Yazar

Osman Han Ergür

Browsing

Günlük alışkanlıklarımızı değiştirmek çoğu şeyden daha zor gelir. Adı üstünde alışkanlık! Uzmanlar yeni bir alışkanlık kazanmanın ve var olan alışkanlıklarımızı bırakmanın en az 21 günde tam olarak gerçekleşeceğini dile getiriyor. Kendinizde negatif yönlü bulduğunuz alışkanlıklarınızı değiştirmek sandığınız kadar zor değil. Nasıl mı? Gelin birlikte adımlar atalım.

Sadece bir yeni alışkanlığa odaklanın

Değiştirmeniz gereken alışkanlığı ve kazanmak istediğiniz yeni alışkanlığı belirleyin ve kararlı olun. Bu alışkanlığı kazanmak için tüm yöntemleri doğru bir biçimde öğrenin. Buradaki en önemli nokta ise her zaman yapabileceğiniz bir alışkanlık belirlemektir. Bu belirlediğiniz alışkanlık, hayatınıza uyacak ve bu alışkanlığı yapmayı istemeseniz bile gün içerisinde kolaylıkla tamamlayabileceğiniz bir alışkanlık olmalıdır.

En az 30 gün kuralı

Bazı kaynaklarda bir eylemi alışkanlığa dönüştürmek için 21 gün gerektiği söylenirken bazı kaynaklarda da bu sürenin 66 güne kadar çıktığı söylenir. Aslında bir eylemin alışkanlık olarak edinme süresi insandan insana ve alışkanlıktan alışkanlığa değişir. Bazı alışkanlıkları edinmesi kolay olurken bazı alışkanlıkları edinmesi zor olabilir. Bir alışkanlığı kazanabilmek için ise o alışkanlığı ortalama 30 gün süreyle devamlı olarak yapmanız gerekiyor.

Küçük adımlar atın

Yeni bir alışkanlık kazanmak için sadece motivasyona bağlı kalmayın. Gerçekten bir alışkanlığın kalıcı olmasını sağlamanın tek yolu bu alışkanlığı davranışa dönüştürmektir. Alışkanlığı değiştirmenin başlarda zor olması çok normaldir. Başlangıçtaki bu zorluğu ise küçük adımlar atarak ve düşük seviyede sorumluluklar alarak başarabilirsiniz. Kendinize küçük sorumluluklar yaratarak başlayabilirsiniz. Tutarlı olup gün kaçırmamak için küçük adımlar önem taşır. Bunu yaparken öğreneceğiniz asıl şey kendinize ne kadar küçük sorumluluklar alırsanız işe koyulmanızın o kadar kolay olacağıdır.

Engeller aşmak için bir plan yapın

Her yeni alışkanlık beraberinde yeni bir engel doğuracaktır. Engelinizin ne olacağını önceden bilirseniz bu engellerin üstesinden gelebilmek için önlemler alabilirsiniz. Bunun için de değiştireceğiniz alışkanlığınızı ve kendinizi çok iyi tanımanız engelleri öngörmeniz için fayda sağlayacaktır. Böylece karşılaşabileceğiniz engeller için de bir planınız olur.

Kendinizi ödüllendirin

Yeni bir alışkanlık kazanmak her zaman sizi zorlamaz. Hedeflerinize başarılı şekilde ulaştığınızda alışkanlık kazanma sürecinize ödüller ekleyin. Ödül seçiminiz size kalmış fakat bu önemli dönüm noktalarını kutlamak sizi daha iyileri için motive edecektir. Çoğu zaman basit eylemi alışkanlık haline getirebilmek için koyacağınız küçük fakat önemli ödüller size yardımcı olacaktır.

Teknoloji, big data, siber tehditler, siber güvenlik gibi kavramlar son yıllarda hayatımıza giren ve oldukça önemli kavramlardır. Gelişen teknoloji beraberinde birtakım tehditleri de getiriyor. Artık yaşamımızın en vazgeçilemez parçası konumunda olan internet banka hesaplarımızdan iş kontrollerimize kadar her şeyi gerçekleştirmemizi sağlayan en önemli şey olmasına rağmen tamamen güvenli olarak görülmüyor. Gelişen teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor ancak aynı zamanda gün içinde çok fazla siber saldırıya da maruz kalıyoruz. İnternet kullanımının artışıyla siber suç oranının artışının da doğru orantılı olduğunu söylemek de mümkündür. Bunun sonucunda kurumlar ve bireyler siber güvenlik alanına ciddi yatırım yapmaya başladı.

