yapın

Gerekirse, önceden ne için pazarlık yaptığınız konusunda biraz araştırma yapın. Bu şekilde adil bir fiyatın ne olduğunu bileceksiniz ve çok düşük bir fiyat istemekten kaçınacaksınız.

Dünya ve Türkiye merkezli oyun girişimlerinin son yıllarda ortaya koyduğu başarılar dikkatleri üzerine çekmekte. Son yılların oranlarına bakacak olursak 2019 ve 2020’de Türkiye de kurulan girişimlerin odağında oyun sektörü bulunmakta. Kısacası girişimcilerin yeni durağı Oyun Sektörü.

Oyun sektörü denilince akıllara genellikle yayıncılar, geliştirici stüdyolar, ajanslar, ses ve seslendirmeler, platformlar ve pazarlama ajansları gibi sayısını daha da arttırabileceğimiz birçok yan kol bulunmakta ve bilmekteyiz. Girişimciler genellikle kendi vizyon ve hedefine göre bir plan çizmekte, doğru ekibi kurmakta ve sektörle ilgili yeterli donanım ve bilgiye sahip olduktan sonra bu yan kollardan herhangi birine yönelmektedir.

Son verilere gör 2 yılda 141 oyun girişimi kuruldu. Bu girişimciler Anadolu Üniversitesi, ODTÜ ve Yıldız Teknik Üniversitesinin mezunları ilk sıralarda yer almaktadır. Yurtdışındaki Türk girişimciler ise 202’de 385 milyon dolar yatırım almışlardır. Oyun sektörünün global olarak büyüklüğü 152 milyar dolardır ve bir kıyaslama yapacak olduğumuz zaman film endüstrisinin 136 ve müzik endüstrisinin 19,1 milyar dolar olduğunu görebiliyoruz. Bu sayıları göz önünde bulundurunca ne kadar büyük bir potansiyel taşıdığını da görebiliyoruz.

Gençlere bu sektörde istihdam alanları yaratmak, girişimcilerin ve yatırımcıların son yıllarda dikkatini çekmiş bulunmaktadır. İnovasyon ve girişimciliği oyun sektörü ile birleştirmek, oyun sektörünü yeni girişimler ve iş modelleri ile güçlendirmek, her gün büyüyen oyun sektörüne yatırımlar yapılabilecek hale getirmek ve yeni girişim fikirlerinin önünü açmak gerekmektedir.

Türkiye’nin her yanında iş yaşamını sürdüren, girişimciliğe yeni bir bakış açısı getiren, üreten, kazanan, topluma fayda sağlayan, karşılaştıkları güçlüklere cesurca karşı duran birçok başarılı kadın girişimci mevcut. Aynı zamanda onlara dayatılan toplumsal rollerin dışına çıkarak hayatın her alanında başarılı olabileceklerini tüm dünyaya gösteriyorlar.

İş fikri hazır mı?

Neye yeteneğiniz olduğuna karar vererek severek yaptığınız bir hobiyi girişimciliğe dönüştürebilirsiniz. Girişimcilikte başarılı olmanın ana kuralı hiç sıkılmadan aynı tutkuyla çalışacağınız alanı bulmaktır. İş gibi göreceğiniz değil yaşam biçiminiz olarak göreceğiniz fikri bulduğunuzda girişimcilik yolunda başarılı ilk adımı atmış olursunuz.

Ar-Ge çalışması

Alanınıza karar verdikten sonra bilmediğiniz hiçbir detay kalmayana kadar araştırmalısınız. Araştırma yapmak başarılı bir iş planı oluşturmanız da en büyük yardımcınız olacaktır. Ürünü nasıl üreteceğinizden hangi kitleye hangi kanalla nasıl bir stratejiyle satacağınıza araştırma aşamasında kâğıt üzerinde karar vermiş olmalısınız.

Yardım alın

Bu süreci yaşamış kişilerin tecrübelerinden faydalanabilirsiniz. Onlar size yaptıkları hataları ve doğruları aktardığında siz de neyi yapıp neyi yapmayacağınızı bilir duruma gelirsiniz. Çok okumaya çalışın. Başarılı iş kadınlarının hikayelerinden ilham alabilirsiniz.

İş planı

Alanınıza karar verdiğiniz, detaylı ve özenli bir araştırma yaptınız sıra iş planı hazırlamaya geldi. Bu aşamada sizi başarıya taşıyacak adımlardan en önemlisi kitlenizi doğru hesaplamak. Hangi pazarda olacaksınız, potansiyel müşterileriniz kim, bütçe planınız ne gibi sorulara cevap bulduğun bu plan sizin kadın girişimci destek programlarından profesyonel yardım almanızı kolaylaştırır. Örneğin hazırladığın iş planıyla KOSGEB’e başvurabilirsiniz ve girişimcilik eğitimlerinden de faydalanabilirsiniz.

Sosyal medya

Sosyal medyayı kullanmak için doğru ve etkin bir planlama yapabilirseniz kısa sürede başarı basamaklarını tırmanabilirsiniz. Günümüzde girişimci olmak isteyen herkesin sosyal medyayı etkili bir şekilde kullanması gerekiyor. Müşterilerinizle birebir iletişime geçebileceğiniz ve marka imajınızı doğrudan yansıtıp empoze edebileceğiniz bu kanallar sizin girişiminizin başarılı olmasın oldukça önemli rol oynar.

 

A4 veya Word formatında hazırladığınız özgeçmişinizde eğitiminizden, kariyerinizden, hobilerinizden, referanslarınızdan vb. şeylerden bahsediyorsunuz. Peki bu özellikleriniz diğer başvuranların önüne geçmeniz için yeterli oluyor mu? Aynı pozisyon için başvuru yapmış diğer adaylar iyi bir üniversiteden mezun, daha önce kurumsal firmalarda çalışmış ve dil konusunda ileride olabilir fakat sizin özgeçmişinizin yanında güler yüzlülüğünüz, jest ve mimikleriniz, Türkçeyi doğru kullanabilmeniz sizi öne geçirecek önemli etkenlerdir. Bunun için ise videolu bir özgeçmiş hazırlayabilirsiniz. Peki iyi bir videolu özgeçmiş nasıl hazırlanır ve nelere dikkat edilmesi gerekir?

Yetenek ve bilginin yanında nasıl biri olduğunuzu ön görüşmeye çağırılmaya gerek kalmadan hem sizin hem de işverenin vaktini harcamayan videolu özgeçmişi hazırlarken yazı ile aktaramadığınız kişisel özelliklerinizi en doğru ve uygun şekilde işverene yansıtmanız çokça önemlidir. Görsellik ön planda olacak olduğundan kişisel bakımınıza özen göstermeniz, kıyafetinizin şık ve temiz olması ve çekim yapacağınız ortamı doğru seçmeniz dikkat etmeniz gereken önemli konulardandır. Çekime başlamadan önce hazırlayacağınız bir taslak metni olursa video esnasında duraksamadan kendinizi tanıtmanızı sağlar. Sunumunuz esnasında akıcı, içten ve samimi olmanızda gerekmektedir. Ortalama video süresi minimum 1 maksimum 4 dakika aralığında olmalıdır. Sunumunuzu yaparken hafif bir tebessüm ile bu sıralamayı takip edip videolu özgeçmişinizi tamamlayabilirsiniz:

-Adınız ve Soyadınız

-Doğum yeri ve tarihiniz

-Varsa engel durumunuz, dereceniz

-Yaşadığınız şehir

-Mezun olduğunuz okullar

-Diğer Eğitim bilgileriniz (kurs ve sertifika adları)

-Daha önceki iş tecrübelerinizin süresi ve çalıştığınız sektörler

-Yetenekleriniz, becerileriniz ve hobileriniz (Zorunlu değil)

-Kariyer hedefleriniz

Yapacağınız kısa bir araştırma ile daha önce çekilmiş olan videolu özgeçmiş örneklerini izleyerek kendinizi tam anlamıyla sunumunuza hazırlayabilirsiniz. Videolu CV’nizin yanında yazılı ve klasik olan özgeçmişinizi de göndermenizi hatırlatmak isteriz.