Güven kaybı

Siber bir saldırıyla karşı karşıya kalmış birey ciddi anlamda güven sorunu yaşar. Çalıştığı kuruma hatta devletine karşı dahi güven duyma da problem yaşayarak psikolojisi olumsuz yönde etkilenir. Aynı zamanda yaşanan güven problemi kişiyi toplumdan soyutlanmaya kadar itebilir.

İmaj kaybı

Özellikle markalar, işletmeler için siber tehditler ciddi risk taşıyor. Siber tehdit ve saldırı durumunda kurumun bilgi kaynaklarına erişim sağlanabilir. Bunun sonucunda tedarik zinciri, üretim gibi iş kollarında aksamalara neden olarak müşterinin güvenini kaybedebilir aynı zamanda kurum iş gücü ve zaman kaybıyla da başa çıkmak zorunda kalabilir. Hepsinin sonucunda firma sektörde zayıflayan bir konuma geçebilir.

Maddi kayıp

Siber tehditler sonucunda birey ya da kurum ciddi maddi kayıplara uğrayabilir. Örneğin bir bankacılık firmasının uğradığı siber tehdit hem müşteriyi hem markayı mağdur ederek çift taraflı maddi olarak da güvenilirlik olarak bir kayıp yaşanması söz konusu olur. Aynı zamanda bu kayıplar ve saldırı yasal sorunlara da yol açacağından işleri zor bir yola sokar. Artık günümüzde biliniyor ki siber tehditler silahlı savaşlarında önüne geçerek toplumun en küçük biriminden en büyük birimine kadar zarar vermektedir.

Yasal yükümlülükler

Kurumlar açısından kişisel verilerin korunması yasal bir sorumluluktur. Kişilerin bilgilerinin tutulma amacı dışında kullanılması hak ihlallerinin yaşanmasına bunun sonucunda da toplumun güveni olumsuz yönde etkilenir. Ülkemizde 2016 yılında kişisel verilerin korunması kanunu yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçme amacı taşır.

Mahremiyet ihlali

Kişilerin bilgilerin yasal olmayan yollarla edinilmesi sonucunda bir mahremiyet ihlali söz konusudur. Siber tehditler aynı zamanda bireylerin özel alanına saldırı niteliği taşır. Bunun sonucunda meydana gelen güven kaybı kişiyi teknolojiden uzaklaştırabilir, yeni çağa aya uydurmayı reddetmesine neden olabilir.

Temizlik yapmak kimimiz için eziyet gibi gelirken kimimiz için de terapi olabiliyor. Peki, evinizi temizlerken alışılagelmiş temizlik yöntemlerinin dışında bir yöntem denemeye ne dersiniz? Sizlere hem kolay, hem pratik, hem de etkili ve doğal mı doğal bir yöntemle geldik! Çoğunuzun tahmin ettiğini duyar gibiyim! Evet doğru düşündünüz bu yöntem buharın eşsiz ve doğal gücünden geliyor! Haydi gelin buharı ev temizliğinde nasıl daha etkili ve tasarruflu kullanacağınızı sizlere anlatalım…

Evinizde köşe bucak hijyen!

Yüksek sıcaklıktaki su ile üretilen buhar, etkili temizleme gücüne sayesinde evinizde temizlenmemiş en ufak bir yer bile bırakmayacaktır. Buhar gücü ile temizlemenin avantajlarından diğeri ise kusursuz temizlik ve derin hijyeni size garantilemesidir. Yapılan testler sonucunda, evlerin temizlenebilir tüm yüzeylerinde buharlı temizlik ile bakteri, mantar ve küfleri % 99 ’a varan oranda yok edebileceği gösterilmiştir.

Tasarruf yapmak için birebir!

Geleneksel temizlikte evinizdeki birbirinden farklı her yüzey için ayrı temizleyiciler kullanırdınız. Bu da oldukça masraflı olabiliyor. Ayrıca her yüzey için farklı efor ve yöntem gerekiyor. Ancak buhar gücü buna da çözüm getiriyor. Oldukça sade ve etkili olan buhar gücünde tek ihtiyacınız olan şey su!  Ayrıca temizlik ürünleriyle birlikte kullandığınız su; buharlı temizlikte kullandığınız sudan çok daha fazladır. Böylelikle hem su hem de temizleyici tasarrufu yapmış olursunuz.

Buharlı Gücüyle Alerjenler Artık Sizin için Sorun Olmaktan Çıkıyor!

Toz, akarlar, küfler ve hayvan tüyleri gibi etkenler evinizdeki hava kalitesini düşüren sorunlardandır. Alışılagelmiş temizliğin aksine buhar gücü ile yapacağınız temizlik, toz akarlarının ve diğer çoğu alerjenlerin etkili şekilde yok edilmesini sağlar. Ayrıca temizlik ürünlerine de hassasiyeti olanlar için buharlı temizlik kurtarıcı olmuştur.

Tüm yüzeylere tek çözüm: buhar gücü

Evdeki her yüzeyi, hatta ulaşılması en zor olanı etkin bir şekilde temizleme yeteneği ile buharlı temizlik geleneksel temizliğe fark atıyor. Örneğin, döşeme ve fayans, drenaj, duş kabinleri, ocak, ayna, perde vb. kumaşlar, buharla yapacağınız temizlik ile sterilize edebileceğiniz yüzeylerden sadece birkaç tanesidir.

Kötü kokular tarih oluyor…

Geleneksel temizlikte de kötü kokular gidiyor ne farkı var, dediğinizi duyar gibiyiz… Ancak buharlı temizlemenin Yüksek sıcaklıkta oluşan buharı sayesinde, çıkarılması zor olan duman ve yemek kokusu gibi kötü kokuları zahmetsiz ve pratik bir şekilde koltuk, halı vb.  birçok eşyada ve alanda ortadan kaldırabilir hatta lavabo ve çöp kutularından gelen kokulardan bile kolaylıkla ve hızlı bir şekilde kurtulabilirsiniz.

Evini temizlerken doğayı kirletmemek için buharlı temizliğe geçin!

Yapılan geleneksel temizliklerde kullanılan temizleyicilerin plastik ambalajından içindeki kimyasallara kadar doğada çözünmesi asırlar süren maddelerdir. Ayrıca kimyasallar üretilirken ve kullanırken de dünyamıza zarar vermeye devam etmektedir.

Alışılagelmiş temizlikte buharlı temizliğe nazaran daha fazla su ve kimyasal kullanıyoruz. Buharlı temizlik ile birlikte suyun israf edilmesinin önüne geçilerek ihtiyacınız olan kadarı kullanılması sağlanır. Kimyasal madde kullanımının sıfıra indirilmesiyle birlikte de çevreye zararlı madde atığı bırakılmaz.

İnatçı kirlere buhar gücüyle karşılık verin!

Evinizde her alan farklı olduğu gibi temizliğinin zorluk derecesi de değişiklik gösterir. Mutfak davlumbazı, barbekü ızgaraları, yağ kalıntıları gibi temizlenmesi daha fazla çaba

kimyasal temizleyiciler gerektiren kirlere karşı buharlı temizleyici deterjan veya kireç çözücü gibi kimyasal ürünlere gerek kalmadan ve sizleri yormadan kısa sürede sizleri inatçı kirlerden kurtarır!

Yeni bir dil öğrenmek artık sadece iş başvurusu yaparken CV’nize koyacağınız bir madde olarak kalmayacak. Ne yazık ki dünyada herkes aynı dili konuşmuyor, bu yüzden sadece kendi ana dilinizde kalmanız yeterli olmayacaktır. Günlük yaşantınızda keşke dil bilseydim diyeceğiniz anlarla da karşılaşabilirsiniz. Sadece ihtiyaç anında değil gelişiminizde de önemli rol oynayacak olan yabancı dil sizlere neler katacak buyurun göz atalım.

 Odaklanma becerisi

Yeni bir dil öğrenmek kelimeleri seçmeniz, anlamanız konusunda çok daha dikkatli davranacağınız anlamına gelmektedir. Bu yüzden yabancı dil öğrenirken aynı zamanda odaklanma becerinizi geliştirmiş olursunuz.

 Yeni insanlarla tanışmak

Dili öğreneceğiniz platform ya da çalışma grubunuzdaki insanlarla tanışabilir, onlarla öğrenmek istediğiniz dili konuşmaya çalışarak ilerleme kaydedebilirsiniz. Seyahatlerinizde öğrendiğiniz dilin konuşmacılarıyla iletişime geçerek tanışabilir ve oranın kültürü hakkında daha doğru bilgi sahibi olabilirsiniz.

 Hızlı öğrenim

Konuşamıyorum ama anlayabiliyorum diyenlerdenseniz hala anlayabildiğiniz dili öğrenmek için geç değil. Konuşabilmek kadar anlayabilmekte çokça önemlidir. Yabancı bir dil öğrenirken anlama ve idrak yeteneğinizdeki gelişimi sizlerde fark edeceksinizdir. Anadilinden başka bir dil bilmeyen birine göre çok daha hızlı öğrenim becerisine sahip olacaksınız. Bütün bunları yaparken aynı zamanda hafızanızı da güçlü tutmanızı sağlayacaktır.