 

 

Rekabetin her geçen gün arttığı küresel dünyada sadece ‘var olmak’ değil, rakiplerinizden ‘farkınızla’ var olmanız gerekir. Bu nedenle kurumların özgünlüklerini ortaya çıkarması ve bunu müşterilerine anlatabilmesi gerekmektedir. Farklılığı yaratmak için rakiplerin ne yaptığını araştırmak, müşteri ihtiyaçlarını ve taleplerini çok iyi analiz etmek ve izlemek bir adım öne çıkmanızı sağlayacaktır. Girişimcilerin fikirlerinin özgün olması bir yana başarılı olmalarının bir yolu da Pazar Araştırması’dır. Ürünün, hizmetin ve firma sayısının fazla olduğu pazarda başarılı olmak ve yoğun rekabete karşı ayakta kalabilmek için pazar araştırması yapmak önem taşımaktadır.

Pazar araştırması potansiyel müşterilerinizin; tüketim alışkanlıklarını, tercihlerini, fiyatlara yaklaşımını düzenli olarak takip ettiğiniz bir süreçtir. Pazar araştırması sayesinde ürününüzün veya hizmetinizin potansiyel pazarı hakkında bilgi toplar ve buna uygun bir şekilde sunmaya çalışırsınız.  Bu nedenle zayıf olan bir pazar araştırması işletmeyi yanlış yöne sürüklerken pazar araştırmasının hiç yapılmaması ise işletmenin büyük zarara uğramasına sebep olur. İşte bir takım hataları önlemenize yardımcı olacak pazar araştırması temelleri:

Problemin Tanımlanması

Araştırma sürecinde ilk yapmanız gereken, karşı karşıya olduğunuz problemin ne olduğunu tespit etmeniz ve açıkça tanımlayabilmenizdir. Problemin nedenleri ortaya çıkartılarak buna çözüm yolları geliştirmeniz gerekir. Tutarlı çözümler geliştirmeniz için probleme dair cevaplandırılacak sorular oluşturmalısınız.

Veri Kaynaklarının Belirlenmesi

Problem tanımlandıktan sonra sistematik bir analiz yapmak adına buna uygun verilerin saptanması gerekir. Doğru bir kaynaktan alınması gereken veriler ikinci dereceden ve birinci dereceden veriler olmak üzere ikiye ayrılır. Birinci dereceden veri araştırmacının kendi çabaları sonucu edindiği, ikinci dereceden veri  ise araştırmacı dışındaki bir kişi veya kuruluş tarafından toplanmış verilerdir.

Örneklem Oluşturma

Pazar araştırması yapacağınız hedef kitle ya da durumun tamamını ele alarak ölçemeyeceğiniz için, durumu en iyi şekilde belirlemek adına sınırlı bir parçasını ele alırız. Yeterli büyüklükteki kümeden ulaştığınız bilgi üzerinden tüm duruma ya da hedef kitleye genelleme yapabilirsiniz.

Veri Analizi

İşletme kararlarını yönlendiren iç görüyü kazanmada anahtar rol oynayan veri analizi safhası işletmenin yararlı bilgiler bularak doğru sonuca ulaşmasını sağlar. Gelişen teknolojiyle beraber hedef kitleniz ya da rakipleriniz hakkında yeterli veriye sahip olmanız çok kolaylaştı. Ancak önemli olan çok sayıda veriye sahip olmak değil veriden alınması gereken ana fikirdir.

Değerlendirme Raporu

Pazar araştırmasının son adımında ise verilerin analizi sonucu elde edilen iç görü rapor haline getirilir. Hazırlamış olduğunuz raporda mevcut probleme uygun yaklaşımlarınızı veya çözüm alternatiflerini sunmanız gerekir. Değerlendirme süreci boyunca tarafsızlığınızı koruyarak nesnel bir bakış açısına sahip olmalısınız. Raporda uzun söylemler yerine kısa ve net ifadeler kullanmanız daha iyi anlaşılmanızı sağlayacaktır.