 Özgüven artışı

Öğreneceğiniz her yeni kelime özgüveninizi tazelemeye yardımcı olacaktır. Başarı olarak göreceğiniz yeni bir dilin kelimelerini hafızanızda tutarak, daha iyi hissederek, kendinize olan güvenin artmasını sağlayacaksınız. Başarı ile gelen motivasyon duygusu ise size bu öğrenimde daha fazla yardımcı olacaktır.

 Anadili güçlendirmek

Yeni bir dil öğrenmek aynı zamanda anadilinizin de gelişmeye başlaması demektir. Yeni dili öğrenmeye başladığınızda ana dilinizi de daha iyi konuşmaya başlarsınız çünkü sözcük bilginiz, kelime darcığınız artarak kendinizi güçlendirirsiniz, aynı zamanda okuma becerinizi daha iyi seviyelere çıkartıp kendinize katkı sağlayabilirsiniz.

Günümüz şirketleri için fazlasıyla popüler olan Big Data, Türkçe karşılığıyla büyük veri, internetin hayatımıza girmesiyle birlikte farklı bir boyut kazanmış ve giderek artan bir öneme sahip olmuştur. Her alanda kendine yer bulan Big datanın kullanımı sınırsız bir alana sahip. Tüketici davranışını izlemek isteyen şirketler, müşterinin ürünü daha fazla kullanmasını isteyen reklamcılar veya yeni fikirlerin peşinde olan girişimciler olmak üzere birçok kişi ve kuruluş Big datayı kullanmaktadır. Peki, böylesine büyük bir veriyi yönetmenin en pratik yolları nelerdir derseniz yazımızı okuduktan sonra doğru cevapları bulacaksınız.

Çözmek istediğiniz sorun nedir?

Şirketin sahip olduğu veriyi yönetmeye başlamadan önce kendine sorması gereken ilk sorulardan biri, “Çözmek istediğim sorun nedir?” olmalıdır. Şirket neyi araştırdığını veya hangi soruna çözüm geliştirdiğini dahi bilmiyorsa sahip olduğu verinin büyüklüğü önemsizdir.

 Birkaç teknoloji türü birlikte kullanın

Yakın zamana kadar, veriler elektronik tablolar veya veritabanları ile sınırlıydı. Ancak, teknolojideki ilerlemeler, birçok farklı türde veriyi yakalayabilmemizi ve depolayabilmemize olanak sağladı. Fotoğraflardan, videolara, ses kayıtlarından yazılı metinlere kadar her şey veri olarak kaydedilmeye başlandı. Bu sebeple büyük veri analizi için kullanmanız gereken tek bir teknoloji yoktur. Büyük verilere gelişmiş analizler uygulamak ve bilgilerinizden en yüksek değeri elde etmek istiyorsanız birkaç teknoloji türünü birlikte kullanmanız daha faydalı olacaktır.

Nicel analiz yöntemini tercih etmelisiniz

Veriyi sistematik bir şekilde yönetmek istiyorsanız temel istatistik bilgisine sahip olmanız gerekir. Nicel ve nitel analiz olarak ikiye ayrılan veri analizinde, birçok şirket ve kurum sayısal verileri daha güvenilir buluyor ve bu yönde bir tercih yapıyor. Nicel verilerin toplanmasını ve analizini gerektiren bir çalışma olarak tanımlanan nicel veri analizini, doğru sonuçlara ulaşmak için toplanan verilerin türüne ve yapılan araştırmanın özelliğine göre seçmelisiniz.

Ortaya çıkan öngörü nasıl kullanılır?

Ne kadar çok bilgi birikimine sahip olur ve bu veriyi ne kadar iyi analiz ederseniz işinizde o kadar büyük güvenle karar verebilirsiniz. Elinizde büyük bir veri varken stratejinizin olması ve atacağınız adımların önceden planlanması oldukça önemlidir. Büyük verinin yönetimindeki  son adım büyük veriden çıkan iç görüyü yakalamaktır. Doğru iç görüyü çıkarttığınızda nerelerde daha etkili olabileceğinizi anlayabilir ve tüketici davranışlarını analiz edebilirsiniz.

 

 

Koronavirüs nedeniyle birçoğumuz evlere kapanmış durumdayız. Buradaki zamanı iyi değerlendirerek evde sıkılmadan vakit geçirmeniz mümkün. Kendinizi geliştirecek hobiler edinebilir veya evdeki zamanınızı verimli geçirmenizi sağlayacak yeni alanlar keşfedebilirsiniz.  Sosyal hayatımızı rafa kaldırdığımız şu günlerde evde sıkılmadan zaman geçireceğiniz önerileri sizler için bir araya getirdik.

 Ruhunuzu dinlendirmek için yoga yapın

Son yıllarda popüleritesi bir hayli artan yoga, stresinizle baş edebilmeniz için en yollardan biri. Yoga; nefes alma teknikleri sayesinde kendinizi dinç hissetmenizi sağlarken ruhsal açıdan da dinginleşmenize yardımcı olur. Evde uzun süre kalmanın getirdiği depresyon riskine karşı yoga yapabilir ve kendinizi olumsuz düşüncelerinizden arındırabilirsiniz.

Yeni bir dil öğrenin

Artık yeni bir dil öğrenmek için kurslara çuvalla para ödemenize gerek yok. İnteraktif programlar sayesinde yeni bir dil öğrenebilir, öğrendiğiniz dil ile dünyanın diğer ucundaki kişilerle pratik yapabilirsiniz. Birçok üniversitenin ya da dil kursunun online eğitimler verdiği, sınavlar yaptığı programlar bulunuyor. Hazır evde kalmışken bu programları deneyerek geleceğinize yatırım yapın deriz.

Online eğitim ile kendinizi geliştirin

Pandemi sürecinde rağbet oranı iyice artan online eğitim platformları dünya genelinde eğitim kavramını değiştirecek gibi görünüyor. Artık insanlar istedikleri eğitime online cihazlardan üstelik de ücretsiz bir şekilde rahatça ulaşabiliyorlar. Siz de kendinizi geliştirebileceğiniz bir alan seçerek evde geçireceğiniz süre boyunca kişisel gelişiminize katkı sağlayabilirsiniz.

Evde spor yapın

Evde geçirdiğimiz bu süre zarfında birçoğumuz mutfakla fazla haşır neşir oldu ve hareket edebileceğimiz alan fazlasıyla kısıtlı. Hareketsiz yaşam tarzı daha da kötü hissetmemize sebep olduğundan spor yapmak bu dönemde daha bir önem kazanıyor. Bunun için evinizde koşu bandı ya da bisiklet gibi spor aletleri olması gerekmiyor. Çok basit egzersizlerle bile sağlıklı ve fit kalmak mümkün.

Bir hobi edinin

Günlerinizi koltukta yatıp televizyon izleyerek harcamayın. Blog yazma, enstrüman çalma ya da el işi gibi bir hobi edinin.  Teknolojisinin nimetleri sayesinde, gidemediğiniz ya da vakit bulamadığınız birçok müzeyi dolaşabilirsiniz. Dilediğiniz müzeyi seçerek keyifli bir sanat turana çıkabilir, müzelerde bulunan eserlere göz atabilirsiniz.

 

 

İş yeri her daim insanlarla iç içe olmanızı sağlayan ve iletişimin bitmediği bir çalışma ortamıdır. Şu günlerde evlerinizden çalışsanız bile internet ve telefon üzerinden iletişim kuruyorsunuz.

İş yerinizde bir türlü uyum yakalayamadığınız, hoşnut olmadığınız iş arkadaşlarınız olabilir, hatta ortak bir çalışma içerisinde kendinizi bulabilirsiniz. Bu gibi grup çalışmalarında anlaşmazlıklar, çıkar çatışmaları vb. durumlarla karşı karşıya kalmanız mümkündür. Öfke hepimizin içinde bulunan ve gerekli durumlarda doğru kullanımla işinize yarayacak bir duygudur. Öfkenizi tetikleyen sorunu bulup onunla yüzleşmeniz gereklidir. İş ortamı aynı zamanda rekabet ortamıdır, her zaman doğru ve dürüst insanlarla karşılaşamayabiliyoruz. Adaletsizlik veya size yönelik bir tehdit ile karşı karşıya kalmış olabilirsiniz ve kontrolsüz bir öfke ile işinizi, iş arkadaşlarınızı kaybetmekle kalmayıp kendinizi de kötü etkileyebilirsiniz.

İş yerinde öfkenizi tetikleyen diğer unsurlarda bunlar olabilir;

-Fazla mesai

-Takdir alamama

-Artan sorumluluklar

-Uyum sağlayamadığınız iş arkadaşları

-Ruh haliniz ve olumsuz düşünceler, kuruntular

Peki iş yerinde öfkenizi nasıl yönetebilirsiniz?