 

 

Sosyal medya mecraları hayatımızın her alanına hızla yayılmaya devam ediyor. Bu mecralar arasında kendini bambaşka bir yere konumlandıran Linkedin ise artık kariyerimizin basamaklarını çıkarken başvuracağımız en önemli araçlardan biri haline gelmiş durumda. Linkedin profiliniz, uzman olduğunuz alanları, bu konudaki deneyimlerinizi ve projelerinizi paylaştığınız bir platform olduğundan alanınız ile ilgili kurum ve kişilerle kolaylıkla bağlantı kurabilirsiniz. Peki Linkedin, kariyerinizi geliştirmenizde ne gibi bir etkiye sahip?

Profilinizi öz geçmiş niteliğinde kullanabilirsiniz

Linkeden profilinizi doğru bilgilerle doldurduğunuz takdirde herkesin bakmak isteyeceği kaliteli bir öz geçmişe sahip olursunuz. Uzman olduğunuz alanları, projelerinizi ve yazdığınız yazıları yayınlayabileceğiniz bir platform olan Linkedin, klasik anlamda öz geçmiş oluşturmaktan çok daha etkin bir yol. İş görüşmesine gitmeden istediğiniz kuruma iş başvurusu yapabilmenizi ve değerlendirilmenizi sağlıyor.

 Alanınız ile ilgili yazılar yazarak paylaşabilirsiniz

Kendi blog sayfanızı açmak için yeterli vaktiniz yoksa eğer yazdığınız yazıları Linkedin’de paylaşabilir, kendi içeriklerinizi oluşturabilirsiniz. Linkedin makale oluşturma özelliği sayesinde yazılarınızı yayınlayarak bağlantılı olduğunuz kişilerle paylaşabilirsiniz. Linkedin Pulse özelliği yazılarınızı bağlantılı olduğunuzu kişilere bildirim yoluyla göstererek daha çok okunmasını sağlar. Yazınızı kaç kişinin gördüğünü, okuduğunu ve beğendiğini görebilirsiniz.

Network ağınızı genişletebilirsiniz

Linkedin’de bulunan gruplara katılarak yeni insanlarla tanışabilirsiniz. Linkedin, ilgi alanlarınıza ve mesleğinize göre size uygun kişi veya kurumları bularak önerilerde bulunur. Bilinirliğinizi arttırmak için tartışma panellerinde konular açarak farklı hesaplarla bağlantı kurabilirsiniz. Bu sayede daha çok kişiye ulaşma imkanına sahip olursunuz.

İş başvurusu yapabilirsiniz

Üniversite mezunu olmanın iş sahibi olmanız için yeterli olmadığı şu günlerde en kolay nasıl iş bulabilirim derdine düştüyseniz Linkedin tam da ihtiyacınız olan platform. Hesabınızdan uzman olduğunuz alanla ilgili veya istediğiniz kuruma iş başvurusu yapabilirsiniz. İş görüşmesine gitmeden başvuru yaptığınız kurum tarafından değerlendirmeye alınmanızı sağlar.

Profesyonel deneyimlerinizi aktarabilirsiniz

Yaptığınız projeleri resim, not, video veya link vererek paylaşarak deneyimlerinizi aktarabilirsiniz. Bu sayede birçok kişi profilinizi ziyaret ederek sizinle bağlantı kurabilir. Yaptığınız işleri aktarmanız sizi daha profesyonel gösterirken hiç beklemediğiniz fırsatları da karşınıza çıkarabilir.

Alanınız ile ilgili kaynaklara kolay bir şekilde erişim sağlayabilirsiniz

İçinde bulunduğunuz sektörle veya ilgi duyduğunuz herhangi bir alanla ilgili haberlere ve kaynaklara hızlı ve kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz. İş hayatının dinamiklerini, güncel haberleri ve etkinlikleri rahatlıkla takip edebilirsiniz.