Öncelikli olarak öfkenizin nedenini düşünün ve gerekli mi, gereksiz mi olduğuna karar verin. Herhangi bir karara varmaya çalışırken birkaç kere derin ve doğru nefes alıp vermek sizi rahatlatacaktır. İkinci olarak çalışma arkadaşlarınızı oldukları gibi kabul etmeye çalışın. Hiçbirimiz bir diğerine benzemediğimiz gibi çalışma arkadaşlarınızın da karakteri sizinkiyle bir olmayabilir ortada büyük bir haksızlık ve sorun göremediğiniz sürece sakin kalabilmek sizin yararınıza olacaktır. Bir sonraki adım ise olaya dışarıdan bir gözle bakabilmek. Öfke güçlü bir duygu olduğundan bazı durumlarda gerçekçi olmamıza engel olabildiği gibi olaylara sadece tek yönlü bakmamızı da sağlar bu gibi durumlarda kendinizi bir anlığına olayın dışında tutup üçüncü bir kişiymişsiniz gibi değerlendirmeye çalışın.

Ve birkaç basit ama etkili olabilecek yöntemlerde bunlardır;

-İçinizden kendinize ‘sakin ol ve rahatla’ kelimelerini tekrarlamanız

-Yine içinizden 10’a kadar sayarak olayı kavramaya çalışmanız

-Doğru ve derin bir şekilde nefes alıp vermeniz

-Sizi rahatlatan müziği dinlemeniz veya herhangi bir aktiviteyi yapmanız

Sakinliğinizi koruyarak ve olaylara daha ılımlı yaklaşarak hem kendinize hem işinize hem de iş arkadaşlarınıza zarar vermemiş olursunuz.

Doğduğumuz andan itibaren sürekli bir gelişim içindeyizdir. Doğamız gereği de gelişmeye ve yenilenmeye mecburuz. Çünkü zaman ve teknoloji sınır tanımadan her an ilerlemektedir. Eğer onları yakalayamaz ve geride kalırsak özgürleşemeyen ve düşünemeyen bireyler haline geliriz. Herhangi bir fikir sahibi olmamak ve üretememenin tam karşılığı da yaşayan bir ölü olmak deyimiyle tabir edilebilir. Günümüzde herkes belli bir eğitime sahip siz ancak kendinizi ne kadar geliştirdiğinizle diğerlerinden ayrılabilirsiniz.

Her gün kitap okuyun

Bu size çok klişe gibi gelebilir ama sürekli okursanız bilgi birikiminiz artar. Farklı konular hakkında fikirleriniz olur. Yorumlama, anlama ve anlatma yeteneğiniz muazzam düzeyde gelişeceğinden hep bir adım önde olursunuz. Birbirinden farklı konularda ve sürekli biçimde okumalısınız. Bu sizin hayal gücünüzü ve yaratıcılığınızı da geliştirir.

Yeni beceriler kazanın

Yeni bir müzik aleti çalmak, tiyatro yapmak, puzzle ya da maket yapmak, resim yapmak ya da yeni bir dil öğrenmek gibi birçok alternatifi değerlendirebilirsiniz. Bunların hiçbirini mükemmel yapmaz zorunda değilsiniz. Sadece zihninizi farklı konular üzerine çalıştırmalı ve sınırlarınızı genişletmelisiniz. Bu faaliyetler size aynı zamanda deneyim de kazandıracaktır. Unutmamalısınız ki, tecrübe sahibi olmak günümüzde, geçmişte ve gelecekte en çok saygı duyulan şey olmuştur ve olacaktır. İnsanlar sizin bu tecrübelerinizden faydalanmak isteyecektir.

Spor yapmayı es geçmeyin

Spor yapmak zihni rahatlatır, bedeni rahatlatır, sizi çok daha sağlam ve zinde hale getirir. Egzersiz yapmak yaratıcılığınızı artırır. Bedeninizi ve bağışıklığınızı güçlendirmenin yanında aklınızı bir çöp kutusu haline getirmenizi engeller. Dikkat dağınıklığınızı yok ederek odaklanmanızı kolaylaştırır ve bu şekilde yeni bir şey öğrenmeniz ya da işinizde başarılı olmanız daha kolay hale gelir.

Her zaman ilham aldığınız birileri olsun

Kendinizi tanıyıp ne istediğinize ne hayal ettiğinize karar verdikten sonra ünlü düşünürlerden, iş insanlarından ya da hedefinizle ilgili olan en yakın insanlardan kendinize idol kişilikler belirleyin. Onlar nasıl yapmış nasıl başarmış adınızı bildiğiniz gibi bilin.

 Erken kalkmak yaşam tarzınız olmalı

Günün erken saatleri insan zihninin en yaratıcı ve öğrenmeye açık olduğu saatlerdir. Güneşin doğuşunu yakalayabilmek sizin için umut olmalıdır. Yeni bir gün doğuyor ve siz onu yakaladınız. Bu şansı iyi değerlendirip gününüzü en verimli şekilde planlamalı ve öyle devam etmelisiniz.

 

 

 

İş arayan bireylerin hazırladıkları özgeçmiş ve kariyer aşamaları kâğıt üzerindeki oldukça iyi görünse de insan kaynakları yöneticileri tarafından yapılan mülakatlarda birçok kişinin başarısız olduğu bilinen bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Mülakatlarda ve iş görüşmelerinde özellikle verilen ilk izlenimin büyük önem taşıdığını unutmamak gerekiyor. Bu noktada verilen ilk izlenimin önemi ve etkisi ortaya çıkıyor. İş görüşmesinde iyi bir izlenim bırakacağınız iletişim önerilerini sizin için hazırladık.

Tokalaşmak

İş görüşmelerinde veya mülakatlarda iki tarafında da ilk olarak gerçekleştirdikleri eylem tokalaşmaktır. Bu noktada dikkat etmeniz gereken bazı durumlar bulunuyor. Karşınızdaki yöneticinin elini gevşek bir şekilde sıkmamaya özen gösterin. Aksi takdirde bu durum karşıdaki kişiyi umursamadığınızı ifade edecektir ve üzerinizde olumsuz bir izlenim yaratacaktır. Öte yandan parmak ucuyla da tokalaşmamalısınız. Çünkü bu şekilde tokalaşmak karşı tarafa yetersizlik izlenimi verecektir.

Konuşma biçimi  

İş görüşmelerinde veya mülakatlarda iletişim becerilerinizin kuvvetli olması büyük bir avantajdır. Ancak bu beceriyi düzgün ve yeteri düzeyde kullanmanızda fayda var. Mülakat esnasında üslubunuza dikkat etmelisiniz. Ayrıca çok konuşmak veya gergin bir konuşma tarzını takınmanız da üzerinizde olumsuz izlenimler yaratacaktır.

Beden dili

Beden dili, jest ve mimikler iletişim sürecini büyük oranda belirleyen en etkili süreçlerden biridir. Dolayısıyla iş görüşmelerinde veya mülakatlarda beden dilinizi, jest ve mimiklerinizi kontrol altına almalı ve bu süreci bir avantaja çevirmelisiniz. İletişim sürecine kapalı veya çok açık olduğunuzu belirten beden dili hareketlerinden uzak durun ve bu süreci dengelemeye çalışın.

Eski işverenler

İş görüşmesi veya mülakat sürecinde daha önceki iş deneyimlerinizin gündeme gelmesi beklenen bir durumdur. Bu gibi durumlarda eski işverenleriniz ile ilgili olumlu veya olumsuz herhangi bir yorum yapmamanız gerektiğini unutmayın. Aksi takdirde oldukça olumsuz bir imaj yaratacaksınız.

Hazırlık 

İş görüşmesine veya mülakata hazırlıksız olarak gitmek yapılan yanlışların başında geliyor. Tüm iletişim sürecini yönetebilmek için mülakat öncesi hazırlık yapmalı, başvuru yaptığınız şirket veya kurum ile ilgili araştırma yapmalı ve aklınızdaki tüm soruları gidermelisiniz. Bu sayede iş görüşmesindeki iletişim sürecini yönetmeniz daha kolay olacaktır.

 

 

 

Sosyal medya platformları, her geçen gün artan bir şekilde pazarlama ve satış alanında kullanılmaya devam ediyor. Yeni bir girişim, startup ya da uzun yıllardır bir sektörde var olan şirketler ve markalar, bu platformlarda farklı stratejiler uygulayarak hedef kitlelerine ulaşmaya, ürün ve hizmetlerini tanıtmaya, farklı kampanyalar yapmaya ve satışlarını artırmaya gayret ediyorlar. Bugün artık sosyal medyada güçlü ve başarılı olmak bilinirliğinizi artırıyor ve hedeflerinize ulaşma yolunda önemli avantajlar sağlıyor. Son dönemin popülerliği ve üye sayısı hızla artan platformlarından biri olan Instagram da pazarlama ve satış için bir adım öne çıkan platformlardan.