 

 

Farklı sektörlerde işe başlamayı düşünen ve o pazarda zamanla büyüme hedefi olan girişimciler, birçok farklı kanaldan elde ettikleri bilgiler ve deneyimlerle ilk aşamada atmaları gereken adımların birçoğunu doğru atarlar. Konumlandırma, pazar araştırması, rakip analizi, ürün, markalaşma vb. birçok aşamayı doğru şekilde geçerek iş dünyasına giren birçok girişimci, zamanla işlerin bekledikleri gibi gitmediğinin farkına varar. Bu noktada genelde ortaya çıkan sorun hangi aşamada olursa olsun, yeni bir girişim yapılırken pazarlamaya yeterince önem verilmemesidir. Sonuç olarak her şirket kuruluşunun ardından bir süre sonra satış yapmak ve ürünlerini pazarlamak ister. Mali olarak dengeyi kurmak ve büyüyerek pazarda yer elde etmek bunu gerektirir. Ancak birçok kişi ve şirket, bunun ancak doğru ve iyi yapılmış bir pazarlama stratejisi ile gelebileceğinin farkına varamaz. Günümüz iş hayatında ürününüz, markanız, şirketiniz, insan kaynağınız ne kadar iyi olursa yaptığınız işi tanıtamıyor ve tüketicinize anlatamıyorsanız başarıya ulaşmanız neredeyse mümkün değildir. Bu yüzden yeni bir girişim için en önemli konulardan biri de pazarlamadır.

Bir girişimin kara ve paraya dönüşmesinin tek yolu pazarlamadır

Pazarlama, temel olarak ürünün kendisinden başlayarak önce tüketiciye, ardından da satış sonrası hizmetlere kadar giden tüm süreci kapsayan iyi kurulmuş bir stratejiyi gerektirir. Burada yeni girişimcilerin, startupların, hatta bunun ötesinde iş hayatında uzun yıllardır var olan şirketlerin bile yaptıkları hata, “Her ürün kendi pazarını yaratarak satışını artırır”dır. Bunun yanında pazarlama için ayrılan bütçenin bir gider kalemi olarak görünmesi de en başından girişimcilerin kendi üzerine çökmesi ve başarıya ulaşamaması anlamına gelir. Bugün, rekabetin oldukça yoğun olduğu hemen her sektörde bir şirket için başarıya ulaşmanın yolu doğru bir mali denge kurmaktır. Bunun için de ürün ve hizmetlerin satışı gerekir. Satışa giden yol ise iyi kurulmuş bir pazarlama stratejisinden geçer.

Ürün ve hizmetinizi iyi tanıyın

Bir girişim için pazarlamanın önemi sadece stratejinin olmasından ibaret değildir. Doğru bir planlama ve bütçeleme ile bunu tüketicilerin karşısına çıkarmak da gerekir. Buradaki kırılma noktası da girişimci olarak üzerinde çalıştığınız ürün ve hizmetlerinizin ne olduğudur. Siz kimsiniz, ne yapıyorsunuz, ürün ya da hizmetiniz neler sunuyor, rakipleriniz kimler, onlar nasıl ürün ya da hizmetler üretiyor, siz onlardan farklı olarak nasıl konumlanacaksınız, hedef ve amaçlarınız neler? Bu ve benzeri birçok sorunun yanıtını kendinize vererek nerede olduğunuzu ve nasıl gideceğinizi kararlaştırmanız gerekir. Sonrasında ise pazarlama için ayırdığınız bütçe ile bunu doğru yer, zaman ve kanallarla tüketicilerinizin karşısına çıkaracaksınız.

Tüketicilerinize kulak verin

Ne iş yapıyor olursanız olsun, yeni bir girişim de olsanız, yıllardır bu sektörde ürün ve hizmet üretiyor da olsanız, pazarlama süreçlerinizde yapmanız gereken en önemli şeylerden biri tüketicilerinizi dinlemektir. Sahadan gelen bu ses, sizi doğru kanallara yönlendirecek tek şeydir. Onun için tüketicilerinizle çok iyi bir iletişim kurmalı, pazarlama stratejilerinizi ve satış planlarınızı buna göre sürekli değiştirmeli ve tüm girişiminizi bu yöntem üzerine kurmalısınız. Unutmayın, çevrenizdeki kişiler, iş arkadaşlarınız, rakipleriniz ve çalışanlarınız bir noktaya kadar objektif davranabilirler. Ancak tüketiciler her zaman en doğrusunu, en hızlı ve direk şekilde size söylerler. Dolayısıyla girişiminizi büyütmek, satışlarınızı artırmak ve pazarlamaya verdiğiniz önemi göstermek için tüketicinize kulak verin.