Öncelikle bu dünya içerisinde hedef kitlenizin kim ve nerede olduğunu bulun

Instagram ve aslında tüm sosyal medya platformlarında kurumsal başarıyı yakalamak ve kendinizi doğru konumlandırmak için bakmanız gereken ilk nokta hedef kitlenizdir. Çok yoğun bir üye sayısı ve takipçi arasından ürün ve hizmetlerinizi sunmak istediğiniz hedef kitlenin kim olduğunu, bu kişilerin nerede olduğunu, nasıl davrandığını ve özelliklerini çok iyi bir biçimde tanımlamalısınız. Öncelikle ideal müşteri kitlenizin pazarlama karakterini ortaya koymalı ve bu platformlarda onlara ulaşma adına doğru yatırımları yapmalısınız.

Hedeflerinizi belirleyin

Sosyal medya, adı üstünde sosyal bir alan olarak genelde kişisel amaçlarla kullanılıyor. Ancak bunun yanında kurumsal bilinirliği arttırmak, e-ticaret sitelerini satış ve pazarlama yönünden desteklemek, sadık takipçi kitlesi oluşturmak ve hedef kitle ile erişim ve etkileşim değerlerini arttırmak gibi farklı amaçlara da hizmet edebiliyor. Dolayısıyla sosyal medyayı hangi amaçla kullanacağınızı belirleyip doğru ve profesyonel stratejiler oluşturmalısınız. Sosyal medya mecralarında spesifik, ölçülebilir, ulaşılabilir, gerçekçi ve zamana duyarlı olmayı başarırsanız, hedefinize daha kısa sürede ulaşacaksınız.

Rakiplerinizin gücünü ölçün

Rakiplerinizin sosyal medyadaki varlığı ve gücü oldukça önemli bir kriterdir. Bu aynı zamanda sizin sosyal medyadaki minimum başarı ölçütünüzdür. Dolayısıyla sosyal medya yatırımlarınıza ve çalışmalarına başlamadan önce rakiplerinizi analiz etmelisiniz, onların sosyal medya kullanım alışkanlıklarını incelemelisiniz ve takipçileri ile aralarındaki iletişimi göz önünde bulundurmalısınız. Rakiplerinizin sosyal medya mecraları özelindeki tüm hamleleri hakkında bilgi sahibi olmanız ve stratejinizi bu doğrultuda belirlemeniz sizleri başarıya bir adım daha yaklaştıracaktır.

İçerik her zaman, her şeyden önemli

Sosyal medya mecralarında sürdürülebilir başarının anahtarlarından biri de içeriğe gerekli önemi vermektir. Özgün, planlı ve profesyonel bir biçimde oluşturulan içeriklerin hedef ve potansiyel hedef kitle üzerinde etkili olduğu aşikâr. Dolayısıyla sosyal medya iletilerinizi düzenli paylaşımlarla ve kaliteli içeriklerle desteklemelisiniz. Bu sayede hem marka bilinirliğiniz artacaktır hem de hedeflerinize bir adım daha yaklaşacaksınız.

 Hızlı geri dönüşler yapın

Sosyal medya mecralarında markanızı pazarlamanın en önemli yollarından biri de interaktif diyalogları geliştirmektir. Sizlere yöneltilen sorulara veya görüşlere yönelik olabildiğince erken, bilgilendirici ve açık cevaplar vermelisiniz.  Bunun dışında sizlere sıkça sorulan sorulara daha önceden yanıtlar hazırlamalı ve yoğun mesajlar karşısında zaman kazanmalısınız. Ayrıca mevcut web sitenizdeki trafiği arttırmak için yanıtlarınızda link kullanıma özellikle dikkat etmelisiniz.

Doğru reklam stratejileri oluşturun

Sosyal medya mecralarında markanızı pazarlamak için yapmanız gerekenler bir noktadan sonra sınırlanıyor. Bu doğrultuda sosyal medya reklamları devreye giriyor. Kullanım amacınıza ve hedeflerinize göre farklı reklam seçeneklerinden doğru olanı belirlemeli ve gerekli reklam bütçesini hazırlamalısınız. Ayrıca verilen reklamların sürekli olarak devam etmesi durumunda rakiplerinize oranla daha avantajlı bir konuma geleceksiniz. Öte yandan ağırlık vermeniz gereken ve sizlere daha fazla getirisi olan sosyal medya mecralarına daha fazla yatırım yapmanız gerektiğini unutmayın.