 

 

Birçok insan akademik hayatının ardından bir kariyere başlar ve farklı nedenlere bağlı olarak zaman zaman gittiği yoldan memnun olmayabilir. Böyle durumlarda kendini yeniden keşfederek farklı arayışlara girmek ve kariyerinize yeni bir yön vermek en doğrusudur. Peki bu yolda atılacak doğru adımlar hangileridir? Bu keskin dönüşü yaparken nasıl hareket etmek gerekir? İşte kariyerinize yeni bir yol çizerken dikkat etmeniz gerekenler…

Öncelikle kim olduğunuzu keşfedin

Kariyeriniz içerisinde bir değişim yapma ihtiyacı hissettiğiniz anda öncelikli olarak yapmanız gereken gerçekte kim olduğunuzu ve bundan sonra nerede olmak istediğinizi keşfetmektir. Kariyer basamaklarını mutsuz şekilde tırmanıyor ve yanlış yöne doğru gittiğinizi düşünüyorsanız, yeni döneceğiniz yönü hatasız bulabilmek için öncelikle kendinizi tanımanız ve buna göre bir yol çizmeniz doğru olacaktır.

Hedeflerinizi belirleyin

Bir değişimin eşiğindesiniz ve bundan sonraki adımda nereye gitmek istediğinize karar vermeye çalışıyorsunuz. Siz gerçekte ne olmak istiyorsunuz? Yaptığınız işten ve kariyerinizde memnun değilsiniz. Peki sizi tam olarak tatmin etmeyen nedir? Az mı para kazanıyorsunuz, mevkinizden mi memnun değilsiniz, farklı bir sektörde çalışmak mı sizi mutlu edecek? Hedeflerinizi, isteklerinizi ve amacınızı doğru belirleyerek kariyerinize yeni bir yol çizebilirsiniz.

Profesyonellere danışın

Kariyerinize yeni bir yön tayin ederken bunu tek başınıza yapmak zorunda değilsiniz. Kariyer koçluğu veren, kişisel gelişim konusunda uzman ve iş hayatında doğru yönlendirmeleri yapabilecek uzmanlardan destek alabilirsiniz. Bu uzmanlar, içerisinde bulunduğunuz konum itibariyle göremediğiniz konular hakkında size destek olabilir ve deneyimleri sayesinde daha doğru yönlendirmeler yapabilirler.

Size uygun mesleklerin ve işlerin bir listesini çıkarın

Çok hızlı karar vermek ve çok keskin dönüşler yapmak zorunda değilsiniz. Kariyeriniz baştan aşağı değiştirecek bu adımı atarken size uygun olduğunu düşündüğünüz, bundan sonra çalışırken daha mutlu olacağınız ve daha iyi olduğuna inandığınız mesleklerin listesini yapabilirsiniz. Bunların her birinin iyi ve kötü yanlarını yazarak uzun vadede ama sakince karar verebilirsiniz.

Eğitimleri asla bırakmayın

Eğitim hayatın, özellikle de iş hayatının vazgeçilmez bir parçasıdır. Eğer kariyeriniz içerisinde bir değişiklik yapmak istiyorsanız ve yeni bir yön çizecekseniz eğitimlerden asla vazgeçmeyin. Yeni gideceğiniz yolda bu eğitimler hem işinizi kolaylaştıracak hem de gitmek istediğiniz hedefi size çok daha iyi gösterecektir.

Hayallerinizden asla vazgeçmeyin

Hayatın belki de bizlere sunduğu en güzel şeylerden biri de hayal kurmaktır. Birçok insan daha iyi şartlarda yaşamak, daha mutlu olmak, bulunduğu yerden daha iyi bir noktaya geçmek için çaba sarfeder. Burada en büyük yol gösterici kalbiniz ve hayallerinizdir. Bir noktadan diğer bir noktaya geçiş yaparken atacağınız her adımda en büyük yol göstericiniz hayalleriniz olsun. Kariyeriniz için de en doğrusu bu olacaktır